konuşuyorum ile cümle
konuşuyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Ik spreek als een autoriteit over dit onderwerp, want ik ben een extreem geval.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Je parle en tant qu'autorité en cette matière, parce que je suis un cas extrême.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.그 부분에 대해서는 제가 자신있게 말씀드립니다. 제가 아주 극단적인 경우이기 때문이죠.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Mówię tutaj jako autorytet, jako że jestem przypadkiem skrajnym.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Parlo in qualità di esperto in materia perché sono un caso estremo.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Saya berhak berbicara hal itu, karena saya adalah kasus yang ekstrim.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Tôi nói như là một nhà chuyên gia về chủ đề đó, bởi vì tôi là một trường hợp cực đoan.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Vorbesc ca autoritate în materie pentru că eu sunt un caz extrem.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Δικαιούμαι να μιλώ ως ειδήμων για το θέμα αυτό, διότι αποτελώ ακραία περίπτωση.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Говоря като експерт по този предмет, защото съм екстремален случай.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.Я говорю как знающий человек, потому что сам являюсь примером крайности.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.אני מדבר כסמכות בנושא, מכיוון שאני מקרה קיצוני.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.و أنا أتكلم بصفتي سلطة نفوذ في هذا الموضوع، لأنني حالة مستعصية.
Bu konuda, bir bilirkişi olarak konuşuyorum, çünkü benim durumum tam bir uç nokta.この件について 私は極端な体験をしている権威です 私はアラバマ大学に入学するまで 代数学を勉強しませんでした
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Eu falo muito acerca destas questões.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Eu vorbesc mult despre aceste lucruri.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Ich rede viel über diese Fragen.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Ik praat veel over deze thema's.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum. Irk hakkında ve öldürmeyi hakkedip etmediğimiz hakkında konuşuyorum.Já často mluvím o rase a o tom, zda si můžeme dovolit zabíjet.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Jag talar mycket om de här frågorna.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Je parle beaucoup de ces questions.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.저는 이러한 이슈에 대해 자주 이야기를 합니다.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Parlo molto di questi problemi.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Sok előadást tartok ebben a témában.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Tôi nói rất nhiều về những vấn đề này về chủng tộc và về câu hỏi
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Wiele rozmawiam o tych kwestiach.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Yo hablo mucho sobre estas cosas.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Μιλάω πολύ γι' αυτά τα ζητήματα.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Аз говоря много за тези проблеми.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.Я много говорю об этих проблемах.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.אני מדבר הרבה על הנושאים האלו.
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.وأنا أتحدث دائماً عن تلك المواضيع
Bu konular hakkında çok konuşuyorum.私は人種の問題と 私たちが人を殺すに
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Am încercat acest exerciţiu recent, vorbind despre sistemul bancar.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Fiz uma experiência, relacionada com bancos.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Gần đây tôi đã thử làm điều này và bàn về ngân hàng.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Ho fatto un esperimento di recente, parlando di banche.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Ich habe diese Übung kürzlich ausprobiert, als ich übers Banking sprach.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Ik heb deze oefening laatst gedaan, toen ik sprak over het bankwezen.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Intenté este ejercicio hace poco, hablando sobre la banca.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.J'ai essayé de faire cet exercice récemment en parlant de la banque.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Jeg prøvede denne øvelse for nylig, da jeg talte om banker.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.저는 최근 은행에 이 실험을 해보았습니다
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Nedávno jsem debatoval o bankovnictví.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Nedávno som skúšal toto cvičenie, hovoriac o bankovníctve.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.På tal om bankväsendet, så provade jag det här nyligen.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Przerabiałem to rozmawiając o bankowości.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Saya mencoba latihan ini baru-baru ini, berbicara tentang perbankan.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Δοκίμασα αυτή την άσκηση πρόσφατα, για τις τράπεζες.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.Пробвах това упражнение скоро, говоря за банкирането.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.С примером этого я столкнулся недавно в банковской сфере.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.אף פעם לא משתמשים בכספומטים של הבנק שלהם
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.لقد جربت هذا التمرين مؤخراً، متحدثاً عن البنوك.
Bu örneği daha önce denedim, bankacılık ile ilgili konuşuyorum.彼らは「オンラインバンキング活性化の為に
Burada özellikle babalar için konuşuyorum.A hovorím hlavne k prítomným otcom.
Burada özellikle babalar için konuşuyorum.E sto parlando soprattutto ai papà.
Burada özellikle babalar için konuşuyorum.Et je m'adresse principalement aux pères à présent.
Burada özellikle babalar için konuşuyorum.Ik richt me hier voornamelijk op de vaders.
Burada özellikle babalar için konuşuyorum.저는 여기 계신 아버지들께 주로 얘기하고 있어요.
Burada özellikle babalar için konuşuyorum.Och jag talar främst till papporna nu.