Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.일본의 일제 식민통치는
Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Než se budeme věnovat konfliktu korejské války, pojďme se podívat na historické souvislosti k ní vedoucí.
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Restano al potere nella penisola coreana fino al fine della Seconda Guerra Mondiale.
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Und sie halten die Koreanische Halbinsel besetzt bis zum Ende des 2. Weltkrieges.
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Và họ nắm quyền lực ở bán đảo triều Tiên trong suốt thời kỳ trước khi chiến tranh Thế giới thứ II kết thúc
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.И те остават на власт на Корейския полуостров чак до края на Втората Световна война.
. Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.Свою владу на Корейському півострові Японія зберегала аж до кінця Другої світової війни.
Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.ومن الجدير بالذكر هنا
Herhalde bu işgalin Koreliler için hoş bir işgal olmadığını söylemek gerekir.おそらく述べておいた方がいいと思うのですが、
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Als ich den Bericht für die Koreaner schrieb, sagte ich:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Când am trimis raportul coreenilor,
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Cuando escribí el informe para los coreanos dije:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Da jeg skrev min rapport til koreanerne sagde jeg:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Když jsem Korejcům sepsal svoji zprávu, řekl jsem:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,제가 한국인들에게 이 보고서를 썼는데요,
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Kun kirjoitin raporttini korealaisista, sanoin:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Quand j'ai écrit mon rapport aux Coréens,
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Toen ik mijn rapport voor de Koreanen schreef, zei ik:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,W raporcie dla Koreańczyków powiedziałem:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Όταν έγραψα την αναφορά μου στους Κορεάτες, τους είπα:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Когато написах моя доклад до корейците, казах:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Когда я писал отчет для корейцев, я сказал:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,Коли я писав звіт корейцям, я сказав:
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,כאשר כתבתי את הדו"ח בשביל הקוריאנים,
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,فعندما كتبت تقريراً للكوريين
Korelilere raporumu yazarken dedim ki,わかりません」と書きましたが
Koreliler'in Çin yemekleri,한국의 중국 음식입니다.
Koreliler'in Çin yemekleri,Koreaans-Chinees eten,
Koreliler'in Çin yemekleri,la cuisine chinoise de Corée,
Koreliler'in Çin yemekleri,אוכל סיני קוראני,
Koreliler'in Çin yemekleri,الطعام الصيني الكوري
Koreliler'in Çin yemekleri,和風中華料理もあります
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Ale Kórejci veľmi usilovne otestovali obe možnosti.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Coreenii, cu zel, le-au testat pe ambele.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.De Koreanen hebben, heel volhardend, beide getest.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Die Koreaner, sehr gewissenhaft, haben beides getestet.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.I Coreani, con grande diligenza, li hanno testati entrambi.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.I coreani, diligentemente, hanno fatto entrambe le prove.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.한국인들은 두 경우 모두를 성실하게 실험했습니다.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Koreańczycy bardzo pilnie sprawdzili oba rozwiązania.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Koreanerne testede, meget ihærdigt, begge dele.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Korejci so marljivo testirali obe možnosti.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Korejci svědomitě otestovali obě možnosti.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Les Coréens ont testé assidûment les deux.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Los coreanos, aplicadamente, probaron las dos.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Người Hàn Quốc, một cách rất siêng năng, đã tiến hành kiểm tra cả hai phương pháp.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Οι Κορεάτες, πολύ επιμελώς, τέσταραν και τα δυο.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.А корейцы старательно проверили оба варианта.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.Корейците, много усърдно, изпитаха и двата начина.
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.הקוריאנים, מאוד בחריצות, בדקו את שתי האפשרויות
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.الكوريون ، دأبوا على اختبار الاثنين
Koreliler, itinayla her ikisini de test ettiler.そうして 赤信号に適用すると事故率が下がり
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.Bắc Hàn có thể gây chiến bất cứ lúc nào.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.말했기 때문입니다.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.שצפון קוריאה עשויה לפלוש בכל רגע.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.أن الكوريين الشماليين يمكن أن يهاجموا في أي وقت.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.ですから北朝鮮に近づけば近づくほど ますます恐怖が増すかんじでした
Kuzey Koreliler göreceksiniz.TED 무대를 포함해서 말이죠.
Kuzey Koreliler göreceksiniz.כולל על בימת TED.
Kuzey Koreliler göreceksiniz.بما فيها مسرح TED