Ana içeriğe geç
Sözlük

kraker ile cümle

kraker kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üç gün boyunca kraker ve suyla yaşadı.He lived on crackers and water for three days.
Evdeki her şeyi yediğimizi düşünmüştüm, fakat bir kutu kraker daha buldum.I thought we had eaten everything in the house, but I found another box of crackers.
Bütün krakerleri yedim.I've eaten all the crackers.
Ben sık sık krakerler üzerinde fıstık ezmesi yerim.I often eat peanut butter on crackers.
Hiç kraker istemiyorum.I don't want any crackers.
Tuzlu kraker sever misin?Do you like pretzels?
Tipik Bavyera kahvaltısı beyaz sosis, buğday birası ve tuzlu krakerden oluşmaktadır.A typical Bavarian breakfast consists of white sausage, wheat beer and pretzels.
Tom masaya peynir ve kraker dolu bir tabak koydu.Tom put a dish with cheese and crackers on the table.
Tuzlu krakerler çocukların en sevdiği abur cuburdu.Salted pretzels were the favourite snack of the kids.
Tom bir kraker paketi aldı.Tom picked up a package of crackers.
Krakerler ekmeğin pişirildiği gibi aynı şekilde bir fırında pişirilir,Crackers are baked in an oven, much the same way as bread is.
Onlar peynir ve kraker yediler.They ate cheese and crackers.
Tom sarı hardallı kraker üzerinde füme sardalya yemeyi sever.Tom likes to eat smoked sardines on crackers with yellow mustard.
Peynirimiz ve krakerlerimiz bitti.We are out of cheese and crackers.
Birkaç tuzlu kraker alabilir misin?Can you pick up some saltine crackers?
Kıvrık çubuk kraker istiyor musun?Do you want a pretzel?
Tom glutensiz bir kraker yedi.Tom ate a gluten-free pretzel.
Bu krakerler bayat.These pretzels are stale.
Tüm Nabisco çerezleri veya kraker ürünleri Kanada'da Christie markalıdır.All Nabisco cookie or cracker products are branded Christie in Canada.
1930'da Marx Brothers'ın ikinci filmi "Hayvan Krakerleri" (1930) filmini yönetti.He directed the Marx Brothers' second film, Animal Crackers, in 1930.
Pocky (Japonca: ポッキー Pokkī), Ezaki Glico tarafından üretilen bir Japon çubuk krakerdir.Pretz (プリッツ, Purittsu) is a Japanese snack made by Ezaki Glico.
İlk hayvanlı krakeri yediğimde 15 yaşındaydım.I was 15 years old before I ate my first animal cracker.
Bence hayvan şekilli krakerler, gerçek kraker değildir. - Neden?I really don't think that the animal cracker qualifies as a cracker.
Küçük bir hayvan şekilli kraker belgeseli gibi oldu, değil mi?I got a little animal cracker, Discovery Channel thing happenin' right here.
Baskı krakerler var. Baskı kekler. Makerbot'un yiyecekte kullanılan bir modeli mevcut.The man that has a $100,000 dollar job
Sonra çikolata ve krakerlerinizi çıkarın, böylece krakerli sandviçiniz olur.Then, break out the chocolate and graham crackers and you've got s'mores.
Karışık kraker yok.No assorted crackers.
Şimdi bütün bebekler, Berkley'dekiler bile krakeri sever ve çiğ brokoliyi sevmez.Now all of the babies, even in Berkley, like the crackers and don't like the raw broccoli.
Ve sonra biraz kraker alıyor veMmmmm."
Chicharrones Doritos Karides krakerChicharrones Doritos Prawn cracker
Genellikle çavdar ekmeği veya kraker ile servis edilir.It is usually served with rye bread or crackers.
Pocky (Japonca: ポッキー Pokkī), Ezaki Glico tarafından üretilen bir Japon çubuk krakerdir.ポッキー, Pokkī, ) ist ein Süßwaren-Produkt, das von der japanischen Firma Ezaki Glico hergestellt wird.
Tuzlu krakerler en büyük korkusudur.Ihr Garagist fürchtet das Schlimmste.
Pocky (Japonca: ポッキー Pokkī), Ezaki Glico tarafından üretilen bir Japon çubuk krakerdir.Pocky (ポッキー, pokkī?) est un biscuit fabriqué par Ezaki Glico Company au Japon.
Senbei (Japonca: 煎餅), bir Japon pirinç krakeridir.Le senbei (煎餅?) est une galette de riz gluant traditionnelle japonaise.
Senbei (Japonca: 煎餅), bir Japon pirinç krakeridir.Los senbei (煎餅, ''senbei''?) son crackers japoneses hechos de arroz.
Evdeki her şeyi yediğimizi düşünmüştüm, fakat bir kutu kraker daha buldum.Pensavo che avessimo mangiato tutto quello che c'era in casa, ma poi ho trovato un altro pacchetto di cracker.
1930'da Marx Brothers'ın ikinci filmi "Hayvan Krakerleri" (1930) filmini yönetti.Groucho Marx gracejou com a peça no filme Animal Crackers de 1930 dos Irmãos Marx.
Pocky - Japon şirketi Ezaki Glico tarafından üretilen çubuk kraker.A termék gyártási joga a japán Ezaki Glico tulajdonában van.
Pocky - Japon şirketi Ezaki Glico tarafından üretilen çubuk kraker.ポッキー) on japanilainen Ezaki Glico -yhtiön valmistama välipala.
1930'da Marx Brothers'ın ikinci filmi "Hayvan Krakerleri" (1930) filmini yönetti.Koirankeksit (Animal Crackers) on Marxin veljesten toinen elokuva vuodelta 1930.
Tuzlu krakerler en büyük korkusudur.Aliaskiniai kiškiai yra vieni didžiausių kiškių.
Acılı ezmeli krem peynir yok. Karışık kraker yok.それにこれ何?
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.Když se ale dívaly dost dlouho, daly jí krekry, o kterých si myslely, že je má rád každý.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.그러나 한참을 쳐다본 후에는 그녀에게 모두가 좋아할 것이라 생각한 크래커를 주었습니다.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.Ma dopo averla fissata a lungo, le davano i biscotti, quello che pensavano dovesse piacere a tutti.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.Majd hosszú idő után a rágcsálnivalóból adtak neki amiről azt gondolták hogy az mindenki kedvence.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.Men efter att de stirrat ett tag gav de henne kexen, det som de trodde alla måste gilla.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.Men når de så havde stirret et stykke tid, ville de bare give hende kiksene, som de tænke, at alle kunne lide.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.Pero tras un lapso de tiempo, ellos le daban las galletas, ya que pensaban que a todos les deben gustar.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.Sau khi quan sát một hồi lâu, chúng đưa cho cô bánh quy, thứ chúng nghĩ ai ai cũng thích ăn.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.Αφού την κοιτούσαν για αρκετή ώρα, της έδιναν τα κράκερς, αυτό που πίστευαν πως θα έπρεπε ν' αρέσει σε όλους.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.אך לאחר שהם בהו בה זמן רב, הם פשוט נתנו לה את הקרקרים, מה שהם חשבו שכולם אוהבים.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.ولكن بعد التحديق لفترة، كانوا يعطونها البسكويت، أي ما يعتقدون أن على الجميع أن يحبه.
Ama uzun bir süre bakıştıktan sonra ona sadece kraker veriyorlar herkesin sevdiğini düşündükleri şeyi yani.赤ちゃんは彼女にクラッカーをあげました 誰もが好きだろうと考えてです ここで2つの素晴らしいことがわかります
Bence hayvan şekilli krakerler, gerçek kraker değildir.Acho que as bolachinhas com animais não são bolachinhas.
Bence hayvan şekilli krakerler, gerçek kraker değildir.Aku tidak berfikir bahawa binatang buas boleh dijadikan sebagai keropok.
Bence hayvan şekilli krakerler, gerçek kraker değildir.Anh không nghĩ cái bánh lạt hình thú đúng nghĩa là 1 cái bánh lạt...
Bence hayvan şekilli krakerler, gerçek kraker değildir.-Co? Myslím, že "zvířecí sušenka" je zvláštní název.
Bence hayvan şekilli krakerler, gerçek kraker değildir.Deze dierencrackers tellen niet als crackers.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod