Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Portanto vou limitar-me a falar apenas da ligação entre religião e sexualidade.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Řeknu vám tedy něco o vztahu mezi náboženstvím a sexualitou.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Så jeg vil begrænse mig til kun at tale om forbindelsen mellem religion og sex.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Şi, prin urmare, mă voi limita să vă vorbesc doar despre legăturile dintre religie şi sexualitate.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Skupię się więc na zależnościach między religią a seksualnością.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Tako da se bom omejil samo na povezavo med religijo in seksualnostjo.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Tehát korlátozom magam, és csak a vallás és a szexualitás kapcsolatáról fogok beszélni.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Und daher werde ich in meinem Vortrag nur über die Verbindungen zwischen Religion und Sexualität sprechen.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Vì vậy tôi sẽ chỉ nói về mối quan hệ giữa tôn giáo và giới tính.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Zúžim ju tak, že budem rozprávať len o vzťahu náboženstva a sexuality.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Έτσι λοιπόν θα περιοριστώ στο να μιλήσω μόνο για τη σχέση μεταξύ της θρησκείας και της σεξουαλικότητας.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Ще се огранича, като говоря само за връзките между религия и сексуалност.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.Я ограничусь рассказом о связях между религией и сексуальностью.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.ולכן אני אגביל את עצמי ואדבר רק על הקשרים בין דת ומיניות
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.وبالتالي سأقتصر فقط على الحديث عن الصلات بين الدين والحياة الجنسية.
Ve kendimi sadece din ve cinsellik arasındaki bağlantı konusuna sınırlayacağım.宗教とセックスの関係に ついてだけ話します (笑)
Vergi konusuna ve buradaki seçmenler de bekliyorlar.Steuern über hier und alle diese Leute, die schon warten. \
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.A sua abordagem à economia local e apoio ao emprego são tão débeis que nem sequer são divertidos.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.És a hozzáállásuk a helyi gazdasági és munka programokhoz olyan béna, hogy az már viccnek is rossz.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Hun aanpak van de lokale economie en banenmarkt is zo beroerd dat het niet leuk meer is.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Ich podejście do lokalnego rozwoju i tworzenia miejsc pracy, jest tak nieudolne, że nie jest to już śmieszne.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Ich prístup k rozvoju miestnej ekonomiky a pracovných príležitostí je taký laxný, že to nie je ani na smiech.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Jejich přístup k rozvoji místní ekonomiky a pracovních příležitostí je tak laxní, že to není ani k smíchu.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.지역 경제와 직업 개발에 대한 접근법도 너무 불충분해서 웃기지도 않습니다.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Và sự tiếp cận của họ đến phát triển kinh tế địa phương và việc làm thì tệ đến nỗi nó không còn đáng cười nữa.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.Y la manera en que abordan la economía local y el desarrollo laboral es tan pobre que ni siquiera es gracioso.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.А их подходы к экономическому и трудовому развитию настолько неубедительны, что это уже не смешно.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.И техният подход към местната икономика и развитие за работа са толкова куци, че дори не е смешно.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.וההשפעות על השטחים הפתוחים. והגישה שלהם לפיתוח כלכלי ותעסוקתי מקומיים כל כך צולעת שזה לא מצחיק.
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.وتأثير ذلك على المساحات المفتوحة. ومناهجهم في الاقتصاد المحلي وتنمية الوظائف ضعيفة للغاية، فهي حتى ليست ظريفة
Ve yerel ekonomiye ve iş geliştirme konusuna olan yaklaşımları o kadar sakat ki, komik bile değil.あまりにも稚拙で 冗談にもなりません そのうえ 世界でもっとも裕福なスポーツチームは 皆に愛されている
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.Daar gaan we het later nog over hebben als we over chemische binding praten
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.Eller måske for at give andre atomer, og vi vil snakke en meget om, at når vi taler om limning.
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.있을 수도 있습니다. 또는, 다른 원자들에게 주어 버렸을 수도 있구요. 이에 관해서는 결합에 관해서 말할때 더 설명하겠습니다.
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.Lub może by przekazać je innym atomom, a będziemy o tym mówić gdy poruszymy temat wiązań.
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.Oppure cederli ad altri atomi, ne parleremo a fondo quando tratteremo dei legami.
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.O quizá dárselos a otros átomos, y hablaremos mucho de eso cuando hablemos de enlaces.
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.Ou peut-être à donner à d'autres atomes, et on parlera beaucoup de ça quand on parlera des liaisons.
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.Ou talvez para dar a outros átomos, e vamos falar um muito sobre isso quando falamos de união.
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.И как изглеждат тези орбитали?
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.Или, может быть, отдать их другим атомам. Мы будем много говорить об этом, когда начнем разговор о связях.
Yada diger atoma verebilir Baglar konusuna geldigimizde bunun hakkinda konusacagiz.او ربما اعطائها الى ذرة اخرى وسنتكلم باسهاب عن ذلك عندما ناتي الى موضوع الاواصر
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Así que en este punto es principalmente una cuestión de costos y normas.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Aujourd'hui, c'est principalement un problème de coût et de standard.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Đây là vấn đề quan trọng về chi phí và tiêu chuẩn.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Deci în acest punct, este mai mult o problemă de costuri și standarde.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Es ist also hauptsächlich eine Frage der Kosten und Normen.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.É tudo uma questão de custo e de normas.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.결국은 비용과 관리 수준이 주 문제가 되겠네요.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Momentálne je to primárne otázkou nákladov a štandardov.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Op dit moment is het dus vooral een geval van kosten en standaarden.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Quindi, a questo punto, si tratta principalmente di costi e standard.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Szóval jelenleg ez elsősorban egy költség- és szabványprobléma.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Teraz to kwestia kosztów i standardów.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Итак, на сегодня это вопрос денег и стандартов.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.Така че на този етап е най-вече въпрос на цена и стандарти.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.אז בשלב זה, מדובר בעיקר בנושא של סטנדרטים ועלויות.
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.لذا فالقضية الان متعلقة بالتكلفة والمواصفات الفنية
Yani bu noktada, iş maliyet ve standarlar konusuna dönüşür.この組織が船の規格を作り
Yatırım konusuyla ilgili çok talep olduğu için bu videoyu yatırım konusuna ayırmaya karar verdim.투자에 대한 비디오를 만들어 달라는 요청을 많이 받았다. 그래서 투자에 대한 비디오들을 만들기로 결정했다