kot ile cümle

kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Geçen yıl çok yağmur yağdığı için kötü bir pirinç mahsulümüz vardı.We had a bad rice crop last year because it rained a lot.
Dün gece geç saatlere kadar yatmadığı için kötü üşüttü.He caught a nasty cold because he stayed up late last night.
Cinayet kötü bir suçtur.Murder is a wicked crime.
Kötü bir not almamın nedeni çalışmamamdır.The reason why I got a bad grade is that I did not study.
Biz en kötüsü için hazırız.We are prepared for the worst.
İyi ve kötü arasında ayrım yapabilirim.I can make a distinction between good and bad.
İki kötü dişim var.I have two bad teeth.
Onun yeni gömleğinin mavi kot pantolonu ile gideceğini bilmiyorum.I don't know if her new shirt will go with her blue jeans.
Benim kot yıkamada küçüldü.My jeans shrank in the wash.
Benim stereo setimin ses kalitesi seninkinden daha kötü.My stereo set is inferior to yours in sound quality.
Benim Almanca bilgim kötüdür.My knowledge of German is poor.
Bence, alkol sağlığınız için mutlaka kötü değildir.In my opinion, alcohol is not necessarily bad for your health.
Bence, geç saatlere kadar yatmamak birinin sağlığı için kötüdür..In my opinion, staying up late is bad for one's health.
Benim öksürük kötüleşiyor.My cough is getting worse.
Onun davranışı, benim hatırladığım gibi, çok kötüydü.His behavior, as I remember, was very bad.
Benim düşünceme göre hava yolculuğunun en kötü yanı, havaalanı salonlarında beklemektir.To my mind, the worst part of air travel is the hanging around in airport lounges.
Benim karım kötü bir sürücüdür.My wife is a poor driver.
Patronum kötü bir soğuk algınlığı geçiriyor.My boss is suffering from a bad cold.
Sırtımdaki ağrı kötüleşiyor.The pain in my back is getting worse.
Kızkardeşim şimdi kötü bir soğuk algınlığı geçiriyor.My sister is suffering from a bad cold now.
Arkadaşım Afrika'da kötü bir zaman geçirmiş olabilir.My friend may have had a bad time in Africa.
Kötü İngilizcemden utanıyorum.I am ashamed of my poor English.
Bir haftadır kötü soğuk algınlığı çekiyorum.I had a bad cold for a week.
Karaoke söylemede kötüyüm.I'm bad at singing karaoke.
Kendimi bu kötü alışkanlıktan kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to rid myself of this bad habit.
Bu dünyada kötü insan olduğuna inanmıyorum.I don't believe that there is any evil person in this world.
Sporda çok kötüyüm.I am very poor at sports.
Ben kötü bir soğuk algınlığı çekiyorum.I am suffering from a bad cold.
Ben teniste kötüyüm.I am poor at tennis.
Kötü şekilde üşüttüğüm için, her zamankinden daha önce yatmaya gittim.Because I had a bad cold, I went to bed earlier than usual.
Benim kötü bir soğuk algınlığım var.I have a bad cold.
Ben kötü bir muhabirim.I am a poor correspondent.
Ben çizimde kötüyüm.I am poor at drawing.
Bugün kötü bir baş ağrım var.I have a bad headache today.
Bu sene kötü bir rapor aldım.I have had a bad report this year.
Dün gece kötü bir rüya gördüm.I had a bad dream last night.
Kötü bir iştahım var.I have a poor appetite.
Ben yüzmede kötüyüm.I am poor at swimming.
Geçen hafta çok kötü üşüttüm.I caught a bad cold last week.
Ben kötü bir denizciyim.I am a bad sailor.
Ben de kendimi bacağımdan kötü şekilde yaraladım.I badly injured myself in the leg, too.
Sağlık durumum oldukça kötü.I am in poor state of health.
Ben kötü bir marangoz değilim.I'm a poor carpenter.
Kayboldum ve işin daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make matter worse, it began to rain.
Pazar günü genellikle kot giyerim.I usually wear jeans on Sunday.
Sırtımda kötü bir ağrım var.I have a bad pain in my back.
Onun başkaları hakkında kötü konuştuğunu hiç duymadım.I have never heard him speak ill of others.
Ona karşı hiçbir kötü niyet taşımıyorum.I bear him no malice.
Ona sataşma hakkında kötü hissettim.I felt bad about picking on him.
Kolum kötü ağrıyor.My arm is hurting badly.
Bu kötü gelenekleri kaldırmalıyız.We should do away with those bad customs.
Görme yateneğim kötüleşiyor.My eyesight is getting worse.
Benim görüşüm kötüleşiyor.My eyesight is getting worse.
Benim kötü görüşüm var.I have poor eyesight.
Dişçi onun kötü dişini çekti.The dentist pulled out her bad tooth.
Diş etleriniz kötü durumda.Your gums are in bad shape.
Erkek çocuğu dişlerini fırçalamayı ihmal ettiği için kötü dişleri vardı.The boy had bad teeth because he neglected to brush them.
Her şeyin daha da kötüleşmemesi için hemen harekete geçtik.We took action immediately so that things wouldn't get worse.
Meseleler daha da kötüleşiyor.Matters are becoming worse.
İşler gittikçe daha kötü bir hal alıyor.Matters are getting worse and worse.

İlgili Sayfalar