konuşurlar ile cümle
konuşurlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kendileri için iyi kelimeler konuşurlar.Inu, slova mluví sama za sebe.
Kendileri için iyi kelimeler konuşurlar.Mda, cuvintele vorbesc pentru ele insele.
Kendileri için iyi kelimeler konuşurlar.Nos, a szavak magukért beszélnek.
Kendileri için iyi kelimeler konuşurlar.Ну, слова говорят сами за себя.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.A bude tak, že prv ako budú volať, ja sa ohlásim; kým ešte budú hovoriť, ja vyslyším.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Avant qu`ils m`invoquent, je répondrai; Avant qu`ils aient cessé de parler, j`exaucerai.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.E acontecerá que, antes de clamarem eles, eu responderei; e estando eles ainda falando, eu os ouvirei.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Ennenkuin he huutavat, minä vastaan, heidän vielä puhuessaan minä kuulen.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.És mielõtt kiáltanának, én felelek, õk még beszélnek, és én már meghallgattam.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Førend de kalder, svarer jeg; endnu mens de taler, hører jeg.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Înainte ca să Mă cheme, le voi răspunde; înainte ca să isprăvească vorba, îi voi asculta!
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.그들이 부르기 전에 내가 응답하겠고 그들이 말을 마치기 전에 내가 들을 것이며
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Nadto stane se, že prvé než volati budou, já se ohlásím; ještě mluviti budou, a já vyslyším.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Nadto stanie się, że pierwej niż zawołają, Ja się ozwę; jeszcze mówić będą, a Ja wysłucham.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Och det skall ske, att förrän de ropa, skall jag svara, och medan de ännu tala, skall jag höra.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Og det skal skje: før de roper, skal jeg svare, mens de ennu taler, skal jeg høre.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Prima che mi invochino, io risponderò; mentre ancora stanno parlando, io gia li avrò ascoltati
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Sebelum mereka mohon, Aku menjawab; sebelum mereka selesai berdoa, Aku sudah mengabulkan doa mereka
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Ta sẽ nhậm lời họ trước khi kêu cầu ta; họ còn nói, ta đã nghe rồi.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Ta sẽ nhậm lời họ trước khi kêu_cầu ta ; họ còn nói , ta đã nghe rồi .
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Und soll geschehen, ehe sie rufen, will ich antworten; wenn sie noch reden, will ich hören.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Y sucederá que antes que llamen, yo responderé; y mientras estén hablando, yo les escucharé
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Και πριν αυτοι κραξωσιν, εγω θελω αποκρινεσθαι και ενω αυτοι λαλουσιν, εγω θελω ακουει.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.И будет, прежде нежели они воззовут, Я отвечу; они еще будут говорить, и Я уже услышу.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.Преди да Ме призоват те, Аз ще отговарям, И докато ще говорят те, Аз ще слушам.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.והיה טרם יקראו ואני אענה עוד הם מדברים ואני אשמע׃
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.ويكون اني قبلما يدعون انا اجيب وفيما هم يتكلمون بعد انا اسمع.
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.他 們 尚 未 求 告 、 我 就 應 允 . 正 說 話 的 時 候 、 我 就 垂 聽
Onlar bana yakarmadan yanıt verecek, Daha konuşurlarken işiteceğim onları.他 們 尚 未 求告 、 我 就 應允 . 正說話 的 時候 、 我 就 垂聽
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.그들은 보통 17세기에 대해서 이야길 합니다. (웃음)
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.A menudo hablan sobre el siglo 17.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.Die Surfer sprechen normalerweise über das 17. Jahrhundert.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.Ei de obicei vorbesc despre secolul 17.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.En général, ils parlent du 17ème siècle.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.Przeważnie rozmawiają o XVII wieku.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.Ze praten meestal over de 17e eeuw.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.Обикновено говорят за XVII век.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.Тогда они обычно беседуют о 17-м веке.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.אז הם בדרך-כלל מדברים על המאה ה-17.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.عادة مايتحدثون عن القرن السابع عشر.
Onlar (sorf yapanlar) genellikle 17. yuzyil hakkinda konusurlar.世間からは見下され
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Ei nu doresc sa plateasca tarifele internationale, si arata cam asa:
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Họ không muốn trả những khoản phí quốc tế vì vậy họ giống kiểu như:
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!자녀들은 절대로 국제전화비로 돈을 쓰고 싶어하지 않죠
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Nie chcą płacić za połączenia międzynarodowe, wygląda to tak:
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Non vogliono pagare le tariffe internazionali, ed quindi fanno tipo, "Timmy!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!No quieren pagar tarifas internacionales así que están como: "¡Timmy!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy! Sen misin?"Ils ne veulent pas payer les tarifs internationaux, et donc ils font comme ça, "Timmy! c'est toi, là?"
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Sie wollen keine Roaming-Gebühren bezahlen, also sagen sie, "Timmy!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Ze willen de internationale tarieven niet betalen, dus zeggen ze: "Timmy!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Не искат да плащат за международни разговори и изглеждат така:
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!Они не хотят платить за международные разговоры, отсюда и "Тимми!
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!הם לא רוצים לשלם את העמלות הבינלאומיות,
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!إنهم لا يريدون دفع رسوم الاتصالات الدولية،
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!「ティミー!あなたなの?」 みたいなことになるでしょう。
Peki iki araba bu verileri paylaşırsa, eğer birbirleriyle konuşurlarsa ne olur?Apa yang terjadi jika dua mobil saling berbagi data, jika mereka saling berbicara?
Peki iki araba bu verileri paylaşırsa, eğer birbirleriyle konuşurlarsa ne olur?Ce se întamplă dacă două maşini îşi împărtășesc datele, comunică una cu alta?
Peki iki araba bu verileri paylaşırsa, eğer birbirleriyle konuşurlarsa ne olur?Cosa succede se due auto si scambiano dati, se parlano fra loro?
Peki iki araba bu verileri paylaşırsa, eğer birbirleriyle konuşurlarsa ne olur?Co se stane, jestli dvě auta sdílí tyto údaje, jestli spolu mluví?
Peki iki araba bu verileri paylaşırsa, eğer birbirleriyle konuşurlarsa ne olur?Co się stanie, jeśli dwa samochody wymienią się tymi informacjami, jeśli ze sobą porozmawiają?