kot ile cümle

kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom gerçekten böyle kötü bir şarkıcı değil.Tom isn't really such a bad singer.
Tom gerçekten böyle kötü bir insan değil.Tom isn't really such a bad person.
Tom gerçekten böyle kötü bir kişi değil.Tom isn't really such a bad person.
Tom kötü bir gün geçiriyor gibi görünüyor.Tom seems to be having a bad day.
Tom işte gerçekten kötü bir gün geçirdi.Tom had a really bad day at work.
Bunun gerçekten kötü bir fikir olduğunu düşünüyorum.I think that's a really bad idea.
Bence bu gerçekten kötü bir fikir.I think that's a really bad idea.
Sanırım bu gerçekten kötü bir fikir.I think that's a really bad idea.
Bana göre bu gerçekten kötü bir fikir.I think that's a really bad idea.
Sen gerçekten kötü bir barmensin.You're a really bad bartender.
Sen gerçekten kötü bir dinleyicisin.You're a really bad listener.
En kötüsü için hazırız.We're prepared for the worst.
Tom gerçekten kötü bir oda arkadaşıdır.Tom is a really bad roommate.
Gerçekten kötü bir akşamdan kalmayım.I have a really bad hangover.
Tom gerçekten kötü durumda.Tom is in really bad shape.
Tom gerçekten kötü bir şarkıcı.Tom is a really bad singer.
Tom gerçekten kötü bir sürücü.Tom is a really bad driver.
Gerçekten de kötü bir yalancısın.You're a really bad liar.
Gerçekten kötü bir aşçısın.You're a really bad cook.
O kadar da kötü değil, değil mi?It's not that bad, is it?
Kötü bir yalancısın.You're such a bad liar.
Giderek kötüleşiyorsun.You're getting worse.
Kötü bir insanım.I'm a bad person.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en kötü kızamık vakası.This is the worst case of the measles I've ever seen.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en kötü filmdi.That was the worst movie I've ever seen.
Cesur şövalye, güzel prensesi kötü ejderhadan kurtardı.The brave knight saved the beautiful princess from the evil dragon.
Erkek kardeşim kötüdür.My brother is evil.
Bu, insanlardan yararlanan kötü bir şirkettir.This is an evil company that takes advantage of people.
O, yatakta çok kötü.He's terrible in bed.
O, yatakta kötü.He's bad in bed.
Ben aptal değilim. Sadece matematikte kötüyüm.I'm not stupid. I'm just bad at math.
Ben kötü değilim!I'm not bad!
Onlar hiç de kötü değiller.They're not bad at all!
Ben hiç kötü değilim!I'm not bad at all!
Benim en kötü korkularım gerçekleşti.My worst fears came true.
Kötü buğday hep kötü ekmek yapar.Bad wheat always makes poor bread.
Tom kötü bir baş ağrısı çekiyor.Tom is suffering from a bad headache.
Ertesi gün süvari eri daha kötüydü.The next day the hussar was worse.
Çok kötü! Çok az sayıda zengin insan yetimhaneye bağış yapıyor.Too bad! Too few rich people donate to the orphanage.
Mutluluk iyi bir sağlık ve kötü bir bellektir.Happiness is good health and a poor memory.
Bir polis savaşa gitmek için çok kötü silahlanmıştır.A policeman is too poorly armed to go to war.
Tom başarısızlığının kötü şans nedeniyle olduğunu söyledi.Tom said his failure was due to bad luck.
Onun kötü gözleri var.He has bad eyes.
Hızlı düşünme hasarın daha kötü olmasını önledi.Quick thinking prevented the damage from being even worse.
Savaşın kötüleşmesi nedeniyle insani yardım ekibi tahliye edildi.Humanitarian personnel were evacuated as the fighting worsened.
Kötülük olmadan bu kadar mükemmel bir şeyi nasıl koruyabiliyorsun?How can you protect something so perfect without evil?
Çok tuzlu çorba kötüdür.The soup is very bad. It's too salty.
Çorba çok kötü. Tuzu fazla kaçmış.The soup is very bad. It's too salty.
Kötü adam rehineleri pencereden atmakla tehdit etti.The villain threatened to defenestrate the hostages.
Onun kötü bir el yazısı var.He has bad handwriting.
Onun kötü bir yazısı var.He has bad handwriting.
Havuç, soğandan bile daha kötüdür.Carrots are even worse than onions.
Kötü göründüğünü sanmıyorum.Sadece tarzım değil.I don't think it looks bad. It's just not my style.
Şu an kendimi daha iyi hissediyorum ama bu sabah kendimi kötü hissetmiştim.I'm feeling better now, but I sure felt bad this morning.
Onu yapmak kötü bir fikir olacaktır.Doing that would be a bad idea.
Kötü Esperanto'm için üzgünüm.Pardon my poor Esperanto.
Hava kötüye çeviriyor.The weather is turning nasty.
Zaman iyi bir hekim ama kötü bir güzellik uzmanıdır.Time is a good physician, but a bad cosmetician.
Kendine çok kötü davranıyorsun.You're being too hard on yourself.
Yalnız olmak kötü bir arkadaşlıktan iyidir.Better alone than in bad company.

İlgili Sayfalar