Yabancı bir dil öğrenirken, hata yapmaktan korkmamalısın.No deberías tener miedo a cometer errores cuando aprendes una lengua extranjera.
Hayaletlerden korkmam.Yo no les temo a los fantasmas.
Korkma gel, seni koruruz.Ven, no tengas miedo, nosotros te protegemos.
Korku filmlerini izleyip korkmak için sinemaya gidiyoruz.Vamos al cine a ver películas de miedo que nos asusten.
Korkmanıza gerek yok.No hace falta que tengáis miedo.
Onu kullanmaktan korkma" der.¡No lo dejéis abandonado!".
Şarkı aşık olmaktan korkmak hakkındadır.Ella está cantando acerca de querer enamorarse.
Ofidiyofobi yılanlardan korkma durumudur.La ofidiofobia es el miedo a las serpientes.
Genç kadın en çok bundan korkmaktadır...Por eso la joven tiene miedo.
Ölümden korkma.No temas a la muerte.
Tetrafobi (Tetraphobia), 4 rakamından korkma durumudur.La tetrafobia es una aversión o miedo al número cuatro.
Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.No dejes que tus corazones se turben y no tengas miedo.
Korkma, üzülme.Nada de temor.
Ümraniye 5. Aşur Korkmaz.Nivel 5.- No urgente.
Bu yüzden nişanlısına dönmekten korkmaktadır.Huye de nuevo con su prometida.
Hiçbir şeyden korkmaz.No le tiene miedo a nada.
Korkma sakın bizden.No me asustes.
Korkma, tamam mı?..Así que no tengas miedo.
Lanetli Samara sudan korkmaktadır.Yamazaki el temerario enfrenta a Satán.
Bersi kimseden korkmadığını söylemekte ve kendisinin de bir ihtilal çocuğu olduğunu iddia etmektedir * (Temer?Por ello ordeno que el propio Starkad nunca tenga un hijo o una hija y su familia termine con él.'
İnsanların pek çoğu ölümden korkmaktadır.Muchos murieron de muerte violenta.
"Anadolu Efes, Furkan Korkmaz yüzünden mahkemelik oldu".Horacio Esquivel sancionado por no hablar».
Çünkü vatan için yaşamak onun için ölmekten korkmamaktır.’«A Amigos nunca hay que darlo por muerto».
Kork Allahtan korkmayandan Alışmadık _ötte tuman (don) durmaz El elin eşşeeni türkü çağıra çağıra ararmış.Se dijo que se hizo matar por uno de sus hombres ante el temor de perecer en el suplicio.
Bu arada Barney, Robin'e aşık olmuştur, ama kendine bile itiraf etmekten korkmaktadır.Con esto Robin comprende que ella también sigue enamorada de Barney, algo que no se atreve a decir.
Korkmaz 1987 yılında Askeri hizmetini bitirmiş ve vatanına geri dönmüştür.En 1837 abandonó el servicio y regresó a la vida civil.
1960), Türk yönetmen ve prodüktör Şeyma Korkmaz (d.E: No, la productora me mataría (risas).
Ama Dalekler bu görevi yapmaktan korkmaktadır.Debian cuenta con apt para esta tarea.
Romalılar Galyalı kabilelere saygılı bulunmakta ve hatta onlardan korkmakta idiler.Los romanos respetaban y temían a los galos y las tribus germánicas.
Uçunmak, korkmak, çekinmek demektir.Asustado, asustado, asustado.
Diğer hayaletler Kanlı Baron'dan çok korkmaktadırlar.Un gran número de factores ayudaron a hacer notorio al Barón Sangriento.
Bunu bütün hafta boyunca yapmıştı ve gerçekten de korkmaya başlamıştım, ama şans bu sefer benden yanaydı.Yo siempre dije que esto acaba de empezar y la verdad es que me están pasando cosas bonitas.
Tom bana Mary'den korkmadığını söyledi.Tom mi disse che non aveva paura di Mary.
Hiromi korkmasına rağmen, bungee-jumpingi göze almaya karar verdi.Malgrado la sua paura, Hiromi decise di provare il bunjee-jumping.
Erkek kardeşim karanlıktan korkmadığını söylüyor.Mio fratello dice che non ha paura del buio.
Ölümden çok az insan korkmaz.Pochissime persone non temono la morte.
Korkma sen emrimi yerine getir, ben başıma ne geleceğinin biliyorum. ''.Non temere, perché io ti ho riscattato, ti ho chiamato per nome; tu sei mio!" (43:1; 45:3).
Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin!Temete Allah e non svergognatemi davanti ai miei ospiti.
Ölümden korkma.Non teme la morte.
Korkma, tamam mı?..Non avere paura.
Korkma, üzülme.Finché dura, nessuna paura.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Essa, in verità, non l'ha ricevuta da alcuna di queste vie: non la possiede.
Mahmut Korkmaz: Yakalanamadı.Erode non lo teme: lo schiaccerà.
Sam hiçbir şeyden korkmaz, ve kavga etmek onun için bir sorunu çözmek yolundaki ilk adımdır.Sam non ha paura di nulla ed è molto brava a combattere o a trovare la via d'uscita da ogni problema.
Onun adını korkmadan söyleyebilir.Egli non riesce a far intendere il proprio nome.
İnsanların pek çoğu ölümden korkmaktadır.“Tutti temono la morte.
Şarkı aşık olmaktan korkmak hakkındadır.La canzone si riferisce all'innamoramento.
Genç kadın en çok bundan korkmaktadır...È quello di cui abbiamo più paura.
Thomas, Bruce'a korkmamasını söyler.Graves gli disse di non preoccuparsi.
Ofidiyofobi yılanlardan korkma durumudur.Ha il terrore dei serpenti.
Hiçbir şeyden korkmaz.Non temo nulla.
7. İsa gelip onlara dokundu, “Kalkın, korkmayın!” dedi.Gesù gli intimò: «Taci, esci da costui!».
Hiç kimseden korkmaz.Io non ho paura di voi.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.Nell'anime, la falce non è della Morte: Dante infatti la sottrae ad un arcidiavolo.
Mert Korkmaz (d.("Se questo non ti spaventa...
Yüreğiniz sıkılmasın ve korkmasın.Non dovete farvi influenzare né spaventare da loro.
Hiçbir şeyden korkmayınız.E non sperare niente.
Soru sormaktan korkma.Не бойся задавать вопросы.
Tom bana Mary'den korkmadığını söyledi.Том сказал мне, что не боится Мэри.
Arkadaşlarım benim uçaktan korkmamla alay ediyorlar.Мои друзья смеются над моей боязнью полётов.