koyuyorsun ile cümle

koyuyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu mutfakta çöpü nereye koyuyorsun?Where do you put the garbage in this kitchen?
Beni garip bir duruma koyuyorsun.You put me in a strange situation.
Bence çok fazla şeker koyuyorsun.I think you're putting in too much sugar.
Cüzdanına çok fazla şey koyuyorsun.You put too much stuff in your wallet.
Beni aptal yerine mi koyuyorsun?Do you take me for an idiot?
Bunu kaçıncı sıraya koyuyorsun?How do you rank that?
Kahvene ne kadar şeker koyuyorsun?How much sugar do you put in your coffee?
Makaslarını nereye koyuyorsun?Where do you keep your scissors?
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Clearly you are setting a good example for the rest of the country.
Kürekle topluyorsunuz, kartondan kutulara koyuyorsunuz.You scoop it up. You put it in cardboard boxes.
Mermiyi buraya koyuyorsunuz.Then you put the bullet here.
Bu DNA'yı alıyorsunuz ve bir nörona koyuyorsunuz.You take this DNA and you put it into a neuron.
Burada artı işareti varken, oraya eksi koyuyorsunuz.When you have a plus sign here you get a minus there.
Eksi işareti varsa, artı koyuyorsunuz. . .When you don't minus sign there, you get a plus sign there. But fair enough.
3 bir çarpan, iki kez yazmamıza gerek yok. [Ali] yani onu bir kez koyuyorsun.3 is a factor, we don't have to write [Ben] so you just put it once.
O zaman da beni uçağa koyduğunuzda beni daha yüksek bir enerji seviyesine koyuyorsunuz. .When you put me in a plane you have put me in a higher energy state.
Yeni ayraçları alıp eski ayraçların yerine koyuyorsunuz.Well you printed out the brackets and then replaced the old brackets with the new ones.
Bir kullancı olarak bir hesap açıyorsunuz ve hesabınıza para koyuyorsunuz.You as a user sign up and you put money into an account.
Ama siz koyuyorsunuz.But you put one there. Why?
Kağıdın üzerine bir damla kan koyuyorsunuz.You put a drop of blood on the paper.
Bu Pyongyangla.. sirkeyi eriştenin tam ortasına koyuyorsunWith this Pyongyang Neng Myun... you put the vinegar right onto the noodles.
Bu hücreleri alıyorsunuz, bir kaba koyuyorsunuz ve üç gün içerisinde, şöyle görünüyorlar.You take these cells, you put them in a dish, and within three days, they look like that.
Onları çıkartıyorsunuz, bir kaba koyuyorsunuz, süt üretmiyorlar.So you take them out, you put them in a dish, they don't make milk.
Kanser hücrelerini oraya koyuyorsunuz ve her yana gidiyorlar, bunu yapıyorlar.You put the cancer cells there, and they do go all over, they do this.
Siz, kendi gerçeğinizi ortaya koyuyorsunuz.You are speaking your truth.
Yani 0'ın solunda 10 birim uzaklıkta. Oraya hemen bir 10 koyuyorsunuz.Well, it is 10 to the left of 0, so, you put a 10 here.
Şu an... ...yaşayan birini ölü yerine mi koyuyorsun? Sence ben mi yaptım?Now you make people who are alive, look dead?
Oraya tıpkı bu Beethoven görüntüsü gibi istediğiniz görüntüyü koyuyorsunuzYou put any image in there, like that Beethoven image.
Yani bu fonksiyona herhangi bir x değeri koyuyorsunuz.You pop an x into this function.
Geçmiş zaman ifade etmek için fiilin sonuna sadece "di"(ed) koyuyorsun.So you just add "ed" to a verb at the end to signify the past.
Önüme seçme şansım olmadığını bildiğinden... ...benim için çok değerli iki insanı koyuyorsun.You place before me two people who are incredibly precious to me knowing I'd have no choice...
Yani yanması için buraya dördünü koyuyorsun ve buraya da yanması için iki tane.So you put four on this one to make it light up and two on this one to make it light up.
Öncek satıyorsunuz- yüksek fiyattan, sonra alıp yerine koyuyorsunuz- düşük fiyattan.You want to sell high and buy low.
Buraya b'yi koyuyorsun ve buradaki noktayı elde ediyorsunYou put b in here, you're going to get that point right there.
Onu öne koyuyorsun.You are putting this in front.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Offensichtlich seid ihr ein gutes Beispiel für den Rest des Landes.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Clairement, vous êtes un bon exemple pour le reste du pays.
Bence çok fazla şeker koyuyorsun.Creo que estás echando demasiado azúcar.
Cüzdanına çok fazla şey koyuyorsun.Metti troppe cose nel tuo portafoglio.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.بوضوح كنتي مثالا جيدا لباقي البلاد.
Makaslarını nereye koyuyorsun?Πού βάζεις τα ψαλίδια σου;
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Det er klart, at du er et godt eksempel for resten af landet.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.Tại đây, ông đã xây dựng được một căn cứ địa tốt cho Huế.
Açıkçası, siz ülkenin geri kalanı için iyi bir aile örneği ortaya koyuyorsunuz.צבירת מעשים טובים חשובה לאדם לעולם הבא.
3 bir çarpan, iki kez yazmamıza gerek yok. [Ali] yani onu bir kez koyuyorsun.3 egy osztó, nem kell kétszer beírni [Ben] elég csak egyszer.
3 bir çarpan, iki kez yazmamıza gerek yok. [Ali] yani onu bir kez koyuyorsun.3 è un fattore [Ben] basta una volta
3 bir çarpan, iki kez yazmamıza gerek yok. [Ali] yani onu bir kez koyuyorsun.3 je faktorom, nemusíme ju písať [Ben], tak ju tam stačí dať raz.
3 bir çarpan, iki kez yazmamıza gerek yok. [Ali] yani onu bir kez koyuyorsun.3 е делител, значи не трябва да го записваме [Бен] трябва да го запишем само веднъж
3 bir çarpan, iki kez yazmamıza gerek yok. [Ali] yani onu bir kez koyuyorsun.Trzy jest czynnikiem, my nie musimy pisać [Ben] więc piszesz to tylko raz.
[Ali] yani onu bir kez koyuyorsun. [Can] Eğer iki kez yazsaydık, yanlış olur muydu?Uau, isso é formidável você ainda tem 9 pontos, mas eles estão arranjados de forma diferente.
[Ali] yani onu bir kez koyuyorsun.Du packst es nur einmal rein.
Ama siz koyuyorsunuz.Aber Sie haben eins hingesetzt.
Ama siz koyuyorsunuz.Ale jednak je tam umieszczacie.
Ama siz koyuyorsunuz.Ale vy ho tam dávate.
Ama siz koyuyorsunuz.Ale vy jste ho tam dali.
Ama siz koyuyorsunuz.Dar ați pus unul acolo.
Ama siz koyuyorsunuz.De odatették.
Ama siz koyuyorsunuz.Maar jullie zetten er één neer.
Ama siz koyuyorsunuz.Mais vous en mettez un là.
Ama siz koyuyorsunuz.Ma ne collocate una lì.
İlgili Sayfalar