korkuyoruz ile cümle
korkuyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.57
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.E temos medo, como jovens apaixonados, de que demasiada conversa possa estragar o romance.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Et nous avons peur, comme de jeunes amants, que trop parler puisse gâcher la romance.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Ja pelkäämme kuin nuoret rakastavaiset, että liiallinen keskustelu saattaa pilata romanssin.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.우리는 두렵습니다. 처음 연애하는 사람들처럼 너무 많은 말로 연애를 망치게 됩니다.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Och vi är lika rädda som unga förälskade, att för mycket prat kan förstöra romansen.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Şi ne este teamă, precum tinerilor îndrăgostiţi, că prea multă conversaţie ar putea să distrugă romantismul.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Und wir haben Angst, wie junge Liebende, dass zu viele Gespräche die Romantik zerstören.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Và chúng ta sợ,như những người mới yêu, sợ rằng nói chuyện quá nhiều có thể sẽ làm hỏng sự lãng mạn.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.We zijn bang, net zoals prille geliefden, dat teveel praten de romantiek zou kunnen bederven.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.Και φοβόμαστε, σαν νεαροί εραστές, ότι η πολύ κουβέντα μπορεί να χαλάσει το ρομαντισμό.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.И мы боимся, как молодые влюблённые, что слишком много болтовни может испортить романтику.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.И се страхуваме, като скоро влюбените, че ако говорим за това прекалено много, ще убием романтиката.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.І боїмося, немов юні коханці, що надмірна балаканина зіпсує романтику.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.ואנו פוחדים, כמו אוהבים צעירים, שיותר מדי דיבורים עלולים לקלקל את הרומנטיקה.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.ونحن خائفون، كالعشاق الشباب، أن الكثير من الكلام يمكن أن يفسد الرومانسية.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.若い恋人のように恐れています でも今が話すときなのです
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Chúng ta cô đơn, nhưng chúng ta sợ sự gần gũi .
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Estamos solos, pero tenemos miedo a la intimidad.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Jesteśmy wrażliwi, jesteśmy samotni, ale boimy się intymności.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Jsme osamělí, ale bojíme se důvěrností.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Magányosak vagyunk, ugyanakkor félünk az intimitástól.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Nous sommes seuls, mais nous avons peur de l'intimité.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Olemme yksinäisiä, mutta pelkäämme läheisyyttä.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Sentimo-nos sós, mas temos medo da intimidade.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Siamo soli, ma abbiamo paura dell'intimità.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Sme osamelí, ale máme strach z dôvernosti.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Suntem singuri, dar ne este frică de intimitate.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Vi är ensamma, men samtidigt rädda för närhet.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.We zijn eenzaam, maar we zijn bang van intimiteit.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Wir sind einsam, aber wir haben Angst vor Intimität.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Είμαστε μοναχικοί, αλλά φοβόμαστε την οικειότητα.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Ми самотні, але боїмося близькості.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Мы одиноки, но мы боимся близких отношений.
Yalnızız. Ama yakınlıktan korkuyoruz.Ние сме самотни, но се страхуваме от интимността.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››A keď povieme: Z ľudí, bojíme sa zástupu, lebo všetci majú Jána jako proroka.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Če pa rečemo: Od ljudi – se bojimo ljudstva; kajti vsi imajo Janeza za proroka.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Còn nếu đáp rằng : Bởi người_ta , thì chúng_ta sợ thiên_hạ , vì thiên_hạ đều cho Giăng là đấng tiên_tri .
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Còn nếu đáp rằng: Bởi người ta, thì chúng ta sợ thiên hạ, vì thiên hạ đều cho Giăng là đấng tiên tri.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Et si nous répondons: Des hommes, nous avons à craindre la foule, car tous tiennent Jean pour un prophète.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Ha pedig azt mondjuk: emberektõl; félünk a sokaságtól; mert Jánost mindnyájan prófétának tartják.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Jeźli zaś powiemy z ludzi, boimy się ludu; bo Jana wszyscy mają za proroka.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››만일 사람에게로서라 하면 모든 사람이 요한을 선지자로 여기니 백성이 무섭다 하여
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Mas, se dissermos: Dos homens, tememos o povo; porque todos consideram João como profeta.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Men om vi svara: 'Från människor', då måste vi frukta för folket, ty alla hålla de Johannes för en profet.»
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Men sier vi: Fra mennesker, da frykter vi for folket; for alle holder Johannes for en profet.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Men sige vi: Fra Mennesker, frygte vi for Mængden; thi de holde alle Johannes for en Profet."
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Pakli díme: Z lidí, bojíme se zástupu. Nebo všickni měli Jana za proroka.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››se diciamo "dagli uomini", abbiamo timore della folla, perché tutti considerano Giovanni un profeta»
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Şi dacă vom răspunde: ,Dela oameni,` ne temem de norod, pentrucă toţi socotesc pe Ioan drept prooroc.``
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Y si decimos "de los hombres...", tememos al pueblo, porque todos tienen a Juan por profeta
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››εαν δε ειπωμεν, Εξ ανθρωπων, φοβουμεθα τον οχλον διοτι παντες εχουσι τον Ιωαννην ως προφητην.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››а если сказать: от человеков, - боимся народа, ибо все почитают Иоанна за пророка.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››коли ж скажемо: Від людей, то боїмо ся народу; всї бо мають Йоана за пророка.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››Но ако речем: От човеците, боим се от народа; защото всички имат Йоана за пророк.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››وان قلنا من الناس نخاف من الشعب. لان يوحنا عند الجميع مثل نبي.
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››若 說 從 人 間 來 、 我 們 又 怕 百 姓 . 因 為 他 們 都 以 約 翰 為 先 知
Yok eğer ‹İnsanlardan› dersek... Halkın tepkisinden korkuyoruz. Çünkü herkes Yahyayı peygamber sayıyor.››若說從 人 間來 、 我 們 又 怕 百姓 . 因為 他 們都 以 約翰 為先知
İlgili Sayfalar