Tom yeni Fransız kornasında eski bir İrlanda şarkısını çaldı.Tom played an old Irish song on his new French horn.
Arkamızdaki tüm araba kornalarının çaldığını duyamıyor musun?Can't you hear all the car horns beeping behind us?
Geceleri korna kullanmaktan kaçınılmalı. Gece onun yerine farları yak.Using the horn at night should be avoided. At night, flash the headlights instead.
Tom kornaya basmaya devam etti.Tom continued to honk the horn.
Tom bir araba kornasının çaldığını duydu.Tom heard a car horn beep.
Korna çal.Honk the horn.
Kornaya bas böylece araba geçmemize izin verecek.Blow the horn so that car will let us pass.
Tom kornaya bastı.Tom honked the horn.
Tom Mary'ye korna çaldı.Tom honked at Mary.
Tom kornasını sokakta oynayan çocuklara çaldı.Tom honked his horn at the kids playing in the street.
Tom kornasını çaldı.Tom honked his horn.
Tom arabanın kornasını birkaç kez çaldı.Tom honked the car's horn several times.
Tom kornayı çaldı ve pencereden dışarıya eğildi.Tom honked the horn and leaned out the window.
Tom sabırsızlıkla kornaya bastı.Tom honked the horn impatiently.
Bir korna sesi duydum.I heard a horn honking.
Kornaya bastım.I honked the horn.
Kornayı çaldım.I beeped the horn.
Tom'a korna çaldım.I honked at Tom.
Fransız kornasını çalabilecek tanıdığım tek kişi sensin.You're the only person I know who can play the French horn.
Tom kornasını üç kez çaldı.Tom honked his horn three times.
Tom özel araba yolunda korna çalıyor.Tom is in the driveway honking his horn.
Tom korna çalıyordu.Tom was honking his horn.
Tom kornasına basıyordu.Tom was honking his horn.
Tom trafikte biri kendine korna çalınca küplere bindi.Tom got road rage when someone honked at him.
Hayır, havalı korna kullandığında daha beter.-No, it's even worse when he uses the air horn.
Havalı korna.-Air horn. [air horn blaring]
[orkestra ihtişamlı bir final yapar] [gemi kornası öter][boat horn blows] man speaking native language:
[ otobüs kornası ][bus horn honking]
[arabalar korna çalar][car horns honking] [door bangs]
Test istemcilerinden birinde korna kullanılıyordu.One of the test clients awhile back featured horns.
Ne için korna çalıyorsun?Damn! What'd you honk for?
Kornatili itfaiyecilerin aileleri 1,1 milyon avro talep ediyorlarKornati firefighters' families demand 1.1m euros
Ağustos 2007'de Kornati adasında bazıları 17 yaş kadar genç 12 itfaiyeci hayatını kaybetti.Twelve firefighters died on Kornati Island in August 2007, some as young as 17 years old.
Kornati Adası'nda çıkan yangınlarda 12 itfaiyeci hayatını kaybetti. [Getty Images]Twelve firefighters were killed fighting the Kornati Island fires. [Getty Images]
Civardaki arabalar kornalarıyla gruba destek verdi.Long Live Soviet Georgia!", accompanied by the cacophony of car sirens and horns.
Dan Heath - kornalar Tim Larcombe - klavye, gitar, davulDan Heath – horns Tim Larcombe – keyboard, guitar, drums
Korna (Sur) üfleyen bir İslami meleğin kanatları, muhtemelen İsrafilIslamic awing of an angel blowing a horn, probably Israfil
Arkamızdaki arabaların kornalarının sesini duyamıyor musun?Ne peux-tu pas entendre tous les klaxons des voitures derrière nous ?
1980'de János Kornai'nin Hiány (eksiklik) adlı kitabı yayınlandı.1980-ban megjelenik Kornai János Hiány című könyve.
O dönemde adanın hakimi olan Lüzinyan kralı, Katerina Kornaro adlı bir Venedik soylusuyla evlendi.Hän meni naimisiin venetsialaisen aatelisnaisen Caterina Cornaron kanssa.
[adam öksürür, öğürür] [orkestra ihtişamlı bir final yapar] [gemi kornası öter][man som hostar och får kväljningar] [en orkesters triumferande slutfinal] [båt som tutar]
[adam öksürür, öğürür] [orkestra ihtişamlı bir final yapar] [gemi kornası öter][mies yskii ja kakoo kurkkuaan] [mahtipontinen orkesterifinaali] [veneen torvi soi]
[arabalar korna çalar][bil dytter]
[arabalar korna çalar][dźwięki klaksonu]
[arabalar korna çalar][autók dudálnak]
[arabalar korna çalar][auto's toeteren]
[arabalar korna çalar][bilar som tutar]
[arabalar korna çalar] [kapı kapanır][auton torvet tööttäävät] [ovi läimähtää]
[arabalar korna çalar] [kapı kapanır][clacson di automobili che suonano] [porta che sbatte]
[arabalar korna çalar] [kapı kapanır][автомобильные сигналы] [хлопает дверь]
[arabalar korna çalar][자동차 경적 소리]
[arabalar korna çalar][troubí auta]
[arabalar korna çalar][κόρνες αυτοκινήτων]
[arabalar korna çalar][انطلاق آلة تنبيه سيارة]
[arabalar korna çalar][ドアが閉まる音]
Bu yüzden, çok duygulandım. [arabalar korna çalar] [kapı kapanır]Cela me rend nostalgique.
Bu yüzden, çok duygulandım. [arabalar korna çalar] [kapı kapanır]Das berührt mich tief.
Çalan korna ve yanıp sönen ışıklar aslında polisin dikkatini çekmek ve şanslıysanız hırsızı kaçırmak için.Aufmerksamkeit erzeugen und im besten Fall kommt die Polizei und nimmt den Dieb fest.
Çalan korna ve yanıp sönen ışıklar aslında polisin dikkatini çekmek ve şanslıysanız hırsızı kaçırmak için.경적 소리와 반짝거리는 불빛으로 경찰의 집중을 끌어서 이들이 절도범을 쫓아내길 바라는 거죠.
Çalan korna ve yanıp sönen ışıklar aslında polisin dikkatini çekmek ve şanslıysanız hırsızı kaçırmak için.הצופר שצופר והאורות שמהבהבים מיועדים למשוך תשומת לב, כך מקווים, של המשטרה שתגיע ותתפוס את הפורץ.