Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Wenn man Käse draufmachen kann, das macht einen Cracker zu einem Cracker.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Τυρί βάζεις μόνο σε κάτι που έχει χαρακτηριστικά του κράκερ.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.За да се определят като соленки, трябва да имат сирене.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.За да се определят като соленки, трябва да имат сирене.
Ve sonra biraz kraker alıyor veA potem brała trochę krakersów i mówiła:
Ve sonra biraz kraker alıyor veA potom si vzala trochu sušienok a spravila:
Ve sonra biraz kraker alıyor ve "Iyy, bööğh, kraker krakeri denedim. Iyy, iğrenç" diyordu.Dan kemudian ia akan mengambil sedikit biskuit, dan ia akan," Ewww, tidak enak, biskuit.
Ve sonra biraz kraker alıyor ve "Iyy, bööğh, kraker krakeri denedim. Iyy, iğrenç" diyordu.E poi prendeva un po' di biscotti, e faceva, "Puah, biscotti.
Ve sonra biraz kraker alıyor ve "Iyy, bööğh, kraker krakeri denedim. Iyy, iğrenç" diyordu.Và rồi, cô nhấm nháp một ít bánh quy, và nói, "Eo ôi, bánh quy kinh quá.
Ve sonra biraz kraker alıyor ve "Iyy, bööğh, kraker krakeri denedim. Iyy, iğrenç" diyordu.І тоді вона брала трохи крекерів, й "Юууу, фу, крекери.
Ve sonra biraz kraker alıyor veLuego, comía galletas saladas, y hacía: "¡uf, puaj!
Ve sonra biraz kraker alıyor veMmmmm ".
Ve sonra biraz kraker alıyor veMmmmm."
Ve sonra biraz kraker alıyor veMmmmm."
Ve sonra biraz kraker alıyor veMmmmm."
Ve sonra biraz kraker alıyor veUnd dann versuchte sie ein bisschen von den Kräcker, und sagte:
Ve sonra biraz kraker alıyor veΈπειτα δοκίμαζε τα κράκερς κι έλεγε:
Ve sonra biraz kraker alıyor veА потом брала печенье и говорила:
Ve sonra biraz kraker alıyor veМммм."
Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Att man kan lägga ost på det, är det som kännetecknar ett kex.
Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Nem tudom, ez miért jutott eszembe.
Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde. Niye böyle saçmaladığımı bilmiyorum..בית-המשפט אסר עליך לבוא לכאן
Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.لماذا يصنع السىء سيئاً