korkuyoruz ile cümle

korkuyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
"Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."Tememos que se dormirmos em nossas casas, sejamos sequestrados pelos rebeldes
"Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."-Uh, tu vas a la escuela aquí -Sí.
"Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."Vi är rädda att om vi sover i våra hem kan vi bli bortförda av rebellerna.
"Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."Vi frygter, at hvis vi sove i vores hjem, at vi kan blive bortført af oprørerne
"Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."אנחנו פוחדים שאם נישן בבית המורדים יחטפו אותנו
"Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."نحن نخشىى أننا إذا قمنا بالنوم في بيوتنا، المتمردون سيقمومون بخطفنا
"Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."「だって、僕たちの家は町からずいぶんと遠いからね。」
"Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."我們害怕如果睡在家裡的話, 有可能會被反抗軍給綁架
"Gördüm." "Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."Bojíme se, že když budeme spát doma, rebelové nás unesou.
"Gördüm." "Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."Félünk, hogy ha otthon alszunk elrabolhatnak minket a lázadók.
"Gördüm." "Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."Kami takut jika kita tidur di rumah kita bahwa kita dapat diculik oleh pemberontak
"Gördüm." "Evimizde oturduğumuz için bizi gelip kaçırmalarından korkuyoruz."Wij zijn bang dat als we thuis slapen, dat we kunnen worden ontvoerd door de rebellen
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.우리는 올해로 10년 째 이란과 전쟁을 벌이고 있습니다. 그리고 많은 사람들이 공포에 떨고 있죠.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Cuộc chiến giữa chúng tôi và Iran đã diễn ra hơn 10 năm qua, và có những người dân, bạn biết đấy, họ sợ hãi.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Een oorlog met Iran zit er nu al 10 jaar aan te komen. De mensen zijn bang.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Kita sudah berperang dengan Iran selama 10 tahun sekarang, dan orang-orang takut.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Mamy wojnę z Iranem, która zagraża nam już 10 lat, i mamy ludzi, wiecie, którzy się boją.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Už 10 let nad námi visí hrozba války s Iránem a lidé se...bojí.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Vojna s Iránom nám hrozí už 10 rokov a chápete, ľudia majú strach.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Wir befinden uns im Krieg mit Iran seit nunmehr 10 Jahren und es gibt Menschen die Angst haben.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Περιμένουμε τον πόλεμο με το Ιράν εδώ και μια δεκαετία και οι άνθρωποι φοβούνται.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Война с Ираном надвигается уже 10 лет, и, как вы можете представить, люди боятся.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.Тази война с Иран се задава от 10 години и хората, нали разбирате, се страхуват.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.יש לנו את המלחמה הזו עם איראן כבר מזה 10 שנים כעת, ויש אצלנו אנשים, אתם יודעים, שמפחדים.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.نحن في هذه الحرب مع إيران فيما يقرب من 10 سنوات الآن، والناس، كما تعلمون، خائفون.
İran'la 10 yıl süren bir savaşımız var ve bizler, bildiğiniz gibi, korkuyoruz.怖がる人たちも当然います 毎年がイランとの交戦を回避する
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Bojíme se, že až nás rebelové zatknou znovu, tak nás zabijí.
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Chúng tôi lo lắng phiến quân khi họ bắt giữ cho chúng tôi một lần nữa sau đó, họ sẽ giết chúng tôi
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Ci preoccupiamo che se I ribelli ci arrestano di nuovo, allora poi ci uccidono
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Félünk attól, hogy ha megint elkapnak minket a lázadók meg fognak ölni.
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Kami khawatir para pemberontak ketika mereka menangkap kami lagi maka mereka akan membunuh kita
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."우린 반군들이 우리를 다시 체포하면 우리를 죽일까 봐 무서워요
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Martwimy się, że kiedy następnym razem rebelianci nas aresztują, zabiją nas
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Noi vă faceţi griji rebelii atunci când ei arestare noi din nou, apoi le va ucide ne
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz.""Quand les rebelles nous arrêtent encore" "alors ils vont nous tuer."
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Temos medo de que os rebeldes, quando nos prenderem de novo, nos matem.
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Vi bekymre mig oprørerne, når de arrestere os igen og derefter de vil dræbe os
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Vi oroar oss för rebellerna när de arresterar oss igen så kommer de att döda oss
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Wij maken ons zorgen, dat wanneer de rebellen ons opnieuw arresteren dat ze ons dan zullen doden.
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."Притесняваме се, че когато бунтовниците ще ни убият следващият път, когато ни хванат.
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."אנחנו פוחדים שהמורדים כשהם יעצרו אותנו שוב הם יהרגו אותנו
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."نحن قلقون لأنه عندما يمسك بنا المتمردون مرةً أخرى سيقومون بقتلنا
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."「僕の兄弟は逃げようとした。
"İsyancıların bizi bulup öldürmesinden korkuyoruz."我們很擔心當反抗軍再次捉到我們時, 他們會把我們給殺了
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Chúng ta cảm thấy kinh sợ, và chúng ta có lòng trắc ẩn.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Kita merasa kagum, kasihan.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.우리는 놀라고, 동정하기도 하죠.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Ne înfiorăm, avem milă.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Odczuwamy podziw i współczujemy.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.On ressent de la crainte, on ressent de la pitié.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Proviamo soggezione, compassione.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Sentimos admiração, sentimos pena.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Sentimos temor, lástima.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.We voelen ontzag, we voelen medelijden.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Wir fühlen Ehrfurcht, Mitleid.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Αισθανόμαστε δέος και συμπόνοια.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Ми відчуваємо страх і смуток.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Мы испытываем восторг, мы чувствуем жалость.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.Чувстваме страхопочитание, чувстваме съжаление.
Korkuyoruz, merhamet ediyoruz.אנחנו חשים יראת כבוד, אנו חשים רחמים.
İlgili Sayfalar