koymuş ile cümle
koymuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
İş arkadaşlarım, benim çalışacağım tekerin üzerine büyük bir incelikle erkeklik organları modeli koymuşlardı.Мои коллеги заботливо поставили на круг, где я должна была работать, очень хорошо вылепленный мужской орган.
İş arkadaşlarım, benim çalışacağım tekerin üzerine büyük bir incelikle erkeklik organları modeli koymuşlardı.Мої колеги завбачливо поклали на моє коло дуже гарно виліплені чоловічі принади.
İş arkadaşlarım, benim çalışacağım tekerin üzerine büyük bir incelikle erkeklik organları modeli koymuşlardı.הקולגות שלי מתוך התחשבות שמו על האובניים שלי איפה שהייתי אמורה לעבוד עיצוב ממש יפה של איבר גברי.
İş arkadaşlarım, benim çalışacağım tekerin üzerine büyük bir incelikle erkeklik organları modeli koymuşlardı.زملائي في العمل وضعوها بطيبة على العجلة حيث يفترض أن أعمل كانت عبارة عن منحوتة دقيقة لعضو ذكري
İş arkadaşlarım, benim çalışacağım tekerin üzerine büyük bir incelikle erkeklik organları modeli koymuşlardı.とても上手に象られた 男性器の陶器を置いてくれたのです (笑)
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Bem, agora pegámos nesse gene bioluminescente e colocámo-lo em células de mamíferos.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Bueno, ahora han tomado ese gen, el gen bioluminiscente, para ponerlo en las células de mamíferos.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Ei bine, acum au luat acea genă bioluminescentă, și au pus-o în celule de mamifere.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Hanno preso quel gene, quel gene bioluminescente e l'hanno impiantato in cellule di mammifero.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.자, 이제는 유전자를, 그 생물 발광 유전자를 뽑아서 포유류의 세포에 심고 있습니다.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Megtalálták az ezért felelős biolumineszcens gént és emlős sejtekbe ültették.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Mereka mengambil gen itu, gen penyebab bioluminesensi dan memasukkannya ke dalam sel mamalia.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Nu hebben ze dat bioluminescente gen overgeplant in cellen van zoogdieren.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Ten bioluminescencyjny gen został i wsadzony do komórki ssaka.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Und jetzt haben sie einfach das Gen dafür, dieses biolumineszente Gen, mit normalen Zellen gekreuzt.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Vậy thì, người ta trích gen phát sáng đó, rồi đưa vào tế bào động vật.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Vědci tedy odebrali tento gen, tento bioluminescentní gen, a dali ho do savčí buňky.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Απομόνωσαν λοιπόν το γονίδιο που προκαλεί τη βιοφωταύγεια, και το εισήγαγαν σε κύτταρα θηλαστικών.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Ами, сега те са взели този ген, този биолуминисцентен ген, и са го поставили в клетки на бозайници.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.Так вот, этот ген, биолюминесцентный ген, был взят и добавлен в клетку млекопитающего.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.אז כעת לקחו את הגן הביו-זרחני הזה, והכניסו אותו לתאי יונקים.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.حسنا، لقد أخذوا تلك الجينة، تلك المورثة الضيائية الحيوية، ووضعوها في خلايا ثدية.
İşte bu parlamayı sağlayan geni yani biyolüminesens genini alıp memeli hücrelerine koymuşlar.ほ乳類の細胞に組み込みます こちらは通常の細胞です
Kan basıncını yükseltmek için ona ilaçlar vermişlerdi. Onu ventilatöre koymuşlardı.Adtak neki vérnyomásnövelő gyógyszert,
Kan basıncını yükseltmek için ona ilaçlar vermişlerdi. Onu ventilatöre koymuşlardı.Le dieron medicación para subir la presión arterial y le pusieron un respirador artificial.
Kocam iki yüz dolar kadar koymuştu işini almak için남편은 200 달러를 놓았다 자신의 일을 할 수
Kocam iki yüz dolar kadar koymuştu işini almak içinבעל להשלים 200 דולרים כדי לקבל את עבודתו
Kocam iki yüz dolar kadar koymuştu işini almak içinوكان زوج طرح مئتي دولار للحصول على وظيفته
Kocam iki yüz dolar kadar koymuştu işini almak için売り手はどのくらいでした
Kuzey Kore hükumeti aileme gönderdiğim paraya el koymuştu.Az észak-koreai hatóságok
Kuzey Kore hükumeti aileme gönderdiğim paraya el koymuştu.북한 당국에서 제가 가족들에게 보낸 돈의 일부를 알아내고 가로챘으며
Kuzey Kore hükumeti aileme gönderdiğim paraya el koymuştu.Władze Korei Północnej wstrzymały pieniądze, które wysłałam do mojej rodziny.
Kuzey Kore hükumeti aileme gönderdiğim paraya el koymuştu.Севернокорейските власти бяха проследили една сума пари, които изпратих на семейството си.
Kuzey Kore hükumeti aileme gönderdiğim paraya el koymuştu.הרשויות הצפון קוריאניות תפסו סכום כסף ששלחתי למשפחתי,
Kuzey Kore hükumeti aileme gönderdiğim paraya el koymuştu.بأن السلطات الكورية الشمالية قد إعترضت بعض المال الذي أرسلته لعائلتي
Kuzey Kore hükumeti aileme gönderdiğim paraya el koymuştu.私が家族宛にした送金を 突き止めたのです 私の家族は戒めに
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;Ak tedy sú určené jeho dni, počet jeho mesiacov je u teba; položil si mu hranice, ktorých neprekročí:
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;Gdyż zamierzone są dni jego, liczba miesięcy jego u ciebie; zamierzyłeś mu kres, którego nie może przestąpić.
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;그 날을 정하셨고 그 달 수도 주께 있으므로 그 제한을 정하여 넘어가지 못하게 하셨사온즉
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;Når hans Dages Tal er fastsat, hans Måneder talt hos dig, og du har sat ham en uoverskridelig Grænse,
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;Poněvadž vyměřeni jsou dnové jeho, počet měsíců jeho u tebe, a cíles jemu položil, kterýchž by nepřekračoval:
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;Si ses jours sont fixés, si tu as compté ses mois, Si tu en as marqué le terme qu`il ne saurait franchir,
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;Если дни ему определены, и число месяцев его у Тебя, если Ты положил ему предел, которого он не перейдет,
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;אם חרוצים ימיו מספר חדשיו אתך חקו עשית ולא יעבור׃
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;ان كانت ايامه محدودة وعدد اشهره عندك وقد عينت اجله فلا يتجاوزه
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;人 的 日 子 既 然 限 定 、 他 的 月 數 在 你 那 裡 、 你 也 派 定 他 的 界 限 、 使 他 不 能 越 過
Madem insanın günleri belirlenmiş, Aylarının sayısı saptanmış, Sınır koymuşsun, öteye geçemez;人 的 日子 既然 限定 、 他 的 月數 在 你 那裡 、 你 也 派定 他 的 界限 、 使 他 不 能 越過
Meryem Ana da ellerini aynı şekilde göğsüne koymuş, aynı şekilde meleğin gösterdiği saygıyı yansıtıyor.I Mariiny ruce jsou překřížené.
Neden bu kadar çok koymuşlar?Istenem. Ki ragasztott ki ennyit? Mi?
Neden bu kadar çok koymuşlar?Mon dieu. Qui en a collé autant ? Hein ?
Neden bu kadar çok koymuşlar?Αχ, γιατί βάλανε τόσα πολλά;!
Neden bu kadar çok koymuşlar?اوه, لماذا وضعوا كل هذه؟
Ne yapacağınızı bilmeniz için bir kaç prensip ortaya koymuş.Il a énoncé quelques principes vous permettant de mieux comprendre ce que vous ne devez pas faire.
Ne yapacağınızı bilmeniz için bir kaç prensip ortaya koymuş.그는 여러분들이 하지 말아야 하는 일들을 알아내는 방법에 대한 몇 가지 원칙들을 나열했습니다.
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!Aqueles tipos puseram uma alma de rato de laboratório no meu corpo!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!De må have givet min krop til en forsøgsrottes sjæl!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!De måste ha gett min kropp nån labbråttas själ!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!Devono aver impiantato l'anima di un topo di laboratorio nel mio corpo!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!¡Esos hombres metieron el alma de una rata de laboratorio en mi cuerpo!
O adamlar vücuduma bir laboratuar faresinin falan ruhunu koymuş!He laittoivat jonkin koe-eläinrotan sielun ruumiiseeni.