Artık Kraliyet Ailesi'yle bağların var.Tu as des liens avec la famille royale, maintenant.
Artık Kraliyet Ailesi'yle bağların var.وكنت على اتصال بالعائلة الملكية البريطانية
- Artık Kraliyet Vakfı Müdürüyüm.Én... Én lettem a Királyi Alapítvány igazgatója.
- Artık Kraliyet Vakfı Müdürüyüm.Je... J'ai été promue directrice exécutive de la Fondation impériale.
- Artık Kraliyet Vakfı Müdürüyüm.Είμαι η Διευθύντρια του Βασιλικού Ιδρύματος. Τι;
- Artık Kraliyet Vakfı Müdürüyüm.انا مديرة المؤسسة الملكية ماذا؟
Aslında hala "Prenses" ve "Kraliyet Ailesi" hakkında konuşmaktan rahatsızım.Να πω την αλήθεια, νιώθω ακόμα λίγο άβολα με το "Πριγκίπισσα και Αυτοκρατορική Οικογένεια"...
Aslında hala "Prenses" ve "Kraliyet Ailesi" hakkında konuşmaktan rahatsızım.....في الواقع انا غير مرتاحة مع كلمات مثل: اميرة ,عائلة ملكية
Aydınlanmadan sonra, günümüzde, kraliyet ailelerine yaklaşımımız oldukça farklı. .Trudno rozumieć Oświecenie w inny sposób: nie będziemy już postrzegali rodziny królewskiej jak dawniej.
Başbakan ve Hükümet, Kraliyet Ailesinin... ...gücünün sınırları konusunda anlaşmazlığa düştü.[Összetűzés az Elnök és a diplomata között. Lázadás vagy a palota erejének tesztelése?]
Başbakan ve Hükümet, Kraliyet Ailesinin... ...gücünün sınırları konusunda anlaşmazlığa düştü.Προεδρική και Διπλωματική διαμάχη Ανταρσία στον περιορισμό της Βασιλικής εξουσίας.
Başbakan ve Hükümet, Kraliyet Ailesinin... ...gücünün sınırları konusunda anlaşmazlığa düştü.الخلاف بين الرئيس والمؤسسة
Başının dik tut. Saraya Kraliyet Ailesinin restorasyonunu durdurmaya girdin.استيقض, لقد دخلت الى القصر لمنع اعادة العائلة الملكية
Başkan'ın servetiyle... ...artık Kraliyet Vakfı ilgilenecek.- Az Elnök úr vagyonát a Királyi Alapítvány fogja kezelni.
Başkan'ın servetiyle... ...artık Kraliyet Vakfı ilgilenecek.- L'héritage du président va être utilisé pour prendre soin du palais.
Başkan'ın servetiyle... ...artık Kraliyet Vakfı ilgilenecek.Το Βασιλικό Ίδρυμα θα φροντίσει γι' αυτήν.
Başkan'ın servetiyle... ...artık Kraliyet Vakfı ilgilenecek.المؤسسة الملكية ستهتم بها
Başkanlık, 1979 - 1980'de bir Rodos Bilimadamı'nın oğlu ve bir kraliyet hukukçusu (Q.C) olan1979년, 1980년에
Başkanlık, 1979 - 1980'de bir Rodos Bilimadamı'nın oğlu ve bir kraliyet hukukçusu (Q.C) olanבשנים 1979, 1980, ממנהיג ג'מייקני אחד,
Başkanlık, 1979 - 1980'de bir Rodos Bilimadamı'nın oğlu ve bir kraliyet hukukçusu (Q.C) olanعندما انتقل الحكم في جامايكا عام 1979،1980 من القائد
Başkanlık, 1979 - 1980'de bir Rodos Bilimadamı'nın oğlu ve bir kraliyet hukukçusu (Q.C) olanハーバード出身の経済学博士である党首と
Başkan şu an Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi hakkında bir röportaj veriyor.Az Elnök úr sajtókonferencián jelenti be, hogy a teljes vagyonát a társadalomnak kívánja adományozni.
Başkan şu an Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi hakkında bir röportaj veriyor.Le président donne une conférence de presse pour annoncer qu'il donne toute sa fortune à la société.
Başkan şu an Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi hakkında bir röportaj veriyor.Ο Πρόεδρος έχει συνέντευξη τύπου και λέει ότι θα επιστρέψει την περιουσία του στην χώρα.
Başkan şu an Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi hakkında bir röportaj veriyor.الرئيس قال انه يريد اعطاء جميع ممتلكاته للشعب انهم يعقدون مؤتمرا صحفيا الان
Başrahip Suger aynı zamanda kraliyet hanedanına danışmanlık yapıyormuş.El propio Abad Suger fue también el consejero de la familia real.
Başrahip Suger aynı zamanda kraliyet hanedanına danışmanlık yapıyormuş.Sám Suger sloužil jako jejich rádce.
Başrahip Suger aynı zamanda kraliyet hanedanına danışmanlık yapıyormuş.А сам Сюжер був радником королівської сім'ї.
Başrahip Suger aynı zamanda kraliyet hanedanına danışmanlık yapıyormuş.Потому что сам Сугерий был советником королевской семьи.
Bay Başkan, neden kraliyet ailesini yeniden getirmeye karar verdiniz?Miért helyesli az uralkodó család visszaállítását?
Bay Başkan, neden kraliyet ailesini yeniden getirmeye karar verdiniz?Pourquoi approuvez-vous la restauration de la Famille Impériale ?
Bay Başkan, neden kraliyet ailesini yeniden getirmeye karar verdiniz?Κύριε Πρόεδρε, γιατί συμφωνείτε με την αποκατάσταση της Αυτοκρατορικής Οικογένειας;
Bay Başkan, neden kraliyet ailesini yeniden getirmeye karar verdiniz?سيدي الرئيس لماذا توافق على اعادت العائلة الحاكمة
Bence Kraliyet ailesi ve hükümet... ...birlikte uyumlu ve güzel bir tablo çizebilir.Szerintem a palota és a kormány tökéletesen meglehet egymás mellett, akár egy festményen.
Bence Kraliyet ailesi ve hükümet... ...birlikte uyumlu ve güzel bir tablo çizebilir.Νομίζω ότι η Βασιλική Οικογένεια και η κυβέρνηση, μπορούν να εμφανιστούν σαν ένας αρμονικός πίνακας..
Bence Kraliyet ailesi ve hükümet... ...birlikte uyumlu ve güzel bir tablo çizebilir.اعتقد انت الملكية والحكومة يمكنهم التعايش في تناغم مثل صورة جميلة
Ben de büyükbabamın planını öğrendiğimde... ...Kraliyet Ailesi'nin restorasyonuna karşı çıkmıştım.Személy szerint, amikor rájöttem a nagyapám terveire, az uralkodó család visszaállítása ellen voltam.
Ben de büyükbabamın planını öğrendiğimde... ...Kraliyet Ailesi'nin restorasyonuna karşı çıkmıştım.عندما علمت بمخطط جدي كنت معارضا وبشدة لاعادة العائلة الملكية
Beni sırtımdan bıçaklamaya nasıl cüret edebildin? "Kraliyet ailesi politik anlamda tarafsız olmalı."Πως τόλμησες να με καρφώσεις πισώπλατα. "η Βασιλική Οικογένεια πρέπει να είναι πολιτικά ουδέτερη"
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.Aku perwira Inggris, dan Smith adalah pengawal Angkatan Udara.
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.Brit tiszt vagyok Őfelsége szolgálatában és Smith a társam.
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.Ik ben een Britse officier van hare majesteits koninklijke marine en Smith is mijn copiloot.
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.Jag är brittisk officer i flygvapnet och Smith är min pilot.
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.Jeg er britisk Officer, og Smith her er menig i flyvevåbnet.
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.Soy un oficial británico, y Smith un soldado de la Fuerza Aérea.
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.Аз съм английски офицер от кралските военновъздушни сили на Нейно Величество, а Смит е мой летец.
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.Аз съм британски офицер, а Смит е частна във военновъздушните сили.
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.אני קצין בריטי בחיל האוויר המלכותי .וסמית' הוא איש הצוות שלי
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.أنا ضابط بريطاني في البحرية الملكية ، و (سميث) هو الطيار
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."Anda mungkin tidak menyadari bahwa saya telah kerajaan darah di pembuluh darahku.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."Du kan ikke være bekendt, at jeg har kongelige blod i mine årer.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."Du kanske inte vet att jag har royal blod i mina ådror.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."Et voi tietää, että minulla on kuninkaallista verta suonissani.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan.내 혈관에 피가.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."Lehet, hogy nem tudják, hogy én királyi vér az ereimben.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."Morda ne zavedajo, da imam royal kri v mojih žilah.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."Nesmiete byť vedomí toho, že som kráľovský krv v žilách.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."Nesmíte být vědomi toho, že jsem královský krev v žilách.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."Nie może być świadomy, że mam królewskiej krew w moich żyłach.
"Ben kraliyet olduğunu farkında olmayabilir damarlarında kan."No se puede ser consciente de que tengo real sangre en mis venas.