korkularını ile cümle
korkularını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
McClellan Lincoln'un korkularını yatıştırmak için çalıştı.McClellan tried to calm Lincoln's fears.
Onlar korkularının üstesinden gelebilirler.They can overcome their fear.
Korkularını yenebilirler.They can overcome their fear.
Onlar korkularının üstesinden gelebilir.They can overcome their fears.
Onlar korkularını fethedebilirler.They can conquer their fear.
Sami, Leyla'nın korkularını doğruladı.Sami confirmed Layla's fears.
Gizlilik koşulları müşterilerin korkularını hafifletmek için Microsoft tarafından hızla güncellendi.The privacy terms were quickly updated by Microsoft to allay customers' fears.
Sonunda duvara tosladığımız büyüyen korkularınızı bir kenara bırakın.Ignore those creeping fears that we have finally hit the wall.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.We need to imagine what a landscape of the world's fears might look like.
Korkularınızı abartırsınız. Ve yenilginin getireceği aşağılanmadan korkarsınız.You exaggerate your fears, and you're terrified about the humiliation of defeat.
İstanbul'daki sarsıntı "büyük deprem" korkularını tetiklediIstanbul tremor triggers fears of the "big one"
Romen vatandaşlığı korkularını hafifletmeAlleviating Romanian citizenship fears
Bu arada Türk yetkililer de hakın korkularını dağıtmaya çalışıyorlar.Turkish authorities, meanwhile, are seeking to allay public fears.
Görüşmede Rehn, AB genişleme sürecinde yavaşlama korkularını dağıtmaya çalıştı. [Getty Images]Rehn has sought to allay fears of a slowdown in the EU enlargement process. [Getty Images]
Veszprem civarındaki bölgede yaşayan Roman liderler misilleme korkularını dile getirdiler.Roma leaders in the region around Veszprem expressed fear of reprisals.
Trend, bazı AB üye ülkelerinin göçmen akınıyla ilgili korkularının tersi yönünde gelişiyor.Trend runs contrary to fears among some EU members about an influx of émigrés.
Kosovalı Sırplar da güvenlik korkularını öne sürerek seçimleri boykot etme tehdidinde bulundular.Citing security fears, Kosovo Serbs have threatened to boycott the election.
Sirenayka ve Fizan'daki direniş korkularının yersiz olduğu ortaya çıktı.Fears of resistance in Cyrenaica and Fezzan proved unfounded.
Her davranışını biçimleyen bu durum, kök salmış bütün korkularının da asıl kaynağıdır.Diese von ihrem Schicksal Getriebenen bildeten den Grundstock jedes echten Goldrausches.
Bu yöntem sayesinde fobi sahibi kimse korktuğu şeyle yüzleştirilir ve korkularının üzerine gitmesi sağlanır.Con este método incitan a la víctima a tener miedo por lo que le pueda pasar.
Karakoldan sağ-salim çıkmak için, burada korkularını yenmelidir.Чтобы вырваться живым из этого «участка», он должен оставить в нём свои страхи.
Fotoğrafçı burada, çocukluğundan kalma korkularının olduğunu fark eder.Ten numer jest uświadomieniem sobie, że jestem tak bardzo dziecinny.
Hastalar sürekli kaşınmak isterler ve bit olduğunu söyleyerek korkularını ifade ederler.Pacient je vyzván, aby si přál paradoxně právě to, čeho se bojí.
Gandi en önemli mücadelenin kendi iblislerini, korkularını ve güvensizliklerini yenmek olduğunu belirtmiştir.Gandhi a declarat că cea mai importantă luptă de purtat este cu propriii demoni, temeri și nesiguranțe.
Gizlilik koşulları müşterilerin korkularını hafifletmek için Microsoft tarafından hızla güncellendi.Các điều khoản riêng tư nhanh chóng được Microsoft cập nhật để làm dịu đi sự lo sợ của người dùng.
Gizlilik koşulları müşterilerin korkularını hafifletmek için Microsoft tarafından hızla güncellendi.顧客の不安を和らげるため、プライバシーの規約はすぐにマイクロソフトにより更新された。
Ama korkularını içine atıyor.Dar toate temerile i se urcă la cap.
Ama korkularını içine atıyor.De minden félelme felmegy a fejébe.
Ama korkularını içine atıyor.Mais toute sa peur, elle lui monte à la tête.
Ama korkularını içine atıyor.Mas todos os seus medos vão parar à cabeça.
Ama korkularını içine atıyor.Pero todos sus miedos se le van a la cabeza.
Derin suçluluk hissedersiniz. Korkularınızı abartırsınız.Ma się ogromne poczucie winy i wyolbrzymia obawy.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Chceme si predstaviť, ako asi vyzerá krajina strachu na svete.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Chúng ta hãy tưởng tượng xem hình ảnh nỗi sợ hãi của thế giới trông ra sao.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Dobbiamo immaginare a cosa potrebbe assomigliare un panorama delle paure del mondo.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Il nous faut imaginer ce à quoi un paysage des peurs du monde pourrait ressembler.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Képzeljük el hogyan nézne ki a világ félelem tájképe.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.세상이 느끼는 공포는 어떻게 보일지 한 번 상상해보세요.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Musimy wyobrazić sobie jak krajobraz światowych niepokojów by wyglądał.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Precisamos de imaginar o aspeto de um cenário dos medos do mundo.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Představte si, jak by vypadala krajina sestavená ze strachů ve světě.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Stellen wir uns vor wie ein Landschaftsbild der Ängste in der Welt aussehen könnte.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Tenemos que imaginarnos lo que sería un escenario de los miedos del mundo.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Trebuie să ne imaginăm cum ar putea arăta peisajul temerilor din toată lumea.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Vi behöver föreställa oss hur ett landskap av världens rädslor skulle kunna se ut.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.We moeten ons inbeelden hoe een landschap van de angsten van de wereld er zou kunnen uitzien.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Πρέπει να φανταστούμε πώς θα μοιάζει το τοπίο των φόβων του Κόσμου.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Нам нужно представить, как бы выглядела картина мировых страхов.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Нам треба уявити як би виглядав ландшафт людських страхів.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.Трябва да си представим как би изглеждал пейзажът на страховете на света.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.אנחנו צריכים לדמיין כיצד תמונת הנוף של הפחדים בעולם עשויה להראות
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.نحن بحاجة إلى تخيل كيف يبدو مشهد المخاوف التي تنتاب العالم.
Dünyanın korkularının gökdeleninin neye benzeyebileceğini hayal etmeliyiz.どのようなものになるか想像してください 見てみましょう
Korkularınızı abartırsınız.Anda membesar-besarkan ketakutan Anda.
Korkularınızı abartırsınız.Bạn phóng đại các nỗi sợ hãi.
Korkularınızı abartırsınız.Eltúlozod a félelmeid.
Korkularınızı abartırsınız.Exageramos os nossos temores.
Korkularınızı abartırsınız.Je overdrijft je angsten.
Korkularınızı abartırsınız.당신은 당신의 공포감을 과장하게 됩니다.
Korkularınızı abartırsınız.Le paure si ingigantiscono.