kot ile cümle
kot kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kötü hissettim.I felt bad.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde kötü bir his var.I have a nasty feeling something's gone wrong.
Berbat bir şey olacağına dair içimde kötü bir his var.I have a nasty feeling that something awful is going to happen.
Yöntem kötü.The method is wicked.
Ne kötü bir kız!What a bad girl!
Herkes Japonya'da artık kötü bir şey asla olmayacağını umuyor.Everyone is hoping nothing bad will ever happen in Japan.
Maalesef öğretmenlerim en kötüleri değil.Unfortunately, my teachers are not the worst ones.
Çok kötü bir adammışsın.You're such a mean man.
Onlar köleliliğin kötü olduğunu hissettiler.They felt that slavery was evil.
Onlar bunun gerekli bir kötülük olduğuna inandılar.They believed that it was a necessary evil.
O, sık sık kötü tavsiyeleri dinledi.He often accepted bad advice.
O kötü görme yeteneği olan zayıf bir çocuktu.He was a weak child with poor eyesight.
Savaş onlar için kötü gidiyordu.The war was going badly for them.
Ford kötü eğitim gördü.Ford was poorly educated.
Durum daha da kötüleşti.The situation grew worse.
İsyancılar onu kötü yendi.The rioters beat him badly.
Harrison'ın sağlığı kötüleşti.Harrison's health grew worse.
En kötü isyan Şikago'da idi.The worst riot was in Chicago.
Onun durumu her gün daha da kötüleşti.His condition got worse every day.
Ekonomik durum daha da kötüleşti.The economic situation grew worse.
Jacob Coxey en kötüsü için hazırdı.Jacob Coxey was ready for the worst.
Fransa'daki bir kriz Amerika için kötü olabilir.A crisis in France could be bad for America.
Vietnam'da olanlar kötü bir rüya gibiydi.What happened in Vietnam was like a bad dream.
Ben kötü biriyim.I'm the bad one.
Bok kötü kokuyor.The shit smells bad.
Kapılar düşündüğün kadar kötü değil.Doors aren't as bad as you think.
Bugün kötü ruh hali içindeyim.I'm in a bad mood today.
Kış hakkındaki en kötü şey kardır.The worst thing about winter is the snow.
Yazla ilgili en kötü şey sıcaklık.The worst thing about summer is the heat.
Kötü otları kopardı ve onları attı.He pulled up the weeds and threw them away.
Dört bacak iyi, iki bacak kötü.Four legs good, two legs bad.
Onun, kalemini çiğneme gibi kötü alışkanlığı vardır.He has the bad habit of chewing his pencil.
Kötü bir örnek verdin.You gave a bad example.
Kötü konuşmacı bazen iyi bir yazar olarak bizi şaşırtmaktadır.The poor talker sometimes surprises us by being a good writer.
O, kötü bir yoldadır.He's on a bad path.
Geçen yıl kötü bir hasat vardı.Last year, there was a bad harvest.
Ben Katolik oldum çünkü son derece kötümserim.I became a Catholic because I'm extremely pessimistic.
O kötü bir insan değil.He's not a bad person.
Jose kendini kötü karakterli bir kişi olarak gösterdi.José showed himself to be a person of bad character.
Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.We sometimes disparagingly call noise, music that's insignificant and devoid of any charm.
Yazma konusunda çok iyisin. Ben kötüyüm.You're so good at writing. I'm terrible.
Bazen bir merdiven kötü bir şans işaretidir.Sometimes a ladder is a sign of bad luck.
En kötüsü zaten bitti.The worst is already over.
Birisi kötü kelimeler söylememeli.One should not say bad words.
Kötü bir ortaklıktansa yalnız olmak daha iyidir.Better to be alone than in bad company.
Sorun daha kötüydü.The problem is worse.
Kırık bir ayna kötü şans getirir.A broken mirror brings bad luck.
Gece geç saatlere kadar yatmamak cildin için çok kötüdür.Staying up late at night is very bad for your skin.
Kara kedilerin kötü şans getirdiklerine inanmıyorum.I don’t believe that black cats cause bad luck.
Dün gece onun durumu kötüleşmeye başladı.Her condition took a turn for the worse last night.
Durumu dün gece daha kötüleşti.Her condition got worse last night.
Onun durumu dün gece daha da kötüleşti.Her condition grew worse last night.
Yeni kocasının kötü bir kişi olduğu ortaya çıktı.Her new husband turned out to be a bad person.
Filmlerde gözde kötü adamın kim?Who's your favorite movie villain?
Uçak kötü hava yüzünden iki saat ertelendi.The plane was delayed for two hours on account of the bad weather.
Kötü hava uçağı geciktirdi.The bad weather delayed the plane.
Kötü hava uçağın kalkışını iki saat geciktirdi.The bad weather delayed the plane's departure by two hours.
Kötü hava yüzünden, uçağın kalkışı iki saat ertelendi.Because of the bad weather, the plane's departure was delayed by two hours.
Onun kötü olduğunu gerçekten düşünüyor musun?Do you really think that it's bad?
Zaman ayırmada neden çok kötüyüm?Why am I so bad at allocating my time?