Ana içeriğe geç
Sözlük

koreli ile cümle

koreli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Il n'y a pas de nourriture qui convienne mieuxNaux goûts coréens que de la cuisine coréenne.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Δεν υπάρχει τίποτα καλύτερο από το Κορεάτικο φαγητό για ένα Κορεάτη.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.لا شيء الذ بالنسبة للكورين من الاكل الكوري
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.Bắc Hàn có thể gây chiến bất cứ lúc nào.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.말했기 때문입니다.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.שצפון קוריאה עשויה לפלוש בכל רגע.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.أن الكوريين الشماليين يمكن أن يهاجموا في أي وقت.
Kuey Korelilerin her an ülkeyi işgal edebileceğini söylüyordu.ですから北朝鮮に近づけば近づくほど ますます恐怖が増すかんじでした
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktuIch hatte keine Vorstellung davon, wie das Leben als nordkoreanischer Flüchtling sein würde.
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktuIk had geen idee hoe het leven zou zijn als Noord-Koreaanse vluchteling.
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktu북한 출신 망명자로서의 삶이 어떻게 될지에 대해서는 전혀 예측할 수 없었지만,
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktuNisem vedela, kakšno življenje me čaka kot severnokorejsko begunko.
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktuНямах никаква идея какъв ще бъде животът ми като бежанка от Северна Корея.
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktuЯ и понятия не имела, с чем сталкиваются беженцы из Северной Кореи.
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktuלא היה לי מושג איך ייראו החיים כפליטה צפון קוריאנית,
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktuلم تكن لدي أي فكرة كيف ستكون الحياة للاجئة من كوريا الشمالية
Kuzey Koreli bir mülteci olarak yaşamın neye benzeyeceği konusunda hiç bir fikrim yoktu全く見当がつきませんでした しかし すぐ気づきました 生活は極めて過酷で
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Ajut poporul nord-coreean."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Autan Pohjois-Korean kansaa."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Az észak-koreai embereknek segítek."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Estou a ajudar o povo norte-coreano."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Estoy ayudando al pueblo norcoreano".
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Ich helfe den nordkoreanischen Menschen."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Ik help het Noord-Koreaanse volk."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Jag hjälper det nordkoreanska folket."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."J'aide le peuple de Corée du Nord. "
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Jeg hjælper det nordkoreanske folk."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."난 그저 북한 사람들을 돕고 있는 것뿐이에요"
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Pomagal sem severnokorejskem narodu."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi." Pomagam obywatelom Korei Północnej " .
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Pomáham ľuďom zo Severnej Kórey."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Pomáhám severokorejskému lidu."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Saya menolong orang-orang Korea Utara."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Sto aiutando i nordcoreani".
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."Βοηθώ τον λαό της Βορείου Κορέας".
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi.- Я допомагаю громадянам Північної Кореї".
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."אני עוזר לעם הצפון קוריאני."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi."بل أساعد شعب كوريا الشمالية."
"Kuzey Koreli insanlara yardım ediyorum" dedi.私の人生で象徴的な瞬間でした
Kuzey Koreliler göreceksiniz.TED 무대를 포함해서 말이죠.
Kuzey Koreliler göreceksiniz.כולל על בימת TED.
Kuzey Koreliler göreceksiniz.بما فيها مسرح TED
Kuzey Koreliler göreceksiniz.御清聴ありがとうございました
Kuzey Koreliler için umudun ışığı olmuştur.우리 북한 사람들이 필요로 하는 진정한 희망의 빛이었습니다.
Kuzey Koreliler için umudun ışığı olmuştur.הם באמת קרני התקווה שאנו, העם הצפון הקוריאני, צריכים.
Kuzey Koreliler için umudun ışığı olmuştur.هي حقاً أشعة الأمل التي نحتاجهانحن شعب كوريا الشمالية.
Kuzey Koreliler için umudun ışığı olmuştur.長い道のりを経て私たち家族は
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.그 덕분에 북한 사람들은 몰래 이곳을 건널 수 있습니다. 하지만 많은 사람들이 죽어요.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.Mas muitos morrem.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.Tako jo lahko Severni Korejci skrivno prečkajo. Toda mnogi pri tem umrejo.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.בנקודות מסוימות, ולאפשר לצפון קוריאנים לחצות בחשאי. אך רבים מתו.
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.في بعض مناطقه، مما يسمح للكوريين الشماليينبالعبور سراً لكن يموت العديد منهم
Kuzey Koreliler'in gizlice karşıya geçmesine izin verir, fakat pek çoğu ölür.しかし多くは命を落とします 死体が流れていくのを何度か見ました
Kuzey Koreliler, kuzeydoğu köşesi hariç tüm yarımadayı işgal ettiler. Bu kadar yayılmışlardı.Takže Severná Kórea je schopná obsadiť skoro celý Kórejský polostrov až na juhovýchodný roh.
Kuzey Koreliler, kuzeydoğu köşesi hariç tüm yarımadayı işgal ettiler. Bu kadar yayılmışlardı.Їй вдається окупувати весь Корейський півострів, за вийнятком маленької частини на північному сході.
Kuzey Koreliler, kuzeydoğu köşesi hariç tüm yarımadayı işgal ettiler.Nebyli to jen vojáci, šlo i o ženy, děti, celé rodiny. Za to nese vinu.
Kuzey Koreliler, kuzeydoğu köşesi hariç tüm yarımadayı işgal ettiler.Tot nu toe wist hij Japan te regeren met harde hand
Kuzey Koreliler, kuzeydoğu köşesi hariç tüm yarımadayı işgal ettiler.اذا ..استمر الكوريون الشماليون , هم قادرون على
Kuzey Koreliler özgürlük yolunda çok büyük mesafeler katetmek zorundaydılar.Az észak-koreaiaknak hatalmas távolságokat kell megtenniük, hogy szabadsághoz jussanak.
Kuzey Koreliler özgürlük yolunda çok büyük mesafeler katetmek zorundaydılar.I nordcoreani devono percorrere distanze incredibili verso la strada per la libertà.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
koreli ile cümle - Sayfa 18 - koreli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App