Konumuz Avrupa'yı kurmak değil, dünyanın bölünmesini durdurmak.Non si tratta di ricostruire l'Europa, ma di rendere
Konumuz Avrupa'yı kurmak değil, dünyanın bölünmesini durdurmak.לא מדובר בשיקומה של אירופה אלא בהיפוך תהליך הניתוק
Konumuz Avrupa'yı kurmak değil, dünyanın bölünmesini durdurmak.إنه ليس إعادة إعمار أوروبا، إنه قلب التقارب
Konumuz Avrupa'yı kurmak değil, dünyanın bölünmesini durdurmak.相違をなくし最下層10億が追いつけるようにする
Konumuz bu değil.Ce n'est pas le problème.
Konumuz bu değil.Dat is niet de kwestie.
Konumuz bu değil.Non č questo il problema.
Konumuz bu değil.Nu asta e problema.
Konumuz bu değil.O problema não é esse.
Konumuz bu değil.Δεν είναι αυτό το θέμα.
Konumuz bu değil.Дело не в этом.
Konumuz bu değil.هذا ليس مهما
Konumuz o değil. Bu sistemin entropisi yarım kutunun entropisinden daha fazla.El punto que queria hacer es que la entropia de un cuarto no es dependiente de su limpieza o suciedad.
Konumuz o değil.실제로 그렇지 않은데 말입니다
Konumuz o değil.Tak to není.
Konumuz o değil.זה אינו המצב.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.핵심은 플라토의 역사가 겨우 50년 밖에 되지 않는다는 것입니다.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.A lényeg, hogy PLATO csak 50 évvel ezelőtt volt, egy szemvillanás az időben.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Cái chính là PLATO mới chỉ 50 năm tuổi, một khoảng thời gian ngắn mà thôi.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Ce qui importe c'est que PLATO a été créé seulement il y a 50 ans, il y a quelques instants.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.El punto es que PLATO apareció hace 50 años, un instante en el tiempo.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Es geht darum, dass PLATO vor 50 Jahren nur eine winzige Momentaufnahme war.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Het gaat erom dat PLATO nog maar 50 jaar geleden was, een oogwenk in de tijd.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Il punto è che PLATO risale a soli 50 anni fa, un istante.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Important e că PLATO a fost cu doar 50 de ani în urmă, o clipită în timp.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Intinya adalah, PLATO ada baru 50 tahun yang lalu, baru sekejap.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Jde o to, že PLATO bylo před pouhými 50 lety, pouhý okamžik v čase.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.O que importa é que o PLATO foi há apenas 50 anos, um instante.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Rzecz w tym, że projekt PLATO ma zaledwie 50 lat, to ułamek chwili.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Το Θέμα είναι ότι το PLATΟ ήταν μόλις 50 χρόνια πριν, μια στιγμή στο χρόνο.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.Въпросът е, че PLATO беше преди само 50 години, преди само миг.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.הנקודה היא שPLATO היה רק לפני 50 שנה, נקודה בזמן.
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.النقطة ان بلاتو كان منذ 50 عام مجرد لحظة في الزمن
Konumuz PLATO'nun sadece 50 sene önce, zaman içinde bir anda olması.つい最近のものなのです PLATO は進化を続け より高度な コンピューターで
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Ce n'est pas seulement la perte du vaccin qui compte; c'est le fait que ces enfants ne soient pas vaccinés.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Il problema non è tanto la perdita del vaccino; è il fatto che i bambini non vengono vaccinati.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Không chỉ thiệt hại về lượng vắc xin mà những đứa trẻ đó không được tiêm chủng.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.이는 단지 백신의 손실만의 문제가 아닙니다. 아이들이 백신을 접종받지 못한다는 것이 문제죠.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Não se trata apenas da perda das vacinas, trata-se desses miúdos que não são vacinados.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Nem csak a vakcinák elvesztése számít itt; hanem az, hogy azok a gyermekek nem kapnak védőoltást.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Nie chodzi jedynie o utratę szczepionki, ale o fakt, iż w efekcie nie zostają zaszczepione dzieci.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.No importa sólo la pérdida de estas vacunas; sino que también quedan niños sin vacunar.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Şi nu doar irosirea vaccinurilor contează; ci faptul că acei copii nu sunt vaccinaţi.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Δεν είναι μόνο η απώλεια του εμβολίου που έχει σημασία, είναι το γεγονός ότι αυτά τα παιδιά δεν εμβολιάζονται.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Важны не потери вакцины, важно то, что дети остаются не привитыми.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.Не е въпросът само в загубата на ваксината, а също и това, че децата не са ваксинирани.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.זה לא רק האבדן של החיסון שמשנה; זאת העובדה שהילדים האלה לא מתחסנים.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.إنه ليس فقط فساد اللقاح هو المهم إنه إن هؤلاء الأطفال لا يتم تطعيمهم.
Konumuz sadece aşının ziyan olması değil yani, asıl problem çocukların aşılanamıyor olması.子どもたちが予防接種を受けられずにいるのです ワクチンはこの様にして
Mesela bir kürenin etrafında belli bir manyetik alan oluşturabilir ama şuan konumuz bu değil. -Nebudu se do toho teď pouštět, protože matika kolem toho je dost komplikovaná.
Mesela bir kürenin etrafında belli bir manyetik alan oluşturabilir ama şuan konumuz bu değil. -והוא עושה זאת במעטפת של כדור - לא אכנס לזה עכשיו, כי המתמטיקה הופכת למסובכת.
Nüfuzunuz varsa ve insanlar lafınızı dinliyorsa- -bu konumuzunu hayırlı işler için kullanmanız lazım.Amikor van befolyásod, és az emberek figyelnek rád, jóra kellene használni a helyzeted.
Nüfuzunuz varsa ve insanlar lafınızı dinliyorsa- -bu konumuzunu hayırlı işler için kullanmanız lazım.Când ai oarece influenţa şi oamenii te ascultă, trebuie să-ţi foloseşti poziţia pentru a face ceva bun.
Nüfuzunuz varsa ve insanlar lafınızı dinliyorsa- -bu konumuzunu hayırlı işler için kullanmanız lazım.Khi bạn có 1 số ảnh hưởng đến những người lắng nghe bạn bạn nên sử dụng điều đó để làm điều tốt đẹp
Nüfuzunuz varsa ve insanlar lafınızı dinliyorsa- -bu konumuzunu hayırlı işler için kullanmanız lazım.Когато имаш влияние и хората те слушат... ...трябва да го използваш за добри цели.
Önceki birkaç videoda konumuz Üretim Olanakları Eğrisi idi.V předchozích videích jsme mluvili o hranicích produkčních možností.
Önceki birkaç videoda konumuz Üretim Olanakları Eğrisi idi.В останніх кілька відео ми розглядали криву виробничих можливостей.
Şimdi basıncın ne olduğunu hesaplayalım çünkü video boyunca esas konumuz buydu. - -To je sice trochu zajímavé, ale pokusme se zjistit, kolik je tlak, protože tím jsme celou diskuzi začali.
Şimdi basıncın ne olduğunu hesaplayalım çünkü video boyunca esas konumuz buydu. - -Това е интересно, но нека опитаме да намерим налягането, защото с това започнахме цялата дискусия.
Şimdi basıncın ne olduğunu hesaplayalım çünkü video boyunca esas konumuz buydu. -זה מעניין, אך יותר מעניים לקבל את הלחץ הפנימי.