Sen Tom'u korkutacaksın.You'll spook Tom.
Onları korkutacaksın.You'll spook them.
Onu korkutacaksın.You'll spook him.
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.I am afraid you are going to annoy me again. . . .
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.They held onto this information as something to frighten themselves with.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.It's very technological, it's very complex, a little daunting.
TED'de, parlak zeka diz boyu, hem de insanı korkutacak kadar.At TED, brilliance is rampant. It's scary.
Rüzgarın sürüklediği yaprağa dönmüşüm, Beni mi korkutacaksın? Kuru samanı mı kovalayacaksın?Will you harass a driven leaf? Will you pursue the dry stubble?
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Ils s’agrippaient à ces informations comme à quelque chose avec lequel s’effrayer.
O da Rusya gibi yanderedir ancak Rusya'yı bile korkutacak denli korkunç bir yanderedir.Elle semble être la seule personne plus inquiétante que Russie, au point d'effrayer ce dernier.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Se aferraron a esta información como algo con lo cual se pudieran asustar a ellos mismos.
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.Tacita de mis entrañas otra vez me has embrujao.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Si è aggrappata a questa informazione come qualcosa con cui potersi spaventare.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Они держались за эту информацию, как за что-то такое, чем сами себя пугали.
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.Мне нужно обновить свою жизнь. (…) Я снова хочу ошеломлять.»
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.هل تشتعل مرة أخرى؟ - تقرير خاص.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Estavam agarradas a esta informação como algo para se assustarem.
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.Ze is bang om voor de zoveelste keer te gaan verliezen.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Вони тримались за цю інформацію, як за щось таке, чим вони самі себе лякали.
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.Některá adverbia: Už zase podvádíš!
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.És félt, nehogy újra véresre verjék.
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.Minun olisi täytynyt aavistaa") ja masentuu taas.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.He ovat pitäneet kiinni näistä uskomuksista voidakseen pelotella niillä itseään.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Γραπώθηκαν από αυτές τις πληροφορίες σε μια προσπάθεια να τρομάξουν τους εαυτούς τους.
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.Και θα σας προδώσει πάλι».
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.Det ser ud til, at du bliver toer endnu engang".
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.Dan pada keadaan yang lain, kita menjadi takut kehilangan seperti itu terjadi lagi.
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.Anh quyết định lại phiêu bạt một lần nữa.
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.怒ると怖く「またぼえ」をすることもある。
Vėl mane gąsdinsi. : Beni yine korkutacaksın.該女士說:又發病了。
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.הם החזיקו במידע הזה כדי להפחיד את עצמם.
Başka bir tedavi yöntemi daha var. Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Druga metoda leczenia jest technicznie skomplikowana i trochę zniechęcająca.
Başka bir tedavi yöntemi daha var. Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Există alt remediu, tehnologic, complex și descurajant.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.C'est très technologique, très complexe et un peu effrayant.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Det er meget teknologisk, det er meget komplekse, en smule skræmmende.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.È molto tecnologica, è molto complessa, un po' spaventosa.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.É muito tecnológica, muito complexa, um pouco assustadora.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Es muy tecnológico, muy complejo, un poco intimidante.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Je to velmi technologické, velmi komplexní, a trochu znepokojivé.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.이건 아주 기술이 요구되는 거에요. 매우 복잡하기도 하고 조금은 어렵기도 해요.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Liên quan rất nhiều đến công nghệ, rất phức tạp, và gây nản chí một chút.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Sie ist sehr technisch, komplex, etwas einschüchternd.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Ze is technologisch, heel complex en een beetje ontmoedigend.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.Είναι πολύ τεχνολογική, πολύ πολύπλοκη και λίγο τρομακτική.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.То е много технологично, много сложно, малко страшно.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.היא מאוד טכנולוגית, מאוד מסובכת, קצת מאיימת.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.وهو جداً علاج تقني، وجداً معقد، و شاق قليلاً.
Çok teknolojik, çok karmaşık ve gözünüzü korkutacak bir yöntem.子どもに青色光を当てるのです
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Bởi chúng ta chỉ làm ra những thứ vui vẻ, hay là, bạn biết đấy, làm bạn sợ, hay là, gây phấn khích trong lòng.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Deoarece facem lucruri care sunt distractive sau în care simți groaza ca o emoţie viscerală.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Karena kita hanya membuat hal yang menyenangkan, atau akan membuat Anda takut, Anda tahu, perasaan berdebar.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.우리는 그냥 재미있거나 무섭거나 본능적으로 흥분하게 하는 것만 만드니까요.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Omdat we dingen maken die tof zijn of die je angst laten voelen, die pure opwinding.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Perché noi facciamo solo cose divertenti o che spaventano, cioè quell'emozione viscerale.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Porque hacemos cosas divertidas, ya lo saben, haremos que sientan temor, esa emoción visceral.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Porque nós simplesmente fazemos coisas divertidas, ou então que nos fazem sentir medo, aquela emoção visceral.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Wir machen nur Dinge, die Spaß machen oder ein Angstgefühl - ein gewisses Bauchkribbeln - auslösen.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Ведь игры нужны для развлечения или страха, в общем, катализаторы эмоций.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Защото правим неща, които ви забавляват, ще ви накараме да почувствате страх, този експеримент.
Çünkü biz hep eğlencelik şeyler yapıyoruz ya da bilirsiniz sizi korkutacak, müthiş heyecanlandıracak şeyler.Ми робимо ігри для розваг, чи задля того, щоб відчути страх або захоплення.