konuşuyorum ile cümle
konuşuyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Çok konuşuyorum.אני מדבר הרבה.
Kürtçe konuşuyorum.אני מדברת כורדית.
Kürtçe konuşuyorum.אני מדבר כורדית.
Çok hızlı mı konuşuyorum?Много ли бързо говоря?
Seninle konuşuyorum.Govorim s tabo.
Seninle konuşuyorum.Govorim s tabo.
3 yıl önce karavanım ile Wal-Mart otoparkında yaşıyordum. Bugün ise TED'de konuşuyorum.Három évvel ezelőtt egy furgonban éltem egy Wal-Mart parkolóban, ma pedig TED beszédet tartok.
3 yıl önce karavanım ile Wal-Mart otoparkında yaşıyordum. Bugün ise TED'de konuşuyorum.Три года назад я жила в фургоне на стоянке около "Волмарта", а сегодня я выступаю на TED.
5 çarpı 4x eşittir 20x. -5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .Minus 5 gange 4x er minus 20x. . .
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .-5... Když říkám -5, mluvím o celé této věci.
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .여기에서 -5란 이 전부를 가리킵니다
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .5 Negativos - quando digo 5 negativos, eu estou falando Essa coisa toda.
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .-5 --عندما اقول -5، فإنني اتحدث عن هذا كله
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .Negativo 5--cuando digo 5 negativo, estoy hablando de todo esto.
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .Когато казвам -5, имам предвид цялото нещо.
-5 - negatif dediğimde, hepsi için konuşuyorum. .この全体です。 ー5 * 1 =ー5 で、
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum?Adlai DiLeo, signore, dell'ufficio di Helena. <i>Perche' parlo con lei?
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum?De la biroul din Helena. <i>De ce vorbesc cu tine?</i> <i>Unde-i Taylor?</i>
Adlai Dileo efendim Helena ofisindenim Niye seninle konuşuyorum? Taylor nerde?Адлай Дилео, сэр, Из офиса Елены. <i>А почему вы на линии?
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Als mit den Klugen rede ich; richtet ihr, was ich sage.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Como a sensatos os hablo; juzgad vosotros lo que digo
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Falo como a entendidos; julgai vós mesmos o que digo.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jag säger detta till eder såsom till förståndiga människor; själva mån I döma om det som jag säger.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jako mądrym mówię; rozsądźcie wy, co mówię.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jako rozumným hovorím. Vy sami posúďte, čo vravím.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jakožto opatrným mluvím. Vy suďte, co pravím.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jeg taler som til forstandige; dømmer selv, hvad jeg siger.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jeg taler til eder som til forstandige; døm selv det jeg sier!
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Je parle comme à des hommes intelligents; jugez vous-mêmes de ce que je dis.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Kakor pametnim govorim; razsodite vi, kar pravim.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.나는 지혜 있는 자들에게 말함과 같이 하노니 너희는 내 이르는 말을 스스로 판단하라
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Minä puhun niinkuin ymmärtäväisille; arvostelkaa itse, mitä minä sanon.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Mint okosokhoz szólok, ítéljétek meg ti, a mit mondok.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Parlo come a persone intelligenti; giudicate voi stessi quello che dico
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Tôi nói với anh em cũng như nói với kẻ thông minh; chính anh em hãy suy xét điều tôi nói.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Tôi nói với anh_em cũng_như nói với kẻ thông_minh ; chính anh_em hãy suy_xét điều tôi nói .
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.U bent verstandige mensen; beoordeel zelf of ik gelijk heb.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Vă vorbesc ca unor oameni cu judecată: judecaţi voi singuri ce spun.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Λεγω ως προς φρονιμους κρινατε σεις τουτο το οποιον λεγω
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Всичко е позволено, но не всичко е полезно; всичко е позволено, но не всичко е назидателно.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Я говорю вам как рассудительным; сами рассудите о том, чтоговорю.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Яко мудрим глаголю; судіть, що я глаголю:
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.כמו אל נבונים מדבר אנכי ושפטו אתם את אשר אמר׃
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.اقول كما للحكماء. احكموا انتم في ما اقول.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.我 好 像 對 明 白 人 說 的 、 你 們 要 審 察 我 的 話
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.我 好像 對 明白人 說 的 、 你 們 要 審察 我的話
Ama gördüğünüz gibi, konuştuğum zaman Amerikan aksanı ile konuşuyorum, siz de그런데 알 수 있듯이 제가 말할 때 저는 미국인의 억양으로 말합니다.
Ama gördüğünüz gibi, konuştuğum zaman Amerikan aksanı ile konuşuyorum, siz deKuten näette, puhun amerikkalaisella aksentilla.
Ama gördüğünüz gibi, konuştuğum zaman Amerikan aksanı ile konuşuyorum, siz deMaar zoals je hoort, spreek ik met een Amerikaanse tongval.
Ama gördüğünüz gibi, konuştuğum zaman Amerikan aksanı ile konuşuyorum, siz deWie sie sehen, wenn ich rede habe ich einen amerikanischen Akzent.
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! 'Åh nej, hvad vrøvl jeg taler! "
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! 'Bože, to nesmysl, já mluvím! "
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! 'Bože, to nezmysel, ja hovorím! "
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! '¡Dios mío, qué tonterías estoy hablando! "
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! 'Jaj, milyen ostobaságot beszélek!
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! '오 이런, 무슨 소리 나는 말하고 있잖아! "
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! 'Oddio, che sciocchezze sto parlando! '
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! 'Oh dear, vô nghĩa những gì tôi đang nói chuyện! "
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! 'Oh je, was für ein Unsinn ich rede! "
Aman Tanrım, bu ne saçmalık ben konuşuyorum! 'Oh là là, quelle absurdité que je parle!