Ana içeriğe geç
Sözlük

konulmaz ile cümle

konulmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tom'u karşı konulmaz buluyorum.I find Tom irresistible.
Bunun ne kadar karşı konulmaz olabileceğini biliyorum.I know how overwhelming it can be.
O karşı konulmazdı.It was irresistible.
İnternet karşı konulmaz bir tsunamidir.The Internet is an irresistible tsunami.
O büyüleyici ve karşı konulmaz.He's charming and irresistible.
Leyla karşı konulmaz hale geldi.Layla became irresistible.
Bunların dışında hiçbir baharat konulmaz.No other station stops besides these.
Şimdi, beyninizde oluşan en güçlü koşul, karşı konulmaz biçimde sizsiniz.Now overwhelmingly the most powerful context that's occurred in your brain is you.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.It was that old business of the immovable mass and the irresistible force.
İlya N. Bindemann: Die Urgewalt der Supervulkane (Süper yanardağların karşı konulmaz kuvveti).Ilya N. Bindemann: Die Urgewalt der Supervulkane.
Kelimeler arasına boşluk konulmaz, onun yerine cümlenin sonuna konulur.Словоразделительный знак ставится между словами, конец предложения не отбивается.
Klavyenin tersine, oyun kumandası masanın üzerine konulmaz; elde tutulur.Струбцина: в отличие от настольного штатива, не стоит на столе, а прикручивается к столу.
Onu karşı konulmaz buldu.Hij vond haar onweerstaanbaar.
Leyla'nın karşı konulmaz bir cazibesi vardı.Layla had irresistible charms.
Bunların dışında hiçbir baharat konulmaz.Poza tymi obszarami gleb nie ma.
Moskova'da planlamacıların ileriye dönük kararlarının hacmi karşı konulmaz olmuştur.Jego pobyt w Moskwie okazuje się niezbyt wygodny dla gospodarzy.
Buzdolabına konulmaz.Холодильників не було.
Klavyenin tersine, oyun kumandası masanın üzerine konulmaz; elde tutulur.Svorkový stativ: na rozdíl od stolního stojanu nestojí na stole, ale je ke stolu připevněn.
Buzdolabına konulmaz.Nepotřeboval chladič.
Bölükler arasına nokta konulmaz.Nincs hézag a szakaszok között.
Moskova'da planlamacıların ileriye dönük kararlarının hacmi karşı konulmaz olmuştur.Ο όγκος των αποφάσεων που αντιμετώπιζαν οι σχεδιαστές στη Μόσχα ήταν συντριπτικός.
Kelimeler arasına boşluk konulmaz, onun yerine cümlenin sonuna konulur.Đôi khi chúng ta sẽ dừng một cách tự nhiên tại giữa câu hơn là tại kết thúc của câu đó.
Kelimeler arasına boşluk konulmaz, onun yerine cümlenin sonuna konulur.보통 문장에 연결된 것이 아닌 단독 한 단어를 말하는 것과 문장끝에 위치한 단어사이에 강세의 차이는 없다.
Bölükler arasına nokta konulmaz.Otspunktid vahemikku ei kuulu.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.A fost ca afacerea vechi a masei imobil şi o forţă irezistibilă.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Azt, hogy a régi üzleti az ingatlan tömeg és az ellenállhatatlan erő.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Bol to ten starý podnikania nehnuteľnosti hmoty a neodolateľnú silou.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Byl to ten starý podnikání nemovitosti hmoty a neodolatelnou silou.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.C'était cette vieille de la masse immobile et la force irrésistible.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Det var den gamla verksamheten i den fasta massan och oemotståndlig kraft.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Det var den gamle virksomhed fast masse og uimodståelig kraft.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Đó là kinh doanh cũ của hàng loạt bất động sản và lực lượng không thể cưỡng lại.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Era quella vecchia della massa immobile e la forza irresistibile.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Es war das alte Geschäft der unbeweglichen Masse und die unwiderstehliche Kraft.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Het was die oude zaak van de onroerende massa en de onweerstaanbare kracht.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Itu adalah bahwa bisnis lama massa bergerak dan kekuatan yang tak tertahankan.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.이것은 움직일 수없는 질량과 불가항력의 오래된 일이였습니다.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Se oli, että vanha liike kiinteän massan ja vastustamaton voima.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.To było to, że starych działalności majątku masy i siły do odparcia.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Ugotovljeno je bilo, da se stara poslovanje nepremičnine mase in nepremagljiv silo.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Ήταν εκείνο το παλαιό επιχειρηματικό της ακίνητης μάζα και την ακαταμάχητη δύναμη.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Това е, че стария бизнес на недвижимите маса и непреодолима сила.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Це було те, що старі бізнес нерухомого маси і непереборної сили.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Это было то, что старые бизнес недвижимого массы и непреодолимой силы.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.وكان أن الأعمال القديمة من كتلة غير المنقولة وقوة لا تقاوم.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.ボビーの人生を優しくambling、あった、懐かしい、百通りの方法で、CHAP
Ortak fayda, basiretsiz çıkar ve zihinsel servetin karşı konulmaz serabıyla istila eden bir sosyolojik gendir.El bien común es un "meme" que fue invadido por el seductor espejismo del lucro y la propiedad intelectual.
Ortak fayda, basiretsiz çıkar ve zihinsel servetin karşı konulmaz serabıyla istila eden bir sosyolojik gendir.O bem comum é um "meme" que foi esmagado pela miragem sedutora do lucro cego e propriedade intelectual.
Ortak fayda, basiretsiz çıkar ve zihinsel servetin karşı konulmaz serabıyla istila eden bir sosyolojik gendir.Yhteinen hyvä -meemi on ohitettu sokean liikevoiton ja tekijänoikeuksien viettelevän heijastuksen kautta.
Ortak fayda, basiretsiz çıkar ve zihinsel servetin karşı konulmaz serabıyla istila eden bir sosyolojik gendir.إن فكرة الصالح العام قد تم تجاوزها من قبل وهم الفائدة العمياء والملكية الفكرية
Setteki küpeler ve kolye herhangi bir giysiye, karşı konulmaz kadınsı bir çekicilik katacaktır.Les boucles d'oreille et le collier Candice apporteront à toute tenue un charme juvénile irrésistible.
Setteki küpeler ve kolye herhangi bir giysiye, karşı konulmaz kadınsı bir çekicilik katacaktır.Os brincos e o colar deste conjunto darão a qualquer roupa o irresistível encanto da juventude.
Setteki küpeler ve kolye herhangi bir giysiye, karşı konulmaz kadınsı bir çekicilik katacaktır.Серьги и колье этого набора подойдут к любому наряду и придадут ему неотразимость девичьей привлекательности.
Setteki küpeler ve kolye herhangi bir giysiye, karşı konulmaz kadınsı bir çekicilik katacaktır.وتتميز الأقراط والقلادة ضمن هذه المجموعة بملاءمتهما لأي رداء مع جاذبية أنثوية لا تقاوم
Şimdi, beyninizde oluşan en güçlü koşul, karşı konulmaz biçimde sizsiniz.Ahora, de forma abrumadora, el contexto más poderoso que ha pasado en su cerebro, es usted.
Şimdi, beyninizde oluşan en güçlü koşul, karşı konulmaz biçimde sizsiniz.A ogromną większość tego kontekstu, w którym pracuje twój mózg dostarczasz ty.
Şimdi, beyninizde oluşan en güçlü koşul, karşı konulmaz biçimde sizsiniz.De overweldigend krachtigste context in je hersenen ben jijzelf.
Şimdi, beyninizde oluşan en güçlü koşul, karşı konulmaz biçimde sizsiniz.Der überwiegend stärkste Kontext, der in Ihrem Gehirn auftritt, sind Sie.
Şimdi, beyninizde oluşan en güçlü koşul, karşı konulmaz biçimde sizsiniz.În mod copleșitor, cel mai puternic context care a apărut în creierul vostru sunteți voi înșivă.
Şimdi, beyninizde oluşan en güçlü koşul, karşı konulmaz biçimde sizsiniz.이제 여러분 뇌속에서 발생하는 압도적으로 가장 강력한 맥락은, 바로 여러분입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
konulmaz ile cümle - konulmaz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App