kot ile cümle

kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye kötü bir görünüm verdi.Tom gave Mary a nasty look.
Tom bu sabah Mary'nin neden kötü bir ruh hali içinde olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know why Mary was in a bad mood this morning.
Tom Mary'nin kötü davranışlarına daha fazla katlanamaz.Tom can't put up with Mary's bad manners any longer.
Tom, Mary'yi düşünebildiği her kötü şöhretle seslendi.Tom called Mary every bad name he could think of.
Tom ve Mary birlikte yürüyüşe gitselerdi, kötü bir şey olacağını biliyordum.I knew something bad would happen if Tom and Mary went hiking together.
Tom Mary'yi yalnız bulur bulmaz, ona kötü haberi söyledi.As soon as Tom got Mary alone, he told her the bad news.
Hatası için kötü şansını suçluyor.He blames his failure on bad luck.
Tom, Mary'ye kötü haberi söylemeyi mümkün olduğu kadar uzun süre erteledi.Tom had put off telling Mary the bad news for as long as possible.
Üçünde ikisi kötü değil.Two out of three ain't bad.
Sanırım Almancam gerçekten kötü.I think my German is really bad.
Tom yorgun ve kötü bir ruh hali içindeydi.Tom was tired and in a bad mood.
Tom yorgundu ve kötü bir moddaydı.Tom was tired and in a bad mood.
Franco'nun mavi bir kot pantolonu var.Franco has blue jeans.
Kötü havada, kolayca soğuk algınlığına yakalanılabilir.In bad weather, one can easily catch a cold.
Sık sık kötü rüyalar görürüm.I often have bad dreams.
Fast Food yemek sağlığınız için kötüdür.Eating fast food is bad for your health.
Tom kötü bir şey olacağı hissini atlatamadı.Tom couldn't shake the feeling that something bad was going to happen.
Tom kötü bir şey olmak üzere olduğu hissini atlatamadı.Tom couldn't shake the feeling that something horrible was about to happen.
Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.For this bad weather I don't feel like going out.
Tom mavi bir gömlek ve mavi kot pantolon giyiyordu.Tom was wearing a blue shirt and blue jeans.
Tom Mary'ye kötü haberi söyledi.Tom told Mary the bad news.
Tom Mary'nin ona verdiği saatin kötü olduğunu düşündü.Tom thought the watch Mary had given him was ugly.
Tom Mary'nin olduğunu düşündüğü kadar kötü değildir.Tom isn't as bad as Mary thinks he is.
Tom Mary'den daha kötü bir yalancıdır.Tom is a worse liar than Mary.
Tom'un sonuçlara atlamayla ilgili kötü bir alışkanlığı vardır.Tom has the bad habit of jumping to conclusions.
Tom, kötü bir hafta geçirdi.Tom has had a bad week.
Tom'un kötü sofra adabı vardır.Tom has bad table manners.
Tom'un kötü nefesi var.Tom has bad breath.
Tom şehrin civarında çok kötü bir üne sahiptir.Tom has a very bad reputation around town.
Tom'un bacağında kötü bir kesiği var.Tom has a nasty cut on his leg.
Tom kötü bir rüya gördü.Tom had a bad dream.
Tom kötü bir gün geçirdi.Tom had a bad day.
Tom dün Mary'ye kötü bir zaman geçirtti.Tom gave Mary a bad time yesterday.
Tom kötü bir şey olacağını sanmıyor.Tom doesn't think anything bad is ever going to happen.
Tom'un endişelenmesine gerek yok. Kötü bir şey olmayacak.Tom doesn't have to worry. Nothing bad's going to happen.
Tom parmağını kesti ve oldukça kötü kanıyor.Tom cut his finger and it's bleeding pretty badly.
Kötü bir baş ağrısı olduğu için Tom uyuyamadı.Tom couldn't sleep because he had a bad headache.
Tom kesinlikle takımımızda en kötü oyuncu değil.Tom certainly isn't the worst player on our team.
Tom kesinlikle Mary'nin olduğunu iddia ettiği kadar kötü değil.Tom certainly isn't as bad as Mary claims he is.
Tom kesinlikle kötü bir karakter uzmanı.Tom certainly is a poor judge of character.
Tom kötü soğuk algınlığından kurtulamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to get rid of his nasty cold.
Kötü üşüttüğünden dolayı, Tom bu hafta sonu seninle plaja gelemez.Tom can't go to the beach this weekend with you because he has a bad cold.
Tom büsbütün o kadar kötü olamaz.Tom can't be all that bad.
Tom dünyadaki her kötü isimle Mary'ye seslendi.Tom called Mary every bad name under the sun.
Tom orada olmasaydı, onun nasıl çok daha kötü olabileceğini düşün.Think of how much worse it could have been if Tom had not been there.
En kötüsü için hazır olmalıyız.We need to prepare for the worst.
Çevirmenlerin karşılaştığı bir sorun kaynak belgenin kötü yazılmasıdır.One problem translators face is that sometimes the source document is poorly written.
O, kötü yemek yapar.She is terrible at cooking.
İyi bir ağaç, kötü meyveler veremez.A good tree can't bear bad fruits.
Siyah kediler kötü şanstır.Black cats are bad luck.
Bazı insanlar siyah kedilerin kötü şans getirdiklerine inanırlar.Some people believe that black cats bring bad luck.
Yemek çok kötü.The food is very bad.
Trans yağlar sağlığınız için kötüdür.Trans fats are bad for your health.
Bu kötüdür.This is bad.
Kötü bir his alıyorum.I'm getting a bad feeling.
Kötü haberim var.I've got bad news.
Bu sıcakta işe yürüyerek gitmek kötü bir fikir.Walking to work in this heat is a bad idea.
Ben kötü döğüşürüm.I fight badly.
Kötü görünüyor mu?Does it look bad?
Bu cümlenin çevirisi kötü bir çeviridir.The translation of this sentence is a bad translation.

İlgili Sayfalar