O sık sık yabani kaz kovalamaya gider.He often goes off on wild goose chases.
Harrison'nun adamları düşmanı kovalamaya devam etti.Harrison's men continued to chase the enemy.
Tom oyun alanında Mary'yi kovalamaya başladı.Tom started chasing Mary around the playground.
Helikopter, mavi arabayı kovalamaya başladı.The helicopter started chasing the blue car.
Joe Swanson hırsızı kovalamaya başlar ve parayı geri alır ancak hırsızı yakalamayı başaramaz.Joe Swanson chases after him and recovers the money, but fails to catch the thief.
Tom ikisini de kovalamaya başlar, Tom'a karşı renkli ateş toplarını kullanırlar.Tom chases both mice, but they use a firework to shoot colorful fireballs at Tom.
Tek başınıza gider de bir antilop kovalamaya kalkarsanız,If you go out by yourself and try to chase an antelope,
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.You can't be hauling all your crap around, trying to chase the antelope.
Ve anlıyorum ki bu görüntünün hayaleti beni kovalamaya devam ediyor.I sort of see slicks, and I'm finding that I'm very much haunted by it.
O polis elinde bir çifteliyle beni kovalamaya devam ediyor.This cop comes after me with a rifle.
Kovalamaya gerek yok..No need to chase
Räikkönen'in Grosjean'ı geçmesi birkaç tur aldı ve ardından Vettel'i kovalamaya çalıştı.It took a few laps for Räikkönen to pass Grosjean and afterwards he attempted to chase down Vettel.
Padişah Şam'dayken Memluk ordusu Moğolları Karyatayn'a kadar kovalamaya devam etti.While the Sultan was in Damascus, the Mamluk army kept chasing the Mongols as far as Al-Qaryatayn.
"Kaçan İsviçrelileri kovalamayacaktık".Kein Protest der Schweizer».
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.Ils s'y rendent et réussissent à leur reprendre la boîte, tout en se faisant passer pour morts.
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.Essi hanno il compito di afferrare (e uccidere) la preda.
15 gün süre ile Helvetler'i kovalamaya başladılar.Ho bisogno di dormire quindici giorni di seguito per rimettermi.
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.Узников избивали и издевались над ними.
Polis onları ormanlığa doğru kovalamaya başlar.Братья ходили в лес охотиться на них.
Öyle de olur; Willow'la bir ilişkisi olduğunu anladığı anda kurtadama dönüşerek Tara'yı kovalamaya başlar.Именно затем, чтобы узнать, кто она есть, Эли начинает путешествовать с Хару.
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.Это повлияло на то, что кавалерийские полки не смогли выступить в поход.
Polis onları ormanlığa doğru kovalamaya başlar.فيقرر الأمير الذهاب إلى الغابة ليضع حداً لهم.
Eowyn'i kovalamaya başladı.Ze jagen geregeld op Ewoks.
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.De Noordelijke cavalerie was ook niet opgewassen tegen zijn taak van verkenning.
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.W ten sposób uniknęli oni głodu i prześladowań.
Tom ikisini de kovalamaya başlar, Tom'a karşı renkli ateş toplarını kullanırlar.Jim walczył z nimi, używając pistoletu do przybijania gwoździ.
Chang ve arkadaşları, Parker'ı kovalamaya başlıyorlar.Cruchot z przyjaciółmi rozpoczyna poszukiwania.
CJ ve Smoke, onu kovalamaya başladılar.Zhang Liao och Xu Huang började omedelbart jaga dem.
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.Проте остаточно підкорити войовничих міштеків не вдалося.
Nardo'yu kovalamaya başlarlar.Джедаї починають переслідування найманця.
Klein, bisikletle kaçan Kubiš'i kovalamaya çalıştı fakat geri döndü.Klein s-a întors din încercarea eșuată de a-l prinde pe Kubiš, care a fugit de la locul faptei cu bicicleta.
Nardo'yu kovalamaya başlarlar.Ezért vadászni kezd a donra.
Chang ve arkadaşları, Parker'ı kovalamaya başlıyorlar.Donkey Kong ja hänen ystävänsä lähtevät takaa-ajoon.
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.Varuskunnan taistelukykyä ei muutenkaan voitu pitää kummoisena.
15 gün süre ile Helvetler'i kovalamaya başladılar.Pemenang memburu korban selamat selama 15 hari.
"Kaçan İsviçrelileri kovalamayacaktık".“Chuyện truy lùng những kẻ trốn trại”.
Polis onları ormanlığa doğru kovalamaya başlar.勇者は放浪者を追って魔物に満ちたジャングルを越えを始める。
Helvetleri geri geçilmeye zorlayıp kovalamaya başladılar.遂に暴徒が刑務所の扉を叩き壊して侵入した。
Süvari tugaylarının durumu bile kovalamaya uygun değildi.守城戰更使明軍騎兵無法發揮優勢。
Ayı Mime'yi kovalamaya başlar.ומתחיל מרדף אחרי ביל.
Daha sonra arkasından Naomi göründü ve Marie'yi kovalamaya başladı.Тогава Наоми се появява и започва да преследва Мари, преминавайки през ринга.
Polis onları ormanlığa doğru kovalamaya başlar.Otroci se bosi odpravijo v gozd, da bi jo poiskali.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Anda tidak bisa mengejar seekor kijang sambil menyeret masalah Anda.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Bạn không thế theo tất cả các khúc cua xung quanh, cố gắng săn con linh dương.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Det är inte möjligt att ta med sig allt ditt skräp när man försöker fånga antilopen.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Je kunt niet allerlei spullen meenemen, terwijl je achter een antilope aanrent.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.주변에 모든 형편없는 것들을 데리고 영양을 추적할 수 없습니다.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Man kann nicht alles mögliche Zeug mit sich herumschleppen bei dem Versuch, eine Antilope zu jagen.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Não se pode carregar a tralha toda atrás ao tentar perseguir o antílope.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nem hurcolhatod minden szemeted magaddal, miközben üldözöl egy antilopot.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nemôžete si ťahať všetky svoje sprostosti, keď sa snažíte uloviť antilopu.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nemůže tahat všechny svoje věci, když se snažíte ulovit antilopu.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nie mogli brać wszystkiego ze sobą w pogoń.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Non si può portare in giro le proprie cose, mentre è a caccia dell'antilope.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.No pueden cargar con todas sus cosas y tratar de cazar el antílope.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nu poate căra lucruri de colo-colo, încercând să fugărească antilopa.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.On ne peut pas trainer un tas de trucs et essayer de pourchasser l'antilope.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Δεν μπορείς να σέρνεις όλα τα πράγματά σου τριγύρω, προσπαθώντας να κυνηγήσεις την αντιλόπη.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Невозможно тащить за собой все свои причиндалы, находясь в погоне за антилопой.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Не можете да теглите всичките си боклуци, опитвайки се да гоните антилопата.