konuşuyorlar ile cümle

konuşuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar da başka insanlarla konuşuyorlar.Μιλούν σε άλλους ανθρώπους.
Onlar da başka insanlarla konuşuyorlar.Вони звертаються до інших людей.
Onlar da başka insanlarla konuşuyorlar.Люди начинают обсуждать это между собой.
Onlar da başka insanlarla konuşuyorlar.Те говорят с други хора.
Onlar da başka insanlarla konuşuyorlar.הם מדברים לאנשים אחרים.
Onlar da başka insanlarla konuşuyorlar.يتحدثون مع اناس آخرين
Onlar da başka insanlarla konuşuyorlar.また マスメディアにチャンネルを合わせます
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.300 buszt kapcsoltak így össze.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.300대의 버스가 메쉬망을 통해 스마트 단말기와 연결되어 있습니다.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.300 λεωφορεία συνδέθηκαν πλεγματικά με αυτά τα έξυπνα τερματικά.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.Au activat reţeaua celulară în 300 de autobuze.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.Si resero mesh-enabled 300 bus, che possono parlare con questi terminali intelligenti.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.W sieci kratowej działa tam 300 autobusów.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.Ze maakten 300 bussen geschikt voor een vermaasd net en ze spreken via slimme terminals.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.Свързали са в меш мрежа 300 автобуса.
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.הם שילבו ברשת 300 אוטובוסים, ואפשר לדבר למסופים חכמים
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.فاموا بتركيب شبكة متداخلة شملت 300 حافلة ركاب. ويمكنهم مخاطبة هذه المحطات الذكية
Portsmouth, İngiltere'den 300 otobüsü örgüsel ağ erişimli yaptılar ve bu küçük terminallere konuşuyorlar.話しかけたり眺めたりすれば
(RCA) Ve böylece insanlar tıkanan damrlardan bahsettiği zaman koroner damarlar hakkında konuşuyorlar.כשמדברים על עורקים סתומים או חסומים
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.As pessoas do ARN falariam do mundo do ARN.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Az RNS-lények mesélhetnének az RNS világról.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.De RNA-mensen zouden over de RNA-wereld praten.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Die RNA-Menschen würden über die RNA-Welt reden.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.La gente dell'RNA parlerebbe del mondo dell'RNA.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Les gens de l'ARN aiment à parler d'un monde à ARN.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Lidé přes RNA by mluvili o RNA světě.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Los expertos en ARN hablan del mundo del ARN.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Ludzie od RNA będą mówili o świecie RNA.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Những người RNA có thể nói về thế giới RNA.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Oamenii care studiază ARN-ul ar discuta despre lumea ARN-ului.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Para ahli RNA akan berbicara tentang dunia RNA.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.RNA (Ribonucleic Acid)관련자들은 RNA 에 대해 이야기합니다
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.Οι άνθρωποι του RNA θα σας λέγανε για τον κόσμο του RNA.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.РНК-люди говоритимуть про РНК-світ.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.РНК-люди могут говорить о РНК-мире.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.РНК хората обичат да говорят за РНК свят.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.אנשי ה-RNA ידברו על עולם ה-RNA.
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.المتخصصون فى الحمض الريبي النووي (آر-إن-إيه) سيتحدثون عن عالم ال (آر-إن-إيه)
RNA insanları RNA dünyasını konuşuyorlar.やがて タンパク質とDNAが生まれ
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Csak azt mondták, hogy szükséges.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.De pratade om det som något nödvändigt.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.De talte bare om at det var nødvendigt.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Falavam dela como uma coisa necessária.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.He vain pitivät sitä tarpeellisena.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Họ chỉ nói về nó như là điều cần thiết.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Hovorili o nej, že je potrebná.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Ils disaient juste qu'elle était nécessaire.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.그들은 그냥 그렇게 하는 것이 필요하다고 말합니다.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Mereka menganggapnya sebagai suatu keperluan.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Mluvili o ní jako o nečem nezbytném.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Ne parlavano come di una cosa necessaria.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Określali ją po prostu jako coś niezbędnego.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Povedali so samo, da je nujna.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Sie redeten lediglich über ihre Notwendigkeit.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Simplemente mencionaban que era necesaria.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Spuneau doar că e necesară.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Ze praatten alleen over de noodzakelijkheid ervan.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Απλά είπαν γι'αυτή ότι είναι απαραίτητη.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Вони говорили лише про те, що воно необхідне.
Sadece gerekli olduğu hakkında konuşuyorlardı.Они просто говорили о том, что это необходимо.

İlgili Sayfalar