Ana içeriğe geç
Sözlük

korkma ile cümle

korkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tetrafobi (Tetraphobia), 4 rakamından korkma durumudur.A Tetrafobia é uma aversão ou o medo do número 4.
Armi tek başına kalmaktan korkmaktadır.Seu maior medo é ficar sozinha.
Korkma, tamam mı?..Não tenha medo.
Danny, okuldaki popülaritesini yitirmekten korkmaktadır.Preocupa-se muito em ser popular em sua escola.
Gerçekte yaşanan şeyleri tartışmaktan korkmadıklarını da belirtmiştir.Ela deixou igualmente claro que não se preocupava com o que as pessoas pensavam.
Devletler, kendi toplumlarından korkmalı.O Estado deve temer seu povo."
Hiçbir şeyden korkmaz.Ele não tem medo de nada.
Thomas, Bruce'a korkmamasını söyler.Disseram a Barney para não temê-los.
Şarkı aşık olmaktan korkmak hakkındadır.Ela está cantando sobre realmente querer se apaixonar.
Mahmut Korkmaz: Yakalanamadı.Parado: Não pode ser executado.
Ezgi Korkmaz ile evlidir.Minha esposa não está assustada.
Mary Ann Muhittin Korkmaz....Arthur Mydanick Tony Musante ....
Bunu bütün hafta boyunca yapmıştı ve gerçekten de korkmaya başlamıştım, ama şans bu sefer benden yanaydı.Eu sou muito feliz nesta casa, mas eu quero dizer que eu fiquei muito triste hoje.
Panfobi özetle tüm fobilerden korkmaktır.Caetofobia é o medo de pelos.
İnsanların pek çoğu ölümden korkmaktadır.Por isso muita gente tem medo dele.
Korkmaz, Gül (Ed.).Mulher não ri (Ed.
Korkmak en büyük ayıp, öldürmek ondan daha ayıp...Outros pedaços são mais sem vergonha ...
"Anadolu Efes, Furkan Korkmaz yüzünden mahkemelik oldu".«"Edir Macedo sera julgado por falsidade ideologica hoje"».
Genç kız ölümden korkmaz ancak sevgilisinin, onun ölümünden sonra başka kadınlara aşık olmasında korkar.Ele não tem medo de morrer pela proteção de seus entes queridos ou o próprio planeta.
Sonuçta damadını tanımamaktadır ve kızını kaybetmekten ve onun zarar görmesinden çok korkmaktadır.Ou seja ela não pára de se lembrar do seu amado e sente-se muito triste.
Onu kullanmaktan korkma" der.Wees niet bevreesd voor hetgeen gij lijden zult.
İnsanların pek çoğu ölümden korkmaktadır.Om die reden zijn de meeste mensen bang voor ze.
Hiç kimseden korkmaz.Hij is van niemand bang.
Gerçekte yaşanan şeyleri tartışmaktan korkmadıklarını da belirtmiştir.Ook bleek Videla niet specifiek te ontkennen dat de vraaggesprekken hadden plaatsgevonden.
Tetrafobi (Tetraphobia), 4 rakamından korkma durumudur.Er bestaat een heuse tetrafobie (angst voor het getal vier).
Kaptan hiçbir şeyden korkmadığını söyler ve geleceğini belirtir.De kapitein zegt niemand opgemerkt te hebben en biedt aan op te letten.
Kur'an'da Rab sözcüğü geçen ayetlerden biri şöyledir: "...Ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam.De voedster zegt in de aanvang: Ik ben bang dat zij (Medea) iets ontzettends bedenkt.
Lanetli Samara sudan korkmaktadır.De bron ligt op de Morne Diablotins.
Ebû Bekir yeni kurulan Müslüman devletinin bu iki güç arasında ezilmesinden korkmaktaydı.Zij vreesden dat Hetterscheid weet had van Tobbens verzetsachtergrond.
Ama karısı Rosa'yı kıskanmaktadır ve onun kendisini aldatacağından korkmaktadır.Mario wordt jaloers op zijn vrouw en vervreemdt zich van haar.
Başkanı Ramazan Korkmaz'dır.Maar de koning Shantanu kan dat niet beloven.
Transfobi, travesti veya transeksüellerden korkma veya nefret etme.Men moet het ook niet verwarren met travestie, transgenderisme of transseksualiteit.
Tanrı’dan korkmak ne anlama gelir?Begrijp je wat dat betekent, God te zijn?
İnsanlar birbirlerine ne kadar kuvvetli yaslanırlarsa, birbirlerinden korkmadıklarından o kadar emin olurlar.Hoe innig ze ook van elkaar houden, ze zijn toch kinderloos gebleven.
Üreticiler bu krizin tüketiciler üzerinde yaratacağı tedirginlikten korkmaktaydılar.De producenten vreesden dat dit met de hele cast het probleem zou zijn.
Ailurofobi veya kedi korkusu, şiddetli olabilen kedilerden korkma halidir.Het diertje is niet schuw, en kwetsbaar voor verwilderde huiskatten.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Hij is een voorzichtige speler en neemt weinig risico's.
Kendinizi geriye doğru yatırmayın ve düşmekten korkmayın.Verzorg je voorkomen, maar wees niet verwijfd.
Hiçbir şeyden korkmaz.Nergens bang voor zijn.
Diğer hayaletler Kanlı Baron'dan çok korkmaktadırlar.De Bloederige Baron zit onder de zilverachtige bloedvlekken.
Amerikan yaşamından da korkmaktadır.Zij toerde ook door Amerika.
Devletler, kendi toplumlarından korkmalı.Staten moeten hun soldaten weten te maken uit eigen mensen.
Eraslan ve Korkmaz ailesinin öyküsü daha sonraki bölümlerde geniş bir şekilde ifade edilecektir.De oeradellijke en briefadellijke families staan in verschillende almanakken opgesomd.
Yabancı bir dil öğrenirken, hata yapmaktan korkmamalısın.Je mag niet bang zijn om fouten te maken als je een vreemde taal leert.
Hatalar yapmaktan korkmayın.Wees niet bang om een fout te maken.
O ölümden korkmaz.Hij is niet bang voor de dood.
Atla! Korkma! Çok yüksek değil!Spring! Geen schrik! Het is niet heel hoog!
Benden korkmana gerek yok.Je hoeft niet bang van mij te zijn.
Korkmaya gerek yok.Je hoeft niet bang te zijn.
Bu yüzden insanlığın doğaüstü varlıklardan korkmamaları gerektiğini belirtir.Dlatego uważał, że ludzkość nie powinna się obawiać nadnaturalnego.
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Nie obawiajcie się ich, lecz obawiajcie się Mnie!
Hiçbir şeyden korkmaz.Nie boi się niczego.
Anlatıcı kediyi evine götürür ama bir süre sonra bu kediden de nefret etmeye, hatta korkmaya başlar.Narrator zabiera je do domu, lecz szybko zaczyna czuć odrazę, a nawet strach do kota.
Ağabeyi Iggy'nin aksine hiçbir şeyden korkmadığını iddia eder.Mały Iggy boi się cokolwiek zrobić, tak jak i pozostali.
Hiçbir şeyden korkmayınız.Nie bój się niczego!
Kendinizi geriye doğru yatırmayın ve düşmekten korkmayın.Tylko się nie potknij i nie upadnij.
Gerçekte yaşanan şeyleri tartışmaktan korkmadıklarını da belirtmiştir.Znany jest również z tego, że nie boi się powiedzieć tego co myśli.
Bir ya da daha çok hayvandan korkma durumudur.Lęgi Jeden lub więcej.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Nie mówił do ludzi i nic złego im nie czynił, przerażał jednak swoim pojawieniem się.
Genç kız ölümden korkmaz ancak sevgilisinin, onun ölümünden sonra başka kadınlara aşık olmasında korkar.Uważam, że nieustraszone jest zakochanie się w najlepszym przyjacielu pomimo tego, że on kocha kogoś innego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod