konuya ile cümle

konuya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.De ekkorra ez már a mániámmá vált.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.Deja eram prins.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.E mi sono lasciato trascinare.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.E por esta altura, já estava viciado.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.Et à ce moment-là j'étais devenu accro.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.Intussen was ik helemaal in de ban.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.Khi nhận định điều này, tôi hoàn toàn bị thu hút.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.이쯤되니 이런 생각에 정말 빠져들었습니다.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.To už jsem v tom docela frčel.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.Und ab diesem Zeitpunkt war ich fasziniert.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.V tejto chvíly som už bol priam posadnutý.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.Y en ese momento estaba cautivado.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.Και έτσι κόλλησα.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.И до това време бях пристрастен.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.Я был помешан на этой идее.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.ובזמן הזה כבר הייתי מכור.
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.وبحلول هذا الوقت كنت مولعاً
Ve artık bu konuya tamamen kapılmıştım.ここまでは研究の23年分の成果です
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.A já se zeptám: "A co tím myslíte? Jak se to tady dá použít?" A vy mi na moji otázku odpovíte.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Dan saya bertaya: "Ya, apa yang anda maksud? Bagaimana itu berlaku disini?"
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.És erre azt kérdezem: "Ezt hogyan érted?" Hogyan alkalmazható ez erre?:" Erre te megválaszolod a kérdésem.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Ich habe eine Frage: "Was meinen Sie damit? Wie trifft es in jenem Fall zu?"
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Ik heb een vraag: "Wat bedoel je? Hoe geldt dat hier?"
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.그러면 제가 질문합니다. "글쎄요. 그게 무슨 말이죠?" "여기에는 어떻게 적용되죠?" 여러분이 제 질문에 답합니다.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz."Ok, ma che cosa intendi? In che modo si applica a questa cosa?" e voi rispondete alla mia domanda.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Pytam, o co ci chodzi, bo nie widzę związku, a ty odpowiadasz.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Şi eu te întreb: "Cum adică ? Cum funcţionează concret ?"
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Và tôi có một câu hỏi: "Vâng, ý bạn là gì? nó áp dụng ở đây như thế nào?" Và bạn trả lời câu hỏi của tôi.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Y pregunto: "Bueno, ¿quieren decir que...? ¿Cómo se aplica aquí?" Y me contestan.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Έχω μια ερώτηση: "Τι εννοείτε; Πώς εφαρμόζεται εκεί;" Και απαντάτε στην ερώτησή μου.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Аз имам въпрос: "Какво имате предвид? Това как се прилага тук?" И вие отговаряте на въпроса ми.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Я запитую: "Що ви маєте на увазі? Як це застосувати у даному випадку?"
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.Я спрашиваю: "Что вы имеете в виду? Как это применяется здесь?"
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.אני מציג שאלה: "למה כוונתכם? "איך זה קשור כאן?" ואתם עונים לשאלתי.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.و كان لدي سؤال: "حسناً، ماذا تعنين؟ كيف يمكن تطبيق ذلك هنا؟" و أنت تجيبين على سؤالي.
Ve bir sorum var:"Peki, ne demek istiyorsun? bu konuya ne şekilde uygulanıyor?" sorumu cevaplıyorsunuz.他にどう適用できるか? あなたは疑問に答え - 議論の終わりには
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Aşa am ajuns la un domeniu numit cimatică.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.A tak, toto ma prakticky viedlo k predmetu zvanému kymatika.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.A to mě v podstatě přivedlo k oboru s názvem kymatika.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Doprowadziło mnie to do dziedziny zwanej kymatyką.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.E então, isto basicamente levou-me a um assunto chamado cimática.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.En dus bracht dit me feitelijk tot een onderwerp dat 'cymatica' wordt genoemd.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Et donc, cela m'a conduit essentiellement à un secteur appelé la Cymatique.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Ez alapjában véve elvezetett engem egy területhez, melyet kimatikának hívnak.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Jadi, ini membawa saya kepada sebuah subjek bernama simatik.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.그리고 이는 곧 저를 사이매틱스라 불리는 학문으로 이르게 하였죠.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Så, dette leder mig basalt til et emne kaldet cymatik
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.To me je vodilo k področju, imenovanem kimatika.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Tutto ciò in pratica mi ha portato ad una materia chiamata cimatica.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Und das war es im Grunde auch, was mich mit dem Fachbereich der Cynamik in Verbindung brachte.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Và nó đã dẫn tôi đến với một đề tài có tên các hiện tượng mẫu sóng âm (cymatics).
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Y esto me lleva fundamentalmente a un tema llamado cimática.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.Αυτό λοιπόν βασικά με οδήγησε στο αντικείμενο που ονομάζεται κυματική.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.В загальному це привело мене до предмету, який називається кіматика.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.В общем это привело меня к предмету который называется киматика.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.И чрез моята работа, аз се опитвам да открия начини да овладея и разкрия това.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.לכן, באופן בסיסי זה הוביל אותי לתחום שנקרא סיימטיקה.
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.ولذا، قادني هذا في الأساس الى موضوع يسمى سيماتكس (cymatics).
Ve böylece bu uğraş beni dalgamatik adlı bir konuya götürdü.サイマティックスという分野に辿り着いたのです サイマティックスとはご覧のように、
Ve bu gittikçe daha fazla insanı endişelendiren bir şey. Geçtiğimiz Ekim ayında bu konuya odaklanmış birI to właśnie martwi mnie i innych badaczy.
İlgili Sayfalar