Ana içeriğe geç
Sözlük

koy ile cümle

koy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir Tuareg köyüne geldik.We arrived at a Tuareg village.
Köyümüz nihayet göründü.Our village is finally in view.
Yanlışlıkla kahve bardağının içine tuz koydu.He inadvertently put salt into his cup of coffee.
Tom kirli giysilerini çamaşır sepetine koydu.Tom put his dirty clothes in the laundry basket.
Top kitaplarını içine koymak için çantasını açtı.Tom opened his bag to put his books in.
Makaslarını nereye koyuyorsun?Where do you keep your scissors?
Bunu koyabileceğim bir kutun var mı?Do you have a box that I could put this in?
Bunu içine koyabileceğim bir kutunuz var mı?Do you have a box that I could put this in?
Şiş kebapları ızgaraya koyabilir misin?Can you put the shish kebabs on the grill?
Tom artık köyde yaşıyor.Tom lives in the country now.
Sığır etini koyun etinden daha çok severim.I like beef more than lamb.
Çoraplarımı katlayıp çekmeceye koydum.I folded my socks and put them into the drawer.
Biraz daha tuz koyun.Put on a bit more salt.
O, bifteği buzluğa koydu.She put the steak in the freezer.
O, tabakları üst rafa koydu.He placed the plates on the top shelf.
200 gram koyu kavrulmuş Tanzanya çekirdek kahve lütfen.200 grams of Tanzania dark roast coffee beans, please.
Bunu buraya kim koydu acaba?I wonder who put this here.
Bunu buraya kimin koyduğunu merak ediyorum.I wonder who put this here.
Masaya bir tabak daha koyun. Misafirimiz var.Put another plate on the table. We have a guest.
Tom'a kimse karşı koyamaz.No one can stand against Tom.
Yazlık tatil köyleri için büyüleyici bir reklam.It's a fascinating advertisement for summer resorts.
Bu çalışmanın ortaya koyduğu bulgular sürpriz olmadı.The findings of this study were no surprise.
"Dolaba koyduğum pasta nerede biliyor musun?" "Oho, midemde o.""Do you know where the cake I put in the fridge is?" "Ah, it's in my belly."
Anahtarlarını nereye koyduğunu hatırlamaya çalış.Try to remember where you put your keys.
Yanni ampulü kapalı bir kaba koydu.Yanni put the light bulb into a sealed container.
Yemekten artanları buzdolabına koydum.I put the leftovers in the fridge.
Artan yemekleri dolaba koydum.I put the leftovers in the fridge.
Tom paltosunu çıkarıp işe koyuldu.Tom took his coat off and started working.
Çobanlar koyun sürülerini dağa kadar götürdü.The shepherds led the flocks of sheep up to the mountain.
Tom hödük bir köylüydü.Tom was a preposterous peasant.
Şehir ve köy hayatı çok farklıdır.City and country life are very different.
Vazifeni bitirmeden başka işlere koyulma.Do not engage in other work before completing your task.
Sabah ezanıyla birlikte yola koyulacağız.We will set off after the morning prayer.
Karşı koyabilecek misin?Can you withstand it?
Lütfen onu masaya koy.Please put it on the table.
Lütfen onu masaya koyun.Please put it on the table.
Oraya yalnızca kendi eşyalarını koy.Just put your stuff in there.
Oraya yalnızca kendi eşyalarınızı koyun.Just put your stuff in there.
Eşyalarını bu kutuya koy.Just put your stuff in this box.
Küçük bir köyde doğdum ve büyüdüm.I was born and raised in a small village.
Küçük bir köyde doğup büyüdüm.I was born and raised in a small village.
Emekli olduktan sonra sessiz sakin bir köy hayatı yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after I retire.
Tom aklına koyduğu her şeyi yapabilir.Tom can do anything he sets his mind to.
Tom'un bavullarımızı nereye koyduğunu bilmiyorum.I don't know where Tom put our suitcases.
Köye giden yol karda kaybolmuştu.The road leading into the village had disappeared in the snow.
Bu kutuyu nereye koyabilirim?Where can I put this box?
Robert dikkatli bir şekilde tepeye doğru yola koyuldu.Robert cautiously started up the hill.
Robert kitabı dikkatlice rafa koydu.Robert carefully placed the book on the shelf.
Köyde ailemle birkaç gün geçirmek istiyorum.I want to spend a few days with my parents in the village.
Köyde anne ve babamla birkaç gün geçirmek istiyorum.I want to spend a few days with my parents in the village.
Tanina bu yıl tatilini büyüdüğü köyde geçirdi.Tanina has spent her holidays this year in the village where she grew up.
William her zaman başkalarını ilk sıraya koyan tipte bir adamdır.William is the type of guy who always puts others first.
Köyün dışında küçük güzel bir kulübede yaşıyor.She lives in a lovely little cottage outside the village.
Ellerini alnına koydu.He placed his hands to his forehead.
Gunter ellerini sunağa koydu.Gunter placed his hands on the altar.
Gunter ellerini altara koydu.Gunter placed his hands on the altar.
Lütfen plaj sandalyelerini arabaya koyun.Please put the beach chairs in the car.
Stefan bisikletini Amelia'nın arka bahçesine koydu.Stefan put his bike in Amelia's backyard.
"Hayatımda hiç 'koyver gitsin' demedim"."Hayatımda hiç 'koyver gitsin' demedim".
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.He also had a succession of magicians whom he honoured with great things.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod