Ana içeriğe geç
Sözlük

kr ile cümle

kr kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kral büyük bir kalenin içinde yaşıyor.The king lives inside a large castle.
Kral kalesinin içinde yaşar.The king lives inside his castle.
Kral kalesini asla terk etmez.The king never leaves his castle.
Birkaç tuzlu kraker alabilir misin?Can you pick up some saltine crackers?
Kendi ekşi kremamızı yapıyoruz.We make our own sour cream.
Tom ona verdiğin kravatı takıyordu.Tom was wearing the tie you gave him.
Krediyi aldık.We got the loan.
Sami daha önce bir kalp krizi geçirmişti.Sami has previously had a heart attack.
Biraz daha krema alabilir miyiz?Can we get some more cream?
Bu senin ilk kredi başvurun mu?Is this the first time you've applied for a loan?
Kredi kartlarım nerede?Where are my credit cards?
Kıvrık çubuk kraker istiyor musun?Do you want a pretzel?
Sami, Leyla'nın adını kredi kartından kaldırdı.Sami removed Layla's name from his credit card.
Sami, Leyla'nın kredi kartını aldı.Sami took Layla's credit card.
Sami, Leyla'nın kredi kartıyla ödeme yaptı.Sami paid with Layla's credit card.
Krem şantiden hoşlanırım.I like whipped cream.
Kravat takmıyorsan o restorana girmene izin vermezler.They won't let you into that restaurant if you're not wearing a tie.
Turtanızda biraz köpüklü krema ister misiniz?Do you want some whip cream on your pie?
Kredi kartını evde bırak. Tasarruf etmeliyiz!Leave the credit card at home. We must save!
Genellikle çalışmak için kravat takıyor musunuz?Do you usually wear a tie to work?
Bu kruvasanlar hoşuma gidiyor.I like these croissants.
Tom glutensiz bir kraker yedi.Tom ate a gluten-free pretzel.
Kral çıplak.The emperor has no clothes.
Her zaman çalışmak için kravat takıyor musun?Do you always wear a tie to work?
Lakshmibai, Jhansi Kraliçesiydi.Lakshmibai was the queen of Jhansi.
Neredeyse sinir krizi geçirdim.I almost had a nervous breakdown.
Tom krepleri yaktı.Tom burned the pancakes.
Tom kredi kartıyla ödedi.Tom paid with his credit card.
Tom ödemeyi kredi kartıyla yaptı.Tom paid with his credit card.
Tom'un mezun olmak için yeterli kredisi yok.Tom doesn't have enough credits to graduate.
Tom, kralın öz oğlu ve tahtın gerçek vârisidir.Tom is the trueborn son of the King and the rightful heir to the throne.
Krepler pudra şekeri ve tereyağı ve bazen şurup ile servis edilir.Pancakes are served with powdered sugar and butter, and sometimes with syrup.
Tom bir kravat takıyor, değil mi?Tom is wearing a tie, isn't he?
Bu hafta kritik.This week is critical.
Tom'a çok fazla kredi verme.Don't give Tom too much credit.
İçtiğim kahvenin üstünde fındık kreması vardı.The coffee I drank had hazelnut cream on top.
Sami bir yıl boyunca kredi kartını kullanmadı.Sami hasn't used his credit card for a full year.
Krikoyu getir. Arabayı kaldıracağım.Bring the jack over. I'll jack up the car.
Tom kravatındaki düğümü gevşetti.Tom loosened the knot on his tie.
Sami bankadan bir kredi aldı.Sami took a loan from the bank.
Sami, kredi almak için bankaya gitti.Sami went to the bank to take a loan.
Bu krakerler bayat.These pretzels are stale.
Kravat güzelmiş.That's a nice tie.
Babası Kraliyet Donanması'nda albaydı.His father was a captain in the Royal Navy.
Tom öğrenim kredisi borcunu kapattı.Tom paid off his student loans.
Sanırım kalp krizi geçiriyor.I think he's having a heart attack.
Tom sık sık sinir krizine giriyor.Tom often has temper tantrums.
Brezilya, tarihindeki en ciddi ahlaki krizi yaşıyor.Brazil is undergoing the most serious moral crisis in its history.
Bazı kripto paralar shitcoindir.Some cryptocurrencies are shitcoins.
Bazı kripto paralar bir boka yaramaz, elde patlar.Some cryptocurrencies are shitcoins.
Tom kraldan çok kralcıdır.Tom is more Catholic than the Pope.
Tom kraldan çok kralcılık yapıyor.Tom is more Catholic than the Pope.
Ordumuz krallığa baskın yaptı.Our army took the kingdom by surprise.
Kravat seçmeme yardımcı olur musun?Could you help me choose a tie?
Ofiste kravat takmak zorundayım.In the office, I have to wear a tie.
İş yerinde kravat takmak zorundayım.In the office, I have to wear a tie.
Almanya'daki Nördlingen kasabası bir meteor krateri üzerine kurulmuştur.The German town Nördlingen was built in a meteor crater.
Genç bir kadın bana kreşin yerini sordu.A young woman asked me where the kindergarten was.
Ödeme yaparken kredi kartımı daha sık kullanmaya başladım.I started to use my credit card for payments more often.
Kredi kartıyla ödüyorum.I pay by credit card.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod