Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Akkor nyitja meg az emberek fülét, és megpecsételi megintetésökkel.
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Allah menyuruh mereka mendengarkan; dikejutkan-Nya mereka dengan teguran-teguran
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Alors il leur donne des avertissements Et met le sceau à ses instructions,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;apre allora l'orecchio degli uomini e con apparizioni li spaventa
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Atunci El le dă înştiinţări, şi le întipăreşte învăţăturile Lui,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Bấy giờ Ngài mở lỗ tai loài người, Niêm phong lời giáo huấn mà Ngài dạy cho họ,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Bấy_giờ Ngài mở lỗ tai loài_người , Niêm_phong lời giáo_huấn mà Ngài dạy cho họ ,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;da åbner han Menneskers Øre, gør dem angst med Skræmmebilleder
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;da åpner han deres ører og trykker sitt segl på advarselen til dem,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;da öffnet er das Ohr der Leute und schreckt sie und züchtigt sie,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;då öppnar han människornas öron och sätter inseglet på sina varningar till dem,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;então abre os ouvidos dos homens, e os atemoriza com avisos,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Entonces abre el oído de los hombres y sella la instrucción para ellos
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;사람의 귀를 여시고 인치듯 교훈하시나니
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Op zulke ogenblikken opent Hij hun oren en waarschuwt Hij hen
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;silloin hän avaa ihmisten korvat ja sinetillä vahvistaa heidän saamansa kurituksen,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;tedaj odpira uho ljudem in pritiska pečat na pouk, ki jim ga daje,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Tedy otwiera ucho ludzkie, a to, czem ich ćwiczy, pieczętuje,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Tehdáž odkrývá ucho lidem, a čemu je učí, to zpečeťuje,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Vtedy odhaľuje ucho ľudí a zapečaťuje to, čomu ich učí,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;τοτε ανοιγει τα ωτα των ανθρωπων, και επισφραγιζει την προς αυτους νουθεσιαν
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Тогава Той отваря ушите на човеците, И запечатва поука в тях,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;Тогда Он открывает у человека ухо и запечатлевает Свое наставление,
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;אז יגלה אזן אנשים ובמסרם יחתם׃
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;حينئذ يكشف آذان الناس ويختم على تاديبهم.
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;開 通 他 們 的 耳 朵 、 將 當 受 的 教 訓 印 在 他 們 心 上
Kulaklarına konuşur, Uyarısıyla onları korkutur;開通 他 們的 耳朵 、 將當 受 的 教訓 印 在 他 們 心上