konuşuyorlar ile cümle

konuşuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ve bu kadın karakterler filmde birbiriyle konuşuyorlar mı?Αυτές οι γυναίκες μιλούν η μια στην άλλη σε κάποια στιγμή της ταινίας;
Ve bu kadın karakterler filmde birbiriyle konuşuyorlar mı?По-друге, чи розмовляють ці жінки одна з одною у фільмі?
Ve bu kadın karakterler filmde birbiriyle konuşuyorlar mı?Разговаривают ли эти женщины между собой хотя бы один раз в течение фильма?
Ve bu kadın karakterler filmde birbiriyle konuşuyorlar mı?Тези жени говорят ли една с друга.
Ve bu kadın karakterler filmde birbiriyle konuşuyorlar mı?האם הנשים האלה מדברות ביניהן באיזושהי נקודת זמן במהלך הסרט?
Ve bu kadın karakterler filmde birbiriyle konuşuyorlar mı?و النقطة الثانية هل هذه الشخصيات الانثوية في الفيلم تتحدث في اي مشهد من مشاهد
Ve bu kadın karakterler filmde birbiriyle konuşuyorlar mı?そして その会話は
Ve devlet hazineleri için verim eğrileri hakkında konuşuyorlar.A mluví o křivce dluhopisů.
Ve devlet hazineleri için verim eğrileri hakkında konuşuyorlar.それでは、最初に少し定義を学びましょう。
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.Descobrimos que falam sobre os alunos da sua escola que falam sobre jogos, de forma bastante depreciativa.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.És kiderült, hogy azon gyermekekről, akik az iskolában a videojátékokról beszélnek lesajnálóan beszélnek.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.그리고 우리가 발견한 것은 교사들이 학교에서 게임에 관한 얘기를 하는 남자아이들을
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.Och vi upptäckte att de pratar om barnen i deras skola, som pratar om spelandet, på ganska nedlåtande sätt.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.Odkryliśmy, że rozmawiają o dzieciach, które rozmawiają o graniu, w bardzo poniżający sposób.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.Og vi opdagede at de taler med børnene i skolen, som taler som spil, på en nedværdigende måde.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.Y descubrimos que hablan de los niños de la escuela a los que les gusta jugar de manera bastante denigrante.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.Zjistili jsme, že mluví o dětech ve svých školách, které se baví o hraní, velmi ponižujícím způsobem.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.Виявилося, що вони зневажливо відгукуються про дітей у їх школі, які грають комп'ютерні ігри.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.И установихме, че те говорят за децата в тяхното училище, които говорят за игри по много безсмислен начин.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.Мы обнаружили, что они говорят о своих учениках, которые говорят об играх, довольно унизительные вещи.
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.וגילינו שהם מדברים על הילדים בבתי הספר שלהם, שמדברים על משחקי מחשב,
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.واكتشفنا .. انهم تحدثوا في هذا الخصوص مع الطلاب في المدرسة الذين يحبون الالعاب
Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar.ゲームについて話をする 子供達への彼らの態度は ひどく軽蔑的だということです
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.E si siedono attorno, e parlano dei sogni.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.Et ils s'assoient tous ensemble, et ils parlent de rêves.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.I siadają sobie i rozmawiają o marzeniach.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.그리고 둘러 앉아서 꿈에 대해서 이야기를 나눕니다.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.Şi stau în cerc, şi vorbesc despre visurile lor.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.Und sie sitzen zusammen und reden über Träume.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.Và họ ngồi xung quanh, và họ nói chuyện về những giấc mơ.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.Y se sientan a hablar de los sueños.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.Ze gaan in een kring zitten en praten over hun dromen.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.И те седят в кръг и говорят за мечтите си.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.Они садятся вокруг и говорят о своих мечтах.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.ויושבים ביחד ומשוחחים על חלומותיהם.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.وجلسوا بجانبها, ليتحدثوا حول الأحلام.
Ve oturup... ...hedefler hakkında konuşuyorlar.夢について語るのです 先週彼女は教えてくれました--
Yani insanlar verim eğrisi hakkında konuşurken, çoğunlukla risksiz verim eğrisi hakkında konuşuyorlar. -Takže když většina lidí mluví o výnosové křivce, mluví o bezrizikové výnosové křivce.
Yani insanlar verim eğrisi hakkında konuşurken, çoğunlukla risksiz verim eğrisi hakkında konuşuyorlar. -彼らは、リスクフリーの利回り曲線を話します。 そして、彼らは、国債の曲線について話します。
Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?Haben sie eine Sprache, und wenn ja, worüber reden sie?
Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?liệu rằng chúng có ngôn ngữ hay không, và nếu có, thì chúng đang nói về điều gì?
Yunusların bir dili var mı? Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?Έχουν γλώσσα, και αν ναι, τι συζητάνε;
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.A nevěděli oni, že by rozuměl Jozef; nebo skrze tlumače mluvil jim.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.A oni nevedeli, že Jozef rozumie, lebo im hovoril skrze tlumoča.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.A oni nie wiedzieli, żeby rozumiał Józef; bo tłumacz był między nimi.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.E eles não sabiam que José os entendia, porque havia intérprete entre eles.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Ei nu ştiau că Iosif îi înţelegea, căci vorbea cu ei printr'un tîlmaci.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Ellos no sabían que José les entendía, porque él hablaba con ellos por medio de un intérprete
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.És nem tudják vala õk, hogy József érti õket, mert tolmács vala közöttük.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Ils ne savaient pas que Joseph comprenait, car il se servait avec eux d`un interprète.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.피차간에 통변을 세웠으므로 그들은 요셉이 그 말을 알아 들은줄을 알지 못하였더라
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Men de visste icke att Josef förstod detta, ty han talade med dem genom tolk.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Men de visste ikke at Josef forstod det; for han brukte tolk når han talte med dem.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Mutta he eivät tienneet, että Joosef ymmärsi heitä, sillä hän puhui heille tulkin kautta.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Niso pa vedeli, da Jožef ume, zato ker je bil tolmač med njimi.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Non sapevano che Giuseppe li capiva, perché tra lui e loro vi era l'interprete
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Således talte de. Men de vidste ikke, at Josef forstod det, thi han forhandlede med dem ved Tolk;
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Sie wußten aber nicht, daß es Joseph verstand; denn er redete mit ihnen durch einen Dolmetscher.
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Vả , Giô-sép vẫn dùng người thông_ngôn nói_chuyện lại cùng các anh , nên họ tưởng Giô-sép chẳng nghe hiểu .
Yusufun konuştuklarını anladığını farketmediler, çünkü onunla çevirmen aracılığıyla konuşuyorlardı.Vả, Giô-sép vẫn dùng người thông ngôn nói chuyện lại cùng các anh, nên họ tưởng Giô-sép chẳng nghe hiểu.

İlgili Sayfalar