Ana içeriğe geç
Sözlük

kork ile cümle

kork kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yalnız olan herkes diğer insanlardan korktuğu için yalnızdır.Every person who is alone is alone because they are afraid of others.
Yalnız olan her insan başkalarından korktuğu için yalnızdır.Every person who is alone is alone because they are afraid of others.
Bütün bir gün seni çevrim içi görmemem neredeyse beni korkuttu.It almost scared me not to see you online for a whole day.
Seni korkutmak isteseydim, birkaç hafta önce rüyamda ne gördüğümü anlatırdım.If I wanted to scare you, I would tell you what I dreamt about a few weeks ago.
Gerçeği söylemek gerekirse. Ben yükseklikten korkuyorum," " Sen bir korkaksın!""To tell you the truth, I am scared of heights." "You are a coward!"
James derste hatalar yapmaktan ve azarlanmaktan çok korkardı.James had a great fear of making mistakes in class and being reprimanded.
İnsanların yeni fikirlerden neden korktuklarını anlayamıyorum. Ben eskilerinden korkarım.I can't understand why people are frightened of new ideas. I'm frightened of the old ones.
Sen bir korkak değilsin.You are not a coward.
Karanlık korkunuzu yenmelisiniz.You must conquer your fear of the dark.
Korkarım planın işe yaramayacak.I'm afraid your plan will not work.
Sözlerin beni ölüm korkusuna itiyor.Your words make me fear for my life.
Neredeyse seninle konuşmaya korkuyordum.I was almost afraid to talk to you.
Korkarım bu iş senin için çok fazla.I'm afraid this job is too much for you.
Korkarım banka evimi geri alacak.I'm afraid the bank is going to repossess my house.
Beni korkuttun!You startled me!
Beni öyle korkutma!Don't scare me like that!
Korku onu susturdu.Fear robbed him of speech.
Bacakları korkudan titriyordu.His legs were trembling from fear.
Korkarım ki fazla çalışmak zorundasın.I'm afraid you have to work overtime.
Korku kalbime süzüldü ve orada yerleşti.Fear crept into my heart and settled there.
Hendeğin üzerinden atlamaya korkuyorum.I am afraid to jump over the ditch.
Korkacak bir şey yok.There's nothing to be afraid of.
Korkarım ki yanlışlıkla senin şemsiyeni aldım.I'm afraid I took your umbrella by mistake.
Hatalar yapmaktan korkmayın.Don't be afraid of making mistakes.
Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.People who are afraid of making mistakes will make no progress in English conversation.
Korkarım ki öyle değil.I'm afraid not.
Merdivende bir adımı kaçırdım ve korkarım ayak bileğimi burktum.I missed a step on the stairs and I'm afraid I sprained my ankle.
Biz onu bir korkak olarak aşağıladık.We looked down on him as a coward.
Biz onun duygularını incitmekten korktuk.We were afraid that we might hurt his feelings.
Biz Almanlar, dünyada Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayız.We Germans fear God, but nothing else in the world.
Birisi onun kolundan tuttuğunda o korkudan çığlık attı.She screamed with horror as someone took hold of her arm.
Korkacak bir şeyin yok.You have nothing to fear.
Korkunç bir şey olmak üzere.Something terrible is about to happen.
Korkunç bir şey olduğunu hissettim.I had a feeling that something dreadful was happening.
Korkarım ki korkunç bir haber var.I'm afraid there's been some awful news.
Herhangi bir gürültü yapmayın yoksa kuşları korkutup kaçıracaksınız.Don't make any noise or you'll scare the birds away.
Korkaklar ölmeden önce defalarca ölürler.Cowards die many times before their deaths.
Ürkek adam korkuyla titredi.The timid man trembled with fear.
Korkarım benim derinlik algım çok zayıf.I'm afraid my depth perception is very poor.
Maymun ona atladığında korkmuştu.He was scared when the monkey jumped at him.
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmayın.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
O yağışlı olacağından korktuğunu söyledi.He said that he was afraid it would be rainy.
Korkarım ki yağmur yağacak.I'm afraid it's going to rain.
Yağmur korkusuyla şemsiyemi aldım.I took my umbrella for fear of rain.
O yağmur korkusuyla pencereyi kapattı.He closed the window for fear of rain.
Korkarım sağ kolumda bir çatlak var.I'm afraid I have a crack in my right arm.
Doktoru ziyaret etmekten korkma!Don't be afraid of seeing the doctor.
Orada korkunç bir canavar yaşardı.A hideous monster used to live there.
Korku sık sık tehlikeyi abartır.Fear often exaggerates danger.
Karanlıkta kaybolmaktan korkuyordum.I was afraid of getting lost in the dark.
Korkunç derecede meşgulüm çünkü raporun verilme tarihi yakındır.I am terribly busy because the report deadline is near.
İş çıkışındaki yoğun trafiğe yakalanmak korkunçtur.It's horrible to get caught in rush hour traffic.
Dün gece korkunç bir rüya gördüm.I had a dreadful dream last night.
Umutsuz insanlar çoğu kez korkunç şeyler yaparlar.Desperate men often do desperate things.
O zaman dikkatli olsaydı, korkunç kaza olmazdı.If he had been careful then, the terrible accident would not have happened.
O, o zaman dikkatli olsaydı, korkunç kaza olmazdı.If he had been careful then, the terrible accident would not have happened.
O, hata yaparsa, gülünmekten korkuyor gibi görünüyor.He seems to be afraid of being laughed at if he makes a mistake.
Çok geç kaldığımızdan korkuyorum.I fear we are too late.
Merry köpeklerden korkuyor.Merry is scared of dogs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod