korkarım ile cümle
korkarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şunu söylemek istiyorum ki, uçmaktan biraz korkarım.أريد أن أقول بجدية لدى خوف ضئيل من الطيران
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Al terzo giorno Giuseppe disse loro: «Fate questo e avrete salva la vita; io temo Dio
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Am dritten Tage aber sprach er zu ihnen: Wollt ihr leben, so tut also; denn ich fürchte Gott.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Ao terceiro dia disse-lhes José: Fazei isso, e vivereis; porque eu temo a Deus.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.A treia zi, Iosif le -a zis: ,,Faceţi lucrul acesta, şi veţi trăi. Eu mă tem de Dumnezeu!
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.De derde dag zei Jozef tegen hen: "Ik ben een godvrezend man en daarom zal ik u een kans geven.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Harmadnap pedig monda nékik József: Ezt cselekedjétek, hogy éljetek; az Istent én is félem.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.I mówił do nich Józef dnia trzeciego: Uczyńcie tak, a żyć będziecie; boć się ja boję Boga.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.삼일만에 요셉이 그들에게 이르되 나는 하나님을 경외하노니 너희는 이같이 하여 생명을 보전하라
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Le troisième jour, Joseph leur dit: Faites ceci, et vous vivrez. Je crains Dieu!
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Men den tredje dag sa Josef til dem: Gjør som jeg nu sier, så skal I leve! Jeg frykter Gud.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Men på tredje dagen sade Josef till dem: »Om I viljen leva, så gören på detta sätt, ty jag fruktar Gud:
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Ngày thứ ba, Giô-sép nói cùng họ rằng: Ta kính sợ Ðức Chúa Trời; hãy làm như điều nầy, thì được sống.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Ngày thứ_ba , Giô-sép nói cùng họ rằng : Ta kính sợ Ðức_Chúa_Trời ; hãy làm như điều nầy , thì được sống .
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Potem jim reče Jožef tretji dan: To storite in si ohranite življenje – Boga se bojim jaz:
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Potom na tretí deň im povedal Jozef: Toto robte a žite. Ja sa bojím Boha.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Třetího pak dne řekl jim Jozef: Toto učiňte, abyste živi byli; neboť já se bojím Boha.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.y al tercer día José les dijo: --Haced esto y viviréis. Yo temo a Dios
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.Και την τριτην ημεραν ειπε προς αυτους ο Ιωσηφ, τουτο καμετε και θελετε ζησει διοτι εγω φοβουμαι τον Θεον
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.А на третия ден Иосиф им рече: Това сторете и ще живеете, защото аз се боя от Бога:
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.И сказал им Иосиф в третий день: вот что сделайте, и останетесь живы, ибо я боюсь Бога:
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.ויאמר אלהם יוסף ביום השלישי זאת עשו וחיו את האלהים אני ירא׃
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.ثم قال لهم يوسف في اليوم الثالث افعلوا هذا واحيوا. انا خائف الله.
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.到 了 第 三 天 、 約 瑟 對 他 們 說 、 我 是 敬 畏 神 的 、 你 們 照 我 的 話 行 、 就 可 以 存 活
Üçüncü gün, ‹‹Bir koşulla canınızı bağışlarım›› dedi, ‹‹Ben Tanrıdan korkarım.到了 第三 天 、 約瑟 對 他 們說 、 我 是 敬畏 神 的 、 你 們照 我 的 話行 、 就 可以 存活
Ve bu davranışa batıl inanç diyoruz. Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.Og det kaldes overtro, og det, er jeg bange for, vil vi altid have med os.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Acest lucru are foarte mare semnificaţie, mă tem, asupra prezentului.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Attól tartok, ez a pont szorosan kapcsolódik a jelenhez.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Dieser Aspekt nun ist sehr relevant, fürchte ich, für die Gegenwart.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Este aspecto é muito importante, receio eu, para o presente. Porque, o que é que está a acontecer?
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Et ceci est tout à fait d'actualité, j'en ai peur.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Ho paura che questo punto sia particolarmente appropriato, oggi.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.안타깝게도 현재는 더욱 그렇습니다.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Me temo que este punto es muy germano, hasta el presente.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Nu er denne pointe meget relevant, er jeg bange for, for nutiden.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Nu is dit punt, ben ik bang, tegenwoordig meer dan ooit van toepassing.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Obávám se, že tato skutečnost vypovídá hodně o současné situaci.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Obawiam się, że ma to duże odbicie w teraźniejszości.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Sekarang titik ini sangat berhubungan erat, dengan kondisi saat ini.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.To, na žalost, velja še danes.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Uskon, että tällä on hyvin olennainen merkitys nykytilanteessa.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Αυτό το σημείο είναι πολύ σχετικό, φοβάμαι, με το παρόν.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.И это является весьма актуальным фактором для настоящей действительности.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Сега този въпрос е много уместен, боя се, за днешно време.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Тепер цей момент є дуже доречним, до теперішнього часу.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.כעת, נקודה זו היא קריטית, לצערי, להווה.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.وهذه النقطة هامة جداً للحاضر
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.とても密接につながっています なぜなら 何が起こっているのでしょう? 最初のチャートに戻ってみましょうか-
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.A to, obávam sa, bude stále s nami.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.Bojím se, že s tou se budeme potkávat pořád.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.E mi spiace ma sarà sempre con noi.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.És ez, attól tartok, mindig jellemezni fog bennünket.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.Et ça, j'en ai peur, nous l'aurons toujours en nous.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.E temo que andaremos sempre de mãos dadas com ela.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.Ik vrees dat we dat nooit kwijtraken.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.I obawiam się, że zawsze będzie z nami.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.Ja pelkäänpä, että se tulee aina kulkemaan mukanamme.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.안타깝게도, 우리는 항상 미신을 가지고 있죠.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.Och det, är jag rädd, kommer alltid att följa oss.
Ve korkarım bu davranış her zaman bizim bir parçamız olacak.Și, mi-e teamă că o vom avea întotdeauna cu noi.
İlgili Sayfalar