Ana içeriğe geç
Sözlük

korun ile cümle

korun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
% 1 Slovak Korunasıamount in units (integer)korunaunit description in lists
% 1 Slovak Korunasıamount in units (integer)korunyamount in units (integer)
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Unia dąży do przystąpienia do europejskiej Konwencji o ochronie prawczłowieka i podstawowych wolności.
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Únia sa snaží o pristúpenie k Európskemu dohovoru o ochrane ľudskýchpráv a základných slobôd.
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Unie usiluje o přistoupení k Evropské úmluvěo ochranělidských práv a základních svobod.
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Unija si prizadeva pristopiti k Evropski konvenciji o varstvu človekovih pravic in temeljnih svoboščin.
2.Birlik, İnsan Haklarıve Temel Özgürlüklerin Korunması hakkındaki Avrupa Sözleşmesi’ne katılma çabasındadır.2.Unioni pyrkii liittymään ihmisoikeuksien ja perusvapauksien suojaamiseksitehtyyn yleissopimukseen.
ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri tarafından, Ebola'nın Ekolojisi, Kamu MalıL'écologie d'Ebola, illustration du Center for disease control, domaine public
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.A divulgação é fundamental para a prevenção.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.Comunicarea situaţiei este esenţială pentru prevenire.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.숨김없이 이야기하는 것이 예방의 핵심입니다.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.La divulgación es central a la prevención.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.La divulgation est centrale à la prévention.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.La divulgazione è centrale nel processo di prevenzione.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.Offenlegung ist zentral für die Präventition.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.Openheid staat zo centraal in preventie.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.Tiết lộ là điều chủ yếu đối với sự ngăn chặn.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.W zapobieganiu tak ważne jest wyjawienie prawdy - że jest się zarażonym.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.Полная открытость необычайно важна для предотвращение передачи ВИЧ от матери ребенку.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.Разкриването е толкова централно за превенцията.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.השיתוף חיוני למניעה.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.الإشهار و الكشف هو أساسي للوقاية.
Açıklama, korunmada merkezi bir durumdadır.もし公表されなかったら どうやってコンドームをつけて
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Aj ty sa opiješ; budeš pokryté, aj ty budeš hľadať pevnosť pred nepriateľom.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Also mußt du auch trunken werden und dich verbergen und eine Feste suchen vor dem Feinde.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Anche tu berrai fino alla feccia e verrai meno, anche tu cercherai scampo dal nemico
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Hai Niniwe, engkau pun akan pingsan karena mabuk. Engkau pun akan berusaha supaya luput dari musuh-musuhmu
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.너도 취한바 되어 숨으리라 너도 대적을 인하여 피난처를 찾아보리라
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Myös sinä olet juopuva ja vaipuva pimeyteen; myös sinä olet etsivä suojaa vihamiehen uhatessa.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Ngươi cũng vậy , ngươi sẽ mê_man vì say , sẽ được ẩn_náu , và tìm nơi vững_bền vì cớ kẻ_thù .
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Ngươi cũng vậy, ngươi sẽ mê man vì say, sẽ được ẩn náu, và tìm nơi vững bền vì cớ kẻ thù.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Også du skal bli drukken og sanseløs; også du skal søke et vern imot fienden.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Også du skal drikke og synke i Afmagt, også du skal søge i Ly for Fjenden.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Ook Ninevé zal wankelen als een dronken man en een schuilplaats zoeken tegen de vijand.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Så skall ock du bliva drucken och sjunka i vanmakt; också du skall få leta efter något värn mot fienden.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Şi tu te vei îmbăta, te vei ascunde; şi tu vei căuta un loc de adăpost împotriva vrăjmaşului!
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Takżeć i ty opojona będziesz, i skryć się musisz, i ty szukać będziesz pomocy przeciwko nieprzyjacielowi.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Takž i ty opiješ se, a pokrývati se musíš, i ty hledati budeš pomoci proti nepříteli.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Te is megrészegedel, elfeledtté leszel; te is keresel majd menedéket a gyûlölködõ elõl.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Toi aussi, tu seras enivrée, tu te cacheras; Toi aussi, tu chercheras un refuge contre l`ennemi.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Tudi ti boš upijanjeno, se boš moralo skriti; tudi ti boš iskalo zavetišča pred sovražnikom.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Tu também serás embriagada, e ficarás escondida; e buscarás um refúgio do inimigo.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Tú también serás embriagada. Estarás oculta; también tú buscarás refugio por causa del enemigo
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Και συ θελεις μεθυσθη, θελεις μενει αφανης και συ θελεις ζητησει δυναμιν εναντιον του εχθρου.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Също и ти ще се опиеш, Ще се скриеш, Ще потърсиш и ти защита против неприятеля.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.Так и ты – опьянеешь и скроешься; так и ты будешь искать защиты от неприятеля.
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.גם את תשכרי תהי נעלמה גם את תבקשי מעוז מאויב׃
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.انت ايضا تسكرين تكونين خافية. انت ايضا تطلبين حصنا بسبب العدو
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.你 也 必 喝 醉 、 必 被 埋 藏 . 並 因 仇 敵 的 緣 故 尋 求 避 難 所
Acıyla kendinden geçeceksin, ey Ninova, Düşmanlarından korunacak yer arayacaksın.你 也 必 喝醉 、 必被 埋藏 . 並因 仇敵 的 緣故尋 求 避難所
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Also begannen wir unsere Gespräche und erklärten ihnen, dass dies ein Schutzreservat ist.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Asa ca am inceput sa vorbim cu ei, sa ii convingem ca suntem intr-o zona protejata.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Así que empezamos a hablar con ellos, a convencerles de que estábamos en una zona protegida.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Cominciammo a parlarci, a convincerli che eravamo in una zona protetta.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Dus vertelden we ze dat ze in een beschermd gebied waren.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Więc zaczęliśmy z nimi rozmawiać i przekonywać ich, że znajdujemy się na obszarze chronionym.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Итак, мы начали разговаривать с ними, пытаясь убедить, что мы находимся на защищенной территории.
Adamlarla konuşmaya başladık Ve onları Korunmuş Alanın içinde olduğumuza ikna etmeye çalıştık.Така, че започнахме да говорим с тях, убеждавайки ги, че сме в защитена област.
AIDS de böyle bir şey. AIDS' ten korunmak maliyetli.에이즈도 같은 것 입니다. 에이즈를 예방하는 것은 값비싼 투자와도 같습니다.
AIDS de böyle bir şey. AIDS' ten korunmak maliyetli.איידס זה אותו הדבר. זה יקר להימנע מאיידס.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod