konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ben çok fazla konuşuyor muyum?Am I talking too much?
Tom senin hakkında konuşuyordu.Tom was talking about you.
O kendi kendine mi konuşuyor?Is she talking to herself?
Neden senin hakkında değil benim hakkımda konuşuyoruz?Why are we talking about me and not about you?
Ben sadece Fadil'le konuşuyordum.I was just talking to Fadil.
Kiminle konuşuyorsun? Benle mi?Who are you talking to? Me?
Nasıl olur da senin hakkında değil de benim hakkımda konuşuyoruz?How come we're talking about me and not about you?
Ben hızlı konuşuyorum.I speak fast.
Benden çok daha iyi Fransızca konuşuyorsun.You speak French a lot better than I do.
Sen benden çok daha iyi Fransızca konuşuyorsun.You speak French a lot better than me.
Ne zamandan beri bunun hakkında konuşuyoruz?How long have we been talking about this?
Deneyimle mi konuşuyorsun?Are you speaking from experience?
Tom öğleden sonra o konuda benimle konuşuyordu.Tom was talking to me about that this afternoon.
Tom, Mary'den daha iyi mi Fransızca konuşuyor?Does Tom speak French better than Mary?
Tom'la artık nadiren konuşuyorum.I seldom speak to Tom anymore.
Onlar Hırvatça, Boşnakça veya Sırpça mı konuşuyorlar?Are they speaking in Croatian, Bosnian, or Serbian?
Leyla, Fadıl'ın bir kızla konuşuyor olduğunu düşündü.Layla thought that Fadil was talking to a girl.
Fadıl çok güzel bir bayanla konuşuyordu.Fadil was talking to a very nice lady.
Leyla çok yumuşak ve çocukça konuşuyordu.Layla was very soft-spoken and child-like.
Fadıl çok fazla konuşuyor.Fadil talks too much.
Tom, sınıfta herkesten daha iyi Fransızca konuşuyor.Tom speaks French better than anyone else in the class.
Tom şu an Fransızca öğretmeni ile konuşuyor.Tom is talking to the French teacher right now.
Tom, Fransızca'yı babasından daha iyi konuşuyor.Tom speaks French better than his father does.
O insanlar Fransızca konuşuyor.Those people are speaking French.
Fadıl Arapça konuşuyor.Fadil speaks Arabic.
Sen çok konuşuyorsun, değil mi?You talk quite a lot, don't you?
Sami oldukça çok konuşuyor, değil mi?Sami talks quite a lot, doesn't he?
Biraz Fransızca konuşuyorsun, değil mi?You do speak some French, don't you?
Sanırım Tom oldukça iyi Fransızca konuşuyor.I think Tom speaks French quite well.
Ayrıca biraz Fransızca konuşuyorum.I also speak a little French.
O çocuk Fransızca konuşuyor.That boy is speaking French.
O oğlan Fransızca konuşuyor.That boy is speaking French.
Fransızca da konuşuyor musun?Do you also speak French?
Ben nadiren Fransızca konuşuyorum.I seldom speak French.
Ben onu çok kötü biçimde konuşuyorum.I speak it very poorly.
Ben akıcı biçimde kırık İngilizce konuşuyorum.I speak broken English fluently.
Bu dili çok az sayıda kişi konuşuyor.This language has few speakers.
Tom kusursuz İspanyolca konuşuyor.Tom speaks impeccable Spanish.
Onlar polis memuru ile konuşuyorlar.They are talking with the police officer.
Çok konuşuyoruz, değiI mi?We talk so much, don't we?
Sen ve Mary ne hakkında konuşuyordunuz?What were you and Mary talking about?
Hepimiz İspanyolca konuşuyoruz.We all speak Spanish.
İngiltere'de doğmuş ve bu nedenle İngilizce konuşuyor.He was born in England, and therefore speaks English.
Kim daha iyi Fransızca konuşuyor, sen mi yoksa Tom mu?Who do you speaks French better, you or Tom?
Çocuğumla konuşuyorum.I am talking to my child.
Onlar telefonda konuşuyorlar.They are talking on the phone.
O onun hakkında alay ederek konuşuyor.He talks about it mockingly.
Tom orada arkadaşlarından biriyle konuşuyor.Tom is over there talking with one of his friends.
Birisi sadece birkaç dakika önce Tom'la konuşuyordu.Somebody was talking to Tom just a few minutes ago.
Tom yan odada, Mary ile konuşuyor.Tom is in the next room, talking with Mary.
Tom ve Mary ne hakkında konuşuyorlar?What are Tom and Mary talking about?
Tom çok yavaş biçimde konuşuyor.Tom speaks very slowly.
1895'te Meksika nüfusunun yüzde 5'inden fazlası hala Nahuatl konuşuyordu.In 1895, more than 5 percent of the population of Mexico still spoke Nahuatl.
Tom saatlerce telefonla car car konuşuyordu.Tom has been yakking on the phone for hours.
Ne tür yiyecekler hakkında konuşuyorsun?What kind of food are you talking about?
Hangi faturalar hakkında konuşuyorsun?Which bills are you talking about?
Hangi tasarılar hakkında konuşuyorsun?Which bills are you talking about?
Leyla teyzesiyle konuşuyordu.Layla was talking to her aunt.
Leyla halasıyla konuşuyordu.Layla was talking to her aunt.
Hatasız konuşuyor ama kulağa ana dilli bir konuşan gibi gelmiyor.He speaks with no errors, but doesn't sound like a native speaker.

İlgili Sayfalar