konuya ile cümle

konuya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bizim vakfımız, son 9 yılda, bu konuya yatırım yaptı.Ora, a nossa fundação, nos últimos nove anos, tem investido nisto.
Bizim vakfımız, son 9 yılda, bu konuya yatırım yaptı.Saat ini, yayasan kami banyak berinvestasi pada bidang ini dalam sembilan tahun terakhir
Bizim vakfımız, son 9 yılda, bu konuya yatırım yaptı.Từ 9 năm trước cho đến nay, tổ chức của tôi, đã và đang đầu tư cho việc này.
Bizim vakfımız, son 9 yılda, bu konuya yatırım yaptı.Για τα τελευταία 9 χρόνια το ίδρυμα μας έχει επενδύσει σε αυτό το σκοπό.
Bizim vakfımız, son 9 yılda, bu konuya yatırım yaptı.Нашата фондация инвестира в това през последните девет години.
Bizim vakfımız, son 9 yılda, bu konuya yatırım yaptı.Наш фонд в течение последних 9 лет инвестировал в эту область.
Bizim vakfımız, son 9 yılda, bu konuya yatırım yaptı.הקרן שלנו השקיעה בכך בתשע השנים האחרונות.
Bizim vakfımız, son 9 yılda, bu konuya yatırım yaptı.حالياً, فإن مؤسستنا, ومنذ تسع سنين, تقوم بالاستثمار في هذا المجال
Bizim vakfımız, son 9 yılda, bu konuya yatırım yaptı.多くの人たちが、この問題に取り組んでいます。
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.Anche il valore del passato prende vita. E ci porta molta compagnia.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.De waarde van het verleden wordt ook nieuw leven ingeblazen. Het levert veel gezelschap op.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.Die Werte der Vergangenheit werden ebenfalls wiederbelebt. Das bringt jede Menge Gesellschaft.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.과거의 가치 또한 살아납니다. 동반자가 되어 주죠.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.La importancia del pasado tiene relevancia. Provee mucha compañía.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.La valeur de l'Histoire prend aussi tout son sens. On se sent beaucoup moins seul.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.Những giá trị của quá khứ cũng trở lai. Nó đồng hành với ta.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.Ożywa również wartość przeszłości. Dostarcza mnóstwo towarzystwa.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.Şi valorile trecutului se trezesc la viaţă. Oferă multă companie.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.Η αξία του παρελθόντος γίνεται επίσης προφανής: προσφέρει παρέα.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.Минуле також дає багато цінного: розумієш, що ти не один.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.Стойността на миналото също оживява. Тя осигурява много компания.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.Ценность прошлого также становится видна. Она дает хорошую компанию.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.גם ערכו של העבר קם לתחייה; הוא מספק מרכיב של חברה:
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.قيمتة الماضية موجودة وهو يوفر الكثير للشركة.
Böyle bir konuya girişirken geçmiş, en büyük yardımcıdır çünkü.そこに多くの仲間を見出せます これを解明しようとしたのは 皆さんが最初ではありませんし
Bu aynı şekilde konuya eklenen ciddiyet de konuştuğunuz içerikle ilgili bilgi verir.Eine ernste Diskussion bestimmt ebenso, in gewissem Maße, den Inhalt des Gesprächsthemas.
Bu aynı şekilde konuya eklenen ciddiyet de konuştuğunuz içerikle ilgili bilgi verir.같은 방법으로 심각한 논쟁을 할 때, 그 내용은 어느 정도는 당신이 무엇을 말하는 지에 따라 결정됩니다.
Bu aynı şekilde konuya eklenen ciddiyet de konuştuğunuz içerikle ilgili bilgi verir.La fel cum o discuție serioasă determină oarecum conţinutul subiectului dezbătut.
Bu aynı şekilde konuya eklenen ciddiyet de konuştuğunuz içerikle ilgili bilgi verir.På samma sätt som att engageras i ett seriöst argument avgör innehållet, till viss grad, av vad ni pratar om.
Bu aynı şekilde konuya eklenen ciddiyet de konuştuğunuz içerikle ilgili bilgi verir.På samme måde som det at involvere sig i en seriøs diskussion i nogen grad afgør, hvad man taler om.
Bu aynı şekilde konuya eklenen ciddiyet de konuştuğunuz içerikle ilgili bilgi verir.W ten sam sposób inicjując poważną kłótnię do pewnego stopnia determinuje zawartość, tego o czym rozmawiasz.
Bu aynı şekilde konuya eklenen ciddiyet de konuştuğunuz içerikle ilgili bilgi verir.באותו אופן בו עריכת ויכוח רציני קובעת את התוכן, במידה מסוימת, של מה שאתה מדבר עליו.
Bu aynı şekilde konuya eklenen ciddiyet de konuştuğunuz içerikle ilgili bilgi verir.و بنفس الطريقة عند التدخل بمناقشة جدية تحدد المحتوى بدرجة ما في الموضوع الذي تتكلم به
Buda tanrı hakkında hiç konuşmaz. Bu konu çok yersizdir bu yüzden bu konuya hiç dikkat etmez.Gautama il Buddha non parla affatto di dio; è così irrilevante che non presta alcuna attenzione al soggetto.
Bu fonlar hakkında derin bilgisi olmayan yatırımcıların, konuya kuşkuyla yaklaşmaları doğal.No son regulados por la SEC
Bu fonlar hakkında derin bilgisi olmayan yatırımcıların, konuya kuşkuyla yaklaşmaları doğal.V tomto videu chci vědět, zda trochu lépe dokážeme pochopit myšlenku hedgeových fondů.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.C'est article de Wired en a compris les enjeux.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.Dit Wired Magazine hoofdartikel geeft een goed beeld.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.E questo articolo di copertina di Wired Magazine ha colto questo cambiamento.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.Este artículo de portada pertenece a la revista Wired y habla mucho de esto.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.Este artigo de capa da revista Wired percebeu isto bem.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.Ez a Wired Magazin vezető cikke, mely jól összefoglalta, hogy miről is van szó.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.Iar acesta este articolul de pe coperta Wired Magazine care a surprins multe.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.A ten artykuł z Wired Magazine uchwycił tego sporą część.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.Und diese Titelgeschichte von Wired Magazine hat wirklich viel davon erfasst.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.그리고 이 Wired Magazine의 표지 기사에선 이 내용에 대해서 많은 것들을 담고 있습니다. 나이키 신발에 대한 내용과
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.Тази статия от корицата на списание "Уайърд" наистина улавя много от това.
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.וכתבת השער של מגזין Wired הציגה את זה יפה. הכתבה פירטה הרבה על נעל הנייק
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.و هذا المقال للغلاف الخارجي لمجلة ويرد Wired تطرق باطناب لهذا. تحدث باسهاب عن الحذاء طراز Nike
Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar.これに関して多く記載されています ナイキの靴について多くの記述があり 運動中の生理機能の監視や、エネルギー消費量の監視に
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.Aş vrea să vorbesc azi despre câteva lucruri.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.Danes bi se rad pogovoril o nekaj zadevah.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.Dnes by som rád rozprával o niekoľkých veciach.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.Hoje gostaria de falar de algumas coisas.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.Ich möchte heute gerne über ein paar Dinge sprechen.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.Ik zou vandaag graag over een paar zaken willen praten.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.Je voudrais parler de deux ou trois choses aujourd'hui.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.저는 오늘 몇 가지 것들에 대해서 얘기하고 싶습니다.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.Me gustaría comentar acerca de un par de cosas.
Bugün bir kaç konuya değinmek istiyorum.Omówię dziś parę spraw.
İlgili Sayfalar