konuşuyor ile cümle
konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bizim sütümüz Piyemontece konuşuyor.Our milk speaks Piedmontese.
Biraz Slovence konuşuyorum.I speak a little Slovenian.
O on dil konuşuyor.He speaks ten languages.
O, yüksek sesle konuşuyor.She speaks loudly.
Tom bazı komşularla konuşuyordu.Tom was speaking to some neighbors.
Tom Fransızcayı o kadar kötü konuşuyor ki çoğunlukla yanlış anlaşılıyor.Tom speaks French so badly that he is often misunderstood.
Tom beş dil konuşuyor ama onların hiçbirinde nasıl nazik olunacağını bilmiyor.Tom speaks five languages, but doesn't know how to be polite in any of them.
Tom ve ben seninle ilgili konuşuyorduk.Tom and I were just talking about you.
Tom'un eski eşlerinin neredeyse hepsi kendisiyle hâlâ konuşuyor.Almost all of Tom's ex-wives still talk to him.
Tom yüzünde bir tebessümle Mary ile konuşuyordu.Tom was talking to Mary with a smile on his face.
Tom ve Mary birkaç dakika önce mutfakta sessizce konuşuyorlardı.Tom and Mary were talking quietly in the kitchen a few minutes ago.
Tom ve Mary Sevgililer Günü'nde ne yapacakları hakkında konuşuyor.Tom and Mary are talking about what they'll do on Valentine's Day.
Thomas'la telefonda konuşuyorum.I'm talking on the phone with Thomas.
Yabancı, anadiliymiş gibi Japonca konuşuyor.The foreigner speaks Japanese as if it were his native language.
Kitabı okumuş gibi konuşuyor.He talks like he'd already read the book.
Kız İngilizceyi çok iyi konuşuyor.The girl speaks English very well.
Tom kesinlikle ne hakkında konuştuğunu biliyormuş gibi konuşuyor.Tom certainly talks as if he knows what he's talking about.
Tom kesinlikle ikna edici biçimde konuşuyor.Tom certainly speaks eloquently.
Tom ve Mary birbirleriyle İngilizce konuşuyorlar.Tom and Mary speak to each other in English.
Tom ve Mary aynı şeyler hakkında bile konuşuyorlar.Tom and Mary even talk about the same things.
Biz sizin hakkınızda konuşuyorduk.We've been talking about you.
Xalbo, kiminle konuşuyorsun?Xalbo, who are you talking to?
Bu konuda seninle konuşuyorum.I talk to you about this.
Benim hakkımda kim seninle konuşuyor?Who is talking to you about me?
Öğretmen Romalıların erdemleri hakkında konuşuyordu.The teacher was speaking about the virtue of the Romans.
İnsanlar aynı anda konuşuyorlar.People are speaking at the same time.
Ben Finim ama İsveççe de konuşuyorum.I am Finnish, but I speak also Swedish.
O biraz İngilizce konuşuyor.He speaks a little English.
Tom kendi kendine konuşuyordu.Tom was talking to himself.
Tom Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşuyor.Tom is fluent in French.
Biraz Japonca konuşuyorum ama henüz onda iyi değilim.I speak Japanese a little, but I'm not good at it, yet.
Arkadaşım hakkında konuşuyorum.I'm talking about my friend.
İki yıl sonra, o çoktan akıcı Almanca konuşuyordu.After two years, she already spoke fluent German.
Bu insanlar rahatlıkla Esperanto konuşuyorlar, değil mi?These people speak Esperanto effortlessly, don't they?
Esperanto konuşuyorsun, değil mi?You speak Esperanto, don't you?
Siz bok kafalı inekler ne hakkında konuşuyorsunuz?What the fuck are you nerds talking about?
Neden yüksek sesle konuşuyorsun?Why are you speaking loudly?
Sen Esperanto konuşuyorsun, değil mi?You speak Esperanto, right?
İngilizceyi akıcı olarak konuşuyor musun?Do you speak English fluently?
judynin hafızası karman çorman, gevelereyerek konuşuyor.Judy’s memory is patchy, her speech is slurred.
Boş konuşuyorsun, arkadaşım.You speak nonsense, my friend.
O, Esperanto'yu hafif bir Fransız aksanıyla konuşuyor.He speaks Esperanto with a slight French accent.
O melek gibi konuşuyor.He speaks angelically.
O saçma sapan konuşuyordu.He was talking nonsense.
Japonya'da büyümüş olmasına rağmen İngilizce'yi akıcı bir şekilde konuşuyor.Although she grew up in Japan, she still speaks fluent English.
O ne hakkında konuşuyor?What is she talking about?
Bu röportajda, Antonio birkaç yıl önce ölen oğlu hakkında konuşuyor.In that interview, Antonio talks about his son that died a few years ago.
Wang Xiaoming İngilizce konuşuyor ama çok İngilizce kitabı yok.Wang Xiaoming speaks English, but doesn't have a lot of English books.
Onlar Birleşik Devletlerde hangi dili konuşuyorlar?What language do they speak in the US?
Benim dilimi konuşuyor musun?Do you speak my language?
O, konuşuyor.She is talking.
O bir yabancı ama Çince'yi mükemmel bir şekilde konuşuyor.She’s a foreigner, but speaks Chinese excellently.
Betty Esperanto dilini çok iyi konuşuyorBetty speaks Esperanto really well.
İnsanlar bu günlerde sosyal ağlar hakkında çok şey konuşuyorlar.People talk a lot about social networks these days.
Afrika'daki birçok millet Fransızca konuşuyor.Many people in Africa speak French.
Toki Pona konuşuyor musun?Do you speak Toki Pona?
Ben yalnızca biraz Vietnamca konuşuyorum.I only speak a little Vietnamese.
O yalnızca Almanca ve Fransızca değil, İngilizce de konuşuyor.She speaks not only German and French, but English as well.
Bu konuşuyor.This is speaking.
Birçok insan yalnızca bir dil konuşuyor.Many people only speaks one language.