kot ile cümle
kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Gelecek yıl daha kötü olacak.Next year will be worse.
Daha kötüsünü bekliyordum.I expected worse.
Ağrı bütün hafta bu kadar kötü müydü?Has the pain been this bad all week?
Tom ve Mary şehirdeki en kötü restorana gitti.Tom and Mary went to the worst restaurant in town.
Tom hakkında kötü bir şey söylemeyelim.Let's not say anything bad about Tom.
Kötü bir zamanda geldim mi?Did I come at a bad time?
Şimdi kötü bir zaman.Now's a bad time.
Enflasyon bu yıl başlangıçta düşündüğümüzden daha kötü olacak.Inflation this year is going to be worse than we initially thought.
Kötü bir başlangıcı hafif atlattık.We got off to a bad start.
Bu kötü bir imza mı?Is this a bad sign?
Tom çok şey söylemedi, bu kötü bir işaretti.Tom didn't say much, which is a bad sign.
Sen gerçekten kötü durumdasın.You're really in bad shape.
Sen çok kötü bir kişisin.You're a very bad person.
Kötü bir gece geçirdim.I had a bad night.
Kötü bir ruh hali içindeydim.I was in a bad mood.
Çok kötü şansımız vardı.We've had too much bad luck.
Tom göründüğü kadar kötü değil.Tom isn't as bad as he looks.
Kötü bir iş yaptın.You did a bad job.
Tom kot giyiyordu.Tom was wearing jeans.
Neden o kötü bir fikir?Why is that a bad idea?
Bu çok kötü bir fikir.This is a very bad idea.
O kötü bir fikir değildi.It wasn't a bad idea.
Tom kötü çocuklardan biriydi.Tom was one of the bad guys.
Tom böyle kötü bir adam gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be such a bad guy.
Bu kötü bir hastalık.It's a bad disease.
Birkaç kötü kırığım vardı.I had some bad breaks.
Bazı kötü kırıklarım vardı.I had some bad breaks.
Kötü bir çocuk muydun?Have you been a bad boy?
Bu daha öncekinden daha kötü.It's worse than before.
Ağrı genellikle bu kadar kötü mü?Is the pain usually this bad?
O gerçekten bu kadar kötü mü olurdu?Would that really be so bad?
Tüm diktatörlüklerin bu kadar kötü olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think that all dictatorships are bad?
Bunun çok kötü olduğunu biliyorum.I know it's very bad.
Hava gerçekten çok kötü.The weather's been really bad.
Fransızcam aslında o kadar kötü değil.My French isn't actually that bad.
Bunun tadı kötü.This tastes bad.
Sonuçlar kötüydü.The results were bad.
Tom kötü durumda ama yaşıyor.Tom is in bad shape, but he's alive.
Müzakere becerilerin kötü değil.Your negotiation skills aren't bad.
Açgözlülük bütün kötülüklerin anasıdır.Greed is the root of all evil.
Tom kötü bir kişi.Tom is a nasty individual.
Sence o kötü bir şey mi?Do you think it's a bad thing?
Bunun kötü olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's bad?
Benim için alkol, kadınların ve çocukların en kötü düşmanıdır.For me, alcohol is the worst enemy of women and children.
Mary her zaman öyle değildir. Sen sadece onu kötü bir günde yakaladın.Mary's not always like that. You just caught her on a bad day.
Onun giyimde çok kötü zevki var.She has very bad taste in clothing.
Tom bir çocukken ona kötü davrananları asla affetmeyecek.Tom will never forgive those who abused him as a child.
Öğünler arasında atıştırmak kötü bir alışkanlıktır.Snacking between meals is a bad habit.
Bu her pilotun en kötü kabusudur.This is every pilot's worst nightmare.
İnsanlar en kötüsünden korkmaya başladı.People began to fear the worst.
Bu hayatımın en kötü vakti.It's the worst time in my life.
Tom böyle kötü bir havada balık tutmaya gitmemesi için balıkçıyı umutsuzca uyardı.Tom desperately warned the fisherman not to go fishing on such a bad weather.
Onlara onun kötü bir fikir olduğunu söyledim.I told them it was a bad idea.
Ona onun kötü bir fikir olduğunu söyledim.I told him it was a bad idea.
Onlara kötü bir şey oldu.Something bad happened to them.
Bana kötü bir şey oldu.Something bad happened to me.
Ona kötü bir şey oldu.Something bad happened to him.
Sen ondan daha kötüsün.You're worse than him.
Sen ondan daha kötü görünüyorsun.You look worse than him.
Onları kötülemeyi bırak.Stop bad mouthing them.