Tom taahhütten korkuyor.Tom is afraid of commitment.
Tom korku filmlerini sevmez.Tom doesn't like horror movies.
Tom soyguncunun bıçağını görür görmez korktu.Tom became scared as soon as he saw the robber's knife.
Tom korku filmleri izlemekten hoşlanır mı?Does Tom enjoy watching horror movies?
Tom, Mary'nin babasının tüfeğiyle onu vuracağından korkuyordu.Tom was scared Mary would shoot him with her father's rifle.
Tom Mary'nin fikrini değiştirebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid that Mary might change her mind.
Tom Mary'nin öfkesinden korkuyordu.Tom was afraid of Mary's temper.
Tom Mary'nin yılanlardan korktuğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary is afraid of snakes.
Tom Mary'yi çok korkuttu.Tom terrified Mary.
Tom Mary'nin tanıdığı tavşanlardan korkan tek çocuktu.Tom is the only boy Mary knows who is afraid of rabbits.
Tom Mary'den korkuyor.Tom is afraid of Mary.
Tom Mary'ye korkak diye bağırdı.Tom called Mary a coward.
Mary Tom'un sorumluluktan korktuğunu düşünüyor.Mary thinks Tom is afraid of commitment.
Mary Tom'un sorumluluktan korktuğunu söylüyor.Mary says that Tom is afraid of commitment.
Tom'dan Mary'den korktuğumdan daha çok korkuyorum.I'm more afraid of Tom than I am of Mary.
Tom onların onu kilitlemelerinden ve anahtarı atmalarından korkuyordu.Tom was afraid that they'd lock him up and throw away the key.
Tom polislerin onu tutuklamak isteyebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid that the police might want to arrest him.
Tom neredeyse hiç korkmaz.Tom almost never gets scared.
Ben seninle konuşurken bana bak, seni korkak!Look at me when I talk to you, you coward!
Tom korkmaktan çok şaşırdı.Tom was too surprised to be scared.
Anne, bebeğinin üşütmesinden çok korkmuştu.The mother was very scared because of the baby's cold.
O hep korkar.He is always scared.
O her zaman korkar.She is always scared.
O korku filmi çok korkunçtu ve onu izledikten sonra uyuyamadım.That horror movie was very scary and I couldn't sleep after watching it.
Tom, korkunç bir baş ağrısı ile uyandı.Tom woke up with a terrible headache.
Tom mağaraya giremeyecek kadar çok korkuyordu.Tom was too afraid to enter the cave.
Tom onun fikirlerinden korkuyordu.Tom was scared out of his wits.
Tom Mary kadar korkaktı.Tom was just as scared as Mary was.
Tom reddedilmekten korkuyordu.Tom was afraid of being rejected.
Tom düşman tarafından yakalanmaktan korkuyordu.Tom was afraid of being captured by the enemy.
Tom Mary'nin ona inanmayacağından korkuyordu.Tom was afraid Mary wouldn't believe him.
Tom arabasının bozulacağından korkuyordu.Tom was afraid his car would break down.
Tom bana Mary'den korkmadığını söyledi.Tom told me that he wasn't afraid of Mary.
Tom korkmuyormuş gibi yaptı.Tom pretended not to be afraid.
Tom biri ya da bir şey tarafından asla korkutulmadı.Tom has never been intimidated by anyone or anything.
Tom'un yüzünde korkmuş bir görünüm vardı.Tom had a scared look on his face.
Tom'un sahne korkusu var.Tom got stage fright.
Tom yarın işe gitmeye korkuyor.Tom dreads going to work tomorrow.
Tom korkmadığını iddia etti.Tom claimed he wasn't afraid.
Tom Mary'den korktu.Tom became afraid of Mary.
Köydeki insanlar hâlâ Tom'un öldüğü korkunç şekilden bahsediyorlardı.People in the village still talked about the horrible way Tom had died.
Umarım korkmazsın.I hope that you aren't afraid.
Korkarım ki onu yapamam.I'm afraid I can't do that.
Tom korku filmleri izlemekten zevk alıyor gibi görünüyor.Tom seems to enjoy watching horror movies.
O korkunçtu.That was awesome.
Yüksekten korkarım.I'm afraid of heights.
Ölümden korkmuyorum.I don't fear death.
Niçin korkuyorsun?Why are you afraid?
Ben bir korkağım.I'm a coward.
Yabani hayvanlardan korkarım.I'm scared of wild animals.
Bir oni oniden korkanlara kaçınılmaz şekilde görünecek.An oni will appear inevitably to those who fear oni.
Kocasının korkunç bir öksürüğü var.Her husband has a terrible cough.
Bir ahtapot korktuğunda mürekkep atar.An octopus inks away when in fright.
Ben de korktum, bu yüzden gitmeyeceğim.I'm scared too, so I'm not going to go.
Büyüden korkmamalısın.You don't have to fear magic.
Tom'u en çok korkutan şey tekrar yürüyemeyeceği düşüncesiydi.What scared Tom the most was the thought that he might not be able to walk again.
Tom korktu.Tom was scared.
Tom ölümüne korkuyordu.Tom was scared to death.
Tom korkmuştu.Tom was frightened.
İnsanlar korkuyla ele geçirilebilir.Man can be subdued through fear.