konuşuyor ile cümle
konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Parlo poco po 'inglese.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Puhun vähän Englanti.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Saya berbicara sedikit sedikit bahasa inggris.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Tôi nói một chút tiếng Anh.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Μιλάω λίγο αγγλικά.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Аз говоря малко английски.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Я говорю немного английски.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Я кажу трохи англійською.
Ben buradaki herkes adına konuşuyorum.A vravím to za každého tam vonku.
Ben buradaki herkes adına konuşuyorum.E io parlo per tutti là fuori.
Ben buradaki herkes adına konuşuyorum.Et je parle au nom de tous ceux ici.
Ben buradaki herkes adına konuşuyorum.Şi I 'm speaking pentru toată lumea acolo.
Ben buradaki herkes adına konuşuyorum.Und ich spreche für alle da draußen.
Ben buradaki herkes adına konuşuyorum.Y estoy hablando por todos.
Ben buradaki herkes adına konuşuyorum.Και μιλάω εξ'ονόματος όλων εκεί έξω.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum. Geri kalanlarin yukselisi hakkinda konusuyorum.Jeg taler ikke kun om at Østens rejser sig, jeg taler om at Resten rejser sig, herunder Sydamerika.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum. Geri kalanlarin yukselisi hakkinda konusuyorum.Nemluvím tady jenom o vzestupu Východu; mluvím o vzestupu "Zbytku světa", a tím pádem i o Jižní Americe.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum. Geri kalanlarin yukselisi hakkinda konusuyorum.Nu vorbesc doar de creșterea Orientului, ci și despre ridicarea celorlalte regiuni, inclusiv America de Sud.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Cred că eu caut și vorbesc despre efectele psiho-sociale ale inegalității.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Es geht mir um die psychosozialen Effekte der Ungleichheit.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Ik kijk naar en praat over de psychosociale effecten van ongelijkheid.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Jag tror att jag ser på och talar om den psykosociala effekten av ojämlikhet.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Jeg tror, jeg ser og taler om de psykosociale effekter af ulighed.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Je pense que j'examine et je parle des effets psychosociaux de l'inégalité.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.제가 생각하기에 불평등의 심리학적인 효과에 대해 보고 있고 말하고 있습니다
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Myslím, že sa pozerám a hovorím o psychosociálnych dopadoch nerovnosti.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Myslím, že tu ukazuji a mluvím o psychosociologických efektech nerovnosti.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Penso que estou a observar os efeitos psicossociais da desigualdade, e a falar sobre eles.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Saya pikir saya melihat dan berbicara tentang dampak psikososial dari ketimpangan.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Siento que estoy observando y hablando acerca de los efectos psico-sociales de la desigualdad.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Sto considerando e parlando degli effetti psico-sociali della disparità.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Szerintem most az egyenlőtlenség pszichoszociális hatásairól beszélek.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Tôi nghĩ tôi đang nhìn vào và nói về ảnh hưởng tâm lý xã hội của sự bất bình đẳng.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Uważam, że to, czemu się przyglądam i o czym opowiadam, to psychospołeczne skutki nierówności.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Νομίζω ότι ερευνώ και μιλώ για τα ψυχοκοινωνικά αποτελέσματα των ανισοτήτων.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Зростає роль суспільної оцінки людини і страх перед цією оцінкою.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Мисля, че гледам и говоря за психо-социалния ефект на неравенството.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.Мне кажется, речь тут везде идёт о психосоциальных последствиях неравенства.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.אני חושב שאני מסתכל ומדבר על האפקטים הפסיכו-חברתיים של אי שוויון.
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.أنا أعتقد أنني أتحدث وأنظر الى التأثيرات النفسية المصاحبة لعدم العدالة الإجتماعية
Bence, eşitsizliğin psikososyal etkilerine bakıp bunlarla ilgili konuşuyorum.格差の心理社会的な影響があるのだと思います 優越感や劣等感 評価の高低
- Bence güzel konuşuyorsun.Eu cred că e bună.
- Bence güzel konuşuyorsun. - İdare eder.Não, não, é bom, é bom.
- Bence güzel konuşuyorsun. - İdare eder.Nee, het gaat goed.
- Bence güzel konuşuyorsun.Nem, szerintem tök jó.
- Bence güzel konuşuyorsun.- Non, moi, je le trouve bon.
- Bence güzel konuşuyorsun.No, yo creo que es bueno.
- Bence güzel konuşuyorsun.لا، أعتقد أنها جيدة
Ben geçmişte konuşuyorum.Beszélek a múlt.
Ben geçmişte konuşuyorum.Hovorím o minulosti.
Ben geçmişte konuşuyorum.Ich bin von der Vergangenheit sprechen.
Ben geçmişte konuşuyorum.Ik heb het over het verleden.
Ben geçmişte konuşuyorum.Jag talar om det förflutna.
Ben geçmişte konuşuyorum.Jaz sem govoril o preteklosti.
Ben geçmişte konuşuyorum.Jeg taler om fortiden.
Ben geçmişte konuşuyorum.Je parle du passé.
Ben geçmişte konuşuyorum.Mluvím o minulosti.
Ben geçmişte konuşuyorum.Mówię o przeszłości.
Ben geçmişte konuşuyorum.Puhun menneisyydestä.
Ben geçmişte konuşuyorum.Saya berbicara tentang masa lalu.