kot ile cümle
kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O kötü sona erecek.That will end badly.
O kötü biçimde bitecek.That will end badly.
Dünya iyiye mi gidiyor yoksa kötüye mi?Is the world getting better, or worse?
Dünyadaki en kötü işe sahibim.I have worst job in the world.
Hava kötüyse yürüyüşe çıkmayacağız.We won't go for a walk if the weather's bad.
Eğer hava kötüyse yürümek için dışarı çıkmayacağız.If the weather is bad, we won't go out for a walk.
Okuldayken daha sıkı Fransızca çalışsaydım, şimdi muhtemelen onda çok kötü olmazdım.If I'd studied French harder when I was in school, I'd probably not be so bad at it now.
Tom Fransızca konuşmada çok kötü.Tom is terrible at speaking French.
Sanırım Fransızcam gerçekten kötü.I think my French is really bad.
Ben kötü bir soğuk algınlığına yakaladım.I caught a bad cold.
Hava iki haftadır kötüydü.The weather has been bad for two weeks.
Tom kötü yiyecek yemekten hasta oldu.Tom became sick from eating bad food.
Çok kötü bir hata yaptığını düşünüyorum.I think you've made a terrible mistake.
Sanırım çok kötü bir hata yaptın.I think you've made a terrible mistake.
Kötü hava sonsuza dek sürmez; Insan acısı sonsuza kadar sürmez.Bad weather doesn't last forever; human suffering will not endure forever.
Ağaç kötü ise meyveler kötüdür.If the tree is bad, the fruits are bad.
Kendini zeki sanan bir aptal, basit bir aptaldan daha kötüdür.Worse than a simple fool is a fool believing himself intelligent.
Bazıları iyi, diğerleri kötü.Some are good, others bad.
En kötü şeyler hiç bitmez.The worst things never end.
Kötü hava nedeniyle gezimi erteledim.I postponed my trip because of the bad weather.
O kötü bir fikir gibi görünüyor.That sounds like a bad idea.
Hastalığın daha da kötüleşirse, bir uzman doktoru ara.If your illness becomes worse, call in a specialist.
O kotlar gerçekten sevimli.Those jeans are really cute.
Ben zaten kötüyüm.I'm already bad.
Bu, şu ana kadar gördüğüm en kötü şapka.That's the ugliest hat I've ever seen.
Ev kötü durumda idi.The house was in poor condition.
Daha kötüye gidiyorlar.They're getting worse.
Bu benim saçım için kötü mü?Is this bad for my hair?
Sıkıntı tüm kötülüklerin başlangıcıdır.Boredom is the beginning of all vices.
Senin kalemin kötü.Your pen is bad.
Çok düşünmek kötüdür.Thinking too much is bad.
Bazı çok kötü insanlardan Tom korumaya çalışıyorum.I'm trying to protect Tom from some very bad people.
O şimdiye kadar katıldığım en kötü partiydi.That was the worst party I've ever been to.
Bize kötü bir şey olmasını istemiyorum.I don't want something bad to happen to us.
Ben gerçekten olduğumu düşündüğün kadar kötü değilim.I'm really not as bad as you think I am.
Maalesef çok kötü bir haberim var.I'm afraid I have some very bad news.
Umarım bize kötü bir şey olmaz.I hope nothing bad will happen to us.
Ziyarete gelmek için kötü bir zaman seçtin.You picked a bad time to come visit.
Sen kötü bir çocuktun, değil mi?You've been a bad boy, haven't you?
Yiyeceğin tadı o kadar kötü değildi.The food didn't taste all that bad.
Kötü bir şey olmadığına memnunum.I'm glad that nothing bad happened.
Seni kötü hissettirmek istemedim.I didn't mean to make you feel bad.
Tom olduğunu söylediğin kadar kötü değil.Tom's not as bad as you say he is.
Tom onun kötü bir fikir olduğunu düşündü.Tom thought that was a bad idea.
Onun hakkında çok kötü hissetmedim.I wouldn't feel so bad about it.
Tom'un iyi günleri ve kötü günleri var.Tom has good days and bad days.
Tom'un ne kadar kötü dans ettiğini gördüm.I've seen how badly Tom dances.
Tom düşündüğün kadar kötü değildir.Tom's not as bad as you think.
Ben eminim Tom'un hiç kötü niyeti olmadı.I'm sure Tom meant no offense.
Sen kötü bir çocuksun, değil mi?You're a bad boy, aren't you?
Ne yazık ki kötü haberim var.I'm afraid I've got bad news.
Tom, Mary'ye kötü haberi verdi.Tom gave Mary the bad news.
Maalesef kötü bir haberim var.I'm afraid I have bad news.
Sen kötü bir hata yaptın.You've made a bad mistake.
Sadece kötü bir gün geçiriyorum.I'm just having a bad day.
Ben oldukça kötü durumdaydım.I was in pretty bad shape.
Kötü bir gün geçiriyorsun.You're having a bad day.
Kötü bir gün geçiriyorsunuz.You're having a bad day.
Tom kötü bir gün geçiriyor.Tom is having a bad day.
Tom kötü bir rol model.Tom is a bad role model.