Tom köyün kenarındaki bir evde yaşıyor.Tom lives in a house on the edge of the village.
Eldivenlerimi nereye koydun?Where did you put my gloves?
Tom koyu renkli kıyafetler giyiyordu ve bir motosikletçi tarafından öldürüldü.Tom wore dark clothing and was killed by a motorist last evening.
Sami, Leyla'nın kafasına bir çanta koydu ve onu boğdu.Sami put a bag over Layla's head and suffocated her.
Sami, Leyla'nın kafasını bir kovaya koydu.Sami placed Layla's head in a bucket.
Sami ayartmaya karşı koyamadı.Sami couldn't resist the temptation.
Sami silahı Leyla'nın dikiş sepetine koydu.Sami put the gun in Layla's sewing basket.
Tom civcivleri bir karton kutuya koydu.Tom put the chicks in a cardboard box.
Kahvene ne kadar şeker koymamı istersin?How much sugar do you want me to put in your coffee?
Onu takvimime koyacağım.I'll put it on my calendar.
Kendime biraz şarap koydum.I poured myself some wine.
Sami anahtarı cebine koydu.Sami put the key into his pocket.
Mary, Tom'un beslenme çantasına one ne kadar sevdiğini söyleyen bir not koydu.Mary put a note in Tom's lunchbox to tell him how much she loves him.
Tom, Mary'nin beslenme kutusuna bir not koydu.Tom put a note in Mary's lunchbox.
Sami arabasını garaja koydu.Sami put his car in the garage.
Sami fotoğrafı göğüs cebine koydu.Sami put the picture in his breast pocket.
Sami şişeyi Leyla'nın eline koydu.Sami put the bottle in Layla's hand.
Sami alışveriş torbasını kilere koydu.Sami put the grocery bag in the pantry.
Sami şeytani planını eyleme koydu.Sami put his diabolical plan into action.
Su veya çayla doldurduğunuz tüm içki şişelerini yerine koyabilir misiniz?Can you please replace all the liquor bottles that you've filled with water or tea?
Gözlüklerimi nereye koyduğumu biliyor musun?Do you know where I've placed my glasses?
Gözlüklerimi koyduğum yeri biliyor musun?Do you know where I've placed my glasses?
Sami bozuk parayı cebine koydu.Sami put the coin in his pocket.
Sami, saçlarının bir kısmını Leyla'nın mezarına koydu.Sami put some of his hair in Layla's grave.
Sami, Kahire'deki evine daha fazla para koymaya başladı.Sami started to put a lot more money into his Cairo house.
Sami, Leyla'yı filmlerinden birine koydu.Sami put Layla on one of his films.
Sami içecek bir şey koydu ve onu Leyla'ya verdi.Sami put something in a drink and gave it to Layla.
Sami kafasının üstüne bir çanta koydu.Sami put a bag over his head.
O casusu zindana koy.Put that spy in the dungeon.
O ajanı zindana koy.Put that spy in the dungeon.
Pil takımımı nereye koydum?Where did I put my battery pack?
Yaşadığım kasaba çok sessiz ve bir köye benziyor.The town where I live is very quiet and resembles a village.
Soruyu başka bir şekile koyuyorum.I put the question in other way.
Sami, Leyla'yı kendi Facebook'una karısı olarak koydu.Sami put Layla as his Facebook wife.
Sami tabakları mutfağa koydu.Sami put the plates in the kitchen.
Tom her şeyi odanın ortasına koydu.Tom put everything in the middle of the room.
Sami videoyu internete koydu.Sami put the video online.
Sami, Leyla'nın yatağına bir çiçek koydu.Sami put a flower on Layla's bed.
Sami elini Leyla'nın bacağına koydu.Sami put his hand on Layla's leg.
Patatesleri buzdolabına koymuyorum.I don't put potatoes in the refrigerator.
Senin doğum gününü takvimime koydum.I've put your birthday on my calendar.
Lütfen her şeyi bu çantaya koy.Please put everything in this bag.
Masaya bir kitap koydum.I placed a book on the table.
Tom,onları koyduğu kavanozda yüzen kurbağa yavrularını izledi.Tom watched the tadpoles swimming in the jar that he'd put them in.
Tom elini Mary'nin üstüne koydu.Tom put his hand on top of Mary's.
Tom pasaportunu nereye koyduğunu hatırlamıyor.Tom doesn't remember where he put his passport.
Tom pasaportunu koyduğu yeri hatırlamıyor.Tom doesn't remember where he put his passport.
Lütfen bu kitabı masama koy.Please put this book on my desk.
Tom ayakkabılarını ayakkabılığa koydu.Tom put his shoes on the shoe rack.
Tom ayakkabılarını ayakkabı rafına koydu.Tom put his shoes on the shoe rack.
Tom kahvesine biraz soya sütü koydu.Tom put some soy milk in his coffee.
Tom kahvesine biraz badem sütü koydu.Tom put some almond milk in his coffee.
Tom kahvesine biraz yulaf sütü koydu.Tom put some oat milk in his coffee.
Tom kahvesine biraz pirinç sütü koydu.Tom put some rice milk in his coffee.
Tom bana bir bardak şarap koydu.Tom poured me a glass of wine.
Bunu oraya koyduğumu hatırlamıyorum.I don't remember putting it there.
Tom'un yerine koyacak birini bulmak zor olacak.It's going to be hard to find somebody to replace Tom.
Tom vazoya birkaç çiçek koydu.Tom put some flowers in the vase.
Tom kendisi için bir fincan kahve koydu.Tom poured a cup of coffee for himself.
Tom kitaplarını sırt çantasına geri koydu.Tom put his books back into his knapsack.