Oyun iki milyon kopyadan fazla satar ve birçok uyarlaması yapılır.Το παιχνίδι δέχθηκε διθυραμβικές κριτικές και πούλησε περισσότερα από 2 εκατομμύρια αντίγραφα.
Sadece Amerika'da 8 milyon kopya sattı.Έχουν πουλήσει μέχρι σήμερα πάνω από 8 εκατ. δίσκων στις ΗΠΑ.
Gazetenin sirkülasyonu ortalama 200.000 kopyadır.Λέγεται ότι η κυκλοφορία της εφημερίδας ξεπερνά τα 200.000 αντίτυπα.
Üç kopyası kalmıştı fakat bunlar on yıllarca saklı kaldılar.Tre kopier overlevede, men de forblev skjulte i årtier.
Ek olarak kitaplarının kopyalarının birçoğu 1553'de yayımlanmasından kısa bir süre sonra yakılmıştı.Desuden blev de fleste kopier af denne bog brændt kort efter udgivelsen i 1553.
Mayının Danimarka (M/47), Fransa (Model 1948) ve Yugoslavya (TMM-1) tarafından kopya modelleri üretilmiştir.Der blev fremstillet kopier af denne type i Danmark (M/47), Frankrig (Model 1948) og Jugoslavien (TMM-1).
MTV tarafından finanse edilen belgesel, ilk aylarında 350.000 kopya sattı.Dokumentaren, som var blevet finansieret af MTV, solgte over 350.000 eksemplarer på få måneder.
Esas olarak DOS 3'ün bir kopyasıydı, ama onun aksine başarılı oldu.Den var i bund og grund en kopi af DOS 3, men i modsætning til forgængeren var denne mission en succes.
SSCB'nin yedekleme ve test amacıyla dört ila yirmi kadar Sputnik 1 kopyası yaptığı iddia edilmektedir.Det anslås at der blev lavet mellem fire og tyve testkopier af Sputnik 1.
İlk hafta ABD'de 43.000 kopya satan Body Language'in satışları ikinci hafta düşüş gösterdi.Body Language opnåede første uge salg på 43.000 eksemplarer i USA, og faldt betydeligt i den anden uge.
Bazı operalarının kopyaları da diğer arşivlerde bulunmaktadır.Der findes kopier af nogle af operaerne andre steder.
Mart 2008 tarihine kadar Take-Two Interactive'e göre 2 milyondan fazla kopya satmıştır.D. 12. marts 2008, solgte Mafia 2 millioner kopier ifølge Take-Two Interactive.
Filmin bilinen bir kopyası mevcut değil.Der findes ingen kopi af filmen som er tilgængelig for publikum.
Dördüncü haftasında ise 199 bin kopyayla ikinci sıraya geriledi.Herefter røg den ned på tredjepladsen i den fjerde uge med 92.000 eksemplarer.
Mayın birçok başka ülke tarafından kopyalanmıştır.Typen er kopieret af mange lande.
2012 yılında 45,787 kopyaya sahipti.I år 2010 havde amtet 45.578 indbyggere.
İncil'i en az 4 kez kopyalamıştır.Det er også filmatiseret mindst fire gange.
Set Paris'teki Opéra Garnier'nin birebir kopyası olarak yaptırılmıştı.Bygningen er stærkt påvirket af Opéra Garnier i Paris.
Muhtemelen kopya çekmiştir."Er nok udslidt."
İnsan klonlama, bir insanın genetik kimliğinin bir kopyasının yaratılmasına verilen isim.Uddybende artikel: klon Kloning af et individ er skabelsen af en eksakt genetisk kopi af individdet.
Ancak, babanın ya da oğlunun yaptığı kopyalar birbirlerinin tamamen aynısı değildi.De arveegenskaber, de bærer, er dog ikke helt de samme.
DNA ikileşmesinde, DNA-bağımlısı DNA polimeraz, bir DNA dizisinin kopyasını yapar.Ved DNA-replikation tager DNA-afhængige DNA-polymeraser kopier af DNA-polynukleotidkæder.
Piyasadaki dördüncü haftasında Spirit, 180.000 kopya sattı.I albummets første hele uge i handlen solgte Show the World 18.000 eksemplarer.
Kopyalar fiyat ve kalite bakımından çok büyük farklılıklar ve çeşitli kusurlar görülebilir.Der kan være stor forskel på både kompleksitet og pris.
Can't Be Tamed albümü 1.5 milyon kopyanın üstünde sattı.Kandis har solgt over 1,5 millioner album.
Dünya çapında ise 3 milyon kopya satmıştır.Det solgte 3 millioner kopier globalt.
Orta yaşlarına kadar coşkulu bir kopyalayıcıydı.Peber var dyrt i middelalderen.
Kesme kotarıcı, olay kotarıcının alt düzey kopyasıdır.Bollstafjärden er en vig af Ångermanälvens nedre del.
Albüm yayınlandığından beri 3 milyondan fazla kopya sattı.Siden udgivelsen har albummet solgt mere end 3 millioner eksemplarer.
Lütfen bana bir kopya daha gönder.Vær venlig at sende en anden kopi.
Canlı bir organizma (DNA içermekte veya biraz benzerini ve kopyalanmakta.)Det er en levende organisme (inneholder DNA eller en analog, og kan reprodusere seg selv).
Kızıl saçlı allelin iki kopyası olan bir kişi kızıl saçlı olacaktır.En person med to kopier av rødhåret allel vil ha rødt hår.
Şarkı 35 ülkede listelere girmeyi başarmış ve 8 milyon kopya satmıştır.Sangen toppet listene i 35 ulike land, og solgte over åtte millioner eksemplarer.
Müzenin hattının gururu, 1929'dan Arnhem tramvayının bir kopyası, müze tarafından inşa edilen GETA 76'dır.Museets stoltehet er en rekonstruksjon av en Arnhem trikk fra 1929, en GETA 76, som ble bygd nær museet.
Albüm, UK Albums Chart'ta birinci sırayı aldı ve İngiltere'de 850,000'den fazla kopyası satıldı.Albumet nådde førsteplass på UK Albums Chart og har solgt over 850,000 eksemplarer i Storbritannia.
İlk baskısı 30.000 kopya olarak basılmıştır.Den første utgaven ble trykket i 30 eksemplarer.
Ocak 2008'de ise Xbox 360 versiyonu 331.000, PlayStation 3 versiyonu 140.000 kopya sattı.I januar 2008 ble det solgt 331 000 kopier for Xbox 360 og 140 000 kopier for PlayStation 3.
Şu anda kaç tane kopyanın olduğu bilinmiyor.Hvor mange informasjonsenheter er personer umiddelbart i stand til å huske?
Bu yöntem ile, bir kişinin genomunda bir genin kaç kopyası (veya paralogu) olduğu belirlenebilir.Hvor mange oppgaver (og av hvilken type) kan personer utføre på en og samme tid?
Klonlama, temel olarak, herhangi bir şeyin aynısının kopyalanması anlamına gelmektedir.Kloning betyr å skape en identisk kopi av noe.
ABD yapımı Boeing B-29 Superfortress uçağının ters mühendislikle geliştirilmiş bir kopyasıdır.Det var en kopi av den amerikanske Boeing B-29 Superfortress.
Albüm, ABD'de günümüze kadar 524.000 kopya sattı.Albumet har solgt rundt 250.000 kopier i USA per dags dato.
Transkription: bu kelimenin anlamı kopya çıkarmaktır.Oversatt betyr dette la være i fred.
Şarkı Güney Afrika'da bir hit oldu ve çift platin oldu (100.000 kopya).Låten solgte til dobbel platinum (200 000 eksemplarer) og ble en stor hit i Afrika.
O (metni) yazmış, kopya etmiş ve yeniden gözden geçirmiştir.(Wir schaffen das!), som siden ble sitert, og som hun selv også gjentok.
Şarkı, Kasım 2015'e göre ülkede 650,000 kopya sattı.Sammen planlegger de å selge 65 000 biler lokalt i 2012.
Yanında Hitler'in vasiyetinin bir kopyasını taşıyordu.Medaljen ble levert sammen med en personlig gratulasjon fra Hitler.
Bu şu ana kadarki en yüksek kopya sayısıdır.Det er det høyeste antallet til nå.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 10,000 kopya satmıştır.10 millioner ble solgt i USA.
Gerçek Buffy Summers'ın robot kopyası aynı zamanda Sarah Michelle Gellar tarafından oynanır.Hovedpersonene Buffy Anne Summers spilt av Sarah Michelle Gellar.
Diğer kopyalar bu sayının yaklaşık yarısını bildirir.Bare omkring halvparten av informasjonen eksisterer fortsatt.
Bu seyahatinde özellikle Diego Velázquez'in eserlerini inceledi ve kopyaladı.Denne hendelsen har blitt udødeliggjort av kunstneren Diego Velázquez.
Uranometria, 1603 - Tümünün dijital kopyası, Linda Hall Kütüphanesi.De Mundi et Sphere, 1512, i den digitale samlingen til Linda Hall Library.
Dünya çapında eserin birebir boyutta kopyaları mevcuttur.En rekke kopier av statuen i full skala finnes over hele verden.
"Kopyalanmış arşiv".Hentet fra «Arkivert kopi».
En eski yaşayan kopya, (P=codex Parisinus gr.2009 og F=codex Parisinus gr.
Arşiv kopyası; Wayback Machine ^ "DRDO TechFocus."Arkivert 17. oktober 2013 hos Wayback Machine. ^ "DRDO TechFocus."
112,000 kopya sattı.115 solgt av 122 malerier.
Makaleler reklamsız kullanım ücreti olmaksızın çevrim içi olarak ulaşılabilirdir ancak tamamen kopyalanamaz.Faste kostnader kan nemlig være reversible gjennom et videresalg, men behøver ikke å være det.
Daha önce bu filmler ancak sinemateklerde veya tek tük rastlanan VHS kopyalarından seyredilebiliyordu.Det eneste som fortsatt var intakt, var noen VHS-videokassetter.