konuşur ile cümle

konuşur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Billy West tarafından seslendirilir ve Yidçe aksanı ile konuşur.El este exprimat de Billy West, în versiunea originală.
Kimi bilir de konuşur üzerine, kimi de bilmez, ama yine de konuşur.Unde, când, cum, nu știu, dar știu că există.
Bulgarlar, bugün Güney Slav dillerine dâhil olan Bulgarcayı konuşurlar.Bulgarii de astăzi sunt considerați a fi urmași ai slavilor de sud.
İngilizce aksanı bozuktur ve kabaca konuşur.Beeman este necioplit și limbajul lui insultă.
Twalar Kiryanwandalar, Hutular ve Tutsilerle aynı dili konuşurlar.Populația Twa vorbește aceeași limbă ca și Hutu și Tutsi.
Felemenkçe konuşan insanların %59'u da Fransızcayı ikinci dilleri olarak konuşurlar.95% dintre ei vorbesc engleza, iar restul franceza.
Ekserisi birkaç Avrupa dili konuşurdu.Cunoștea bine mai multe limbi europene.
İngilizce konuşur musun?Vorbiți engleză?
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Nu-ți fie teamă să faci greșeli atunci când vorbești engleza.
Buradaki birisi Fransızca konuşur mu?Poate cineva de aici să vorbească franceză?
Tom seninle konuşurken görülmek istemiyor.Tom nu vrea să fie văzut vorbind cu tine.
Nüfusun %63,4'ü Rusça konuşurken, %36'sı Ukraynaca konuşmaktadır.A lakosság 63,4%-ának orosz, 36%-ának ukrán az anyanyelve.
Türki dillerin konuşurlarının %40 civarında bir kesimi Türkiye Türkçesi konuşmaktadır.A legtöbben, a török népek mintegy 40%-a, a törökországi török nyelvet beszéli.
Örneğin: Liverpool'dan biri Scouse aksanı ile konuşurken, Londra'dan gelen biri Cockney aksanı ile konuşur.Liverpoolban sokan "scouse" akcentussal beszélnek, Londonban sokan pedig "cockney" akcentussal beszélnek.
Grekçe öğeleri az arkaik Bir Yunanca konuşurlardı.Nagyon kevesen beszélik a grikva nyelvet.
İngiliz aksanıyla konuşur.Angol akcentussal beszél.
Az Konuşur.Beszéde kevés.
Ayrıca Amerikan yerlileri kendilerine özgü bazı diller konuşurlar.Ezenkívül az őslakos indiánok saját nyelvüket beszélik.
Ancak bu grubun hemen hemen hepsi Türkçeyi ana dil olarak konuşur.Mindazonáltal ez csak elvétve fordul elő a legtöbb mexikói beszélőnél.
Çok az konuşur ama iyi fikirleri vardır.Nagyon kevésszer beszél, de hatalmas ereje van.
II. Hastalar tek perdeden konuşurlar.Ezután két megálló a kórháznegyedet érinti.
Bir istatistiğe göre Belçika nüfusunun %59'u Felemenkçe %40'ı Fransızca konuşur.Eszerint a belga főváros lakosságának 95%-a beszéli magas vagy közepes szinten a francia nyelvet.
Nilo-Saharan dil ailesine dahil olan Maa dilini konuşurlar.Kisebbség beszéli a nilo-szaharai nyelvcsalád közép-szudáni nyelvei valamelyikét.
Çok konuşurlar.Nagybőjti beszéd.
Otururduk ve durumlarla ilgili konuşurduk.Melléjük ültem és beszéltünk pár szót.
Bütün konuşmacılar cesaretli şekilde konuşurlar.Mindenki vulgáris beszédet használ.
Aile evde, Rusça, İbranice ve Yidiş konuşurdu ve Peres, okulda Lehçe öğrendi.Otthon héberül, jiddisül és oroszul beszéltek, de az iskolában lengyelül tanult.
İlçe nüfusunun yaklaşık 85-90%'ni Türkmenlerden oluşur ve sadece Türkçe konuşurlar.A lakosság kb. 70-75%-a török etnikumú, akik csak az ország hivatalos nyelvét, a törököt beszélik.
Son kez konuşurlar.Utoljára megtek.
Nagoya şivesi ile konuşurlar.Beszélgetés Márton Gyulával.
İyi giyinip, güzel konuşur.Szép versek, szép köntösben.
Aileye ait dilleri 200 milyon insan konuşur.Anyanyelvi beszélőinek száma 200 millió.
Dumbledore ile uzun uzun konuşur.Közeli barátságban állt Dumbledore-ral.
Onlar konuşurken paket içindeki telefon çalmaya başlar.Közben Kate zsebében a telefon csengetni kezd.
Bulgarlar, bugün Güney Slav dillerine dâhil olan Bulgarcayı konuşurlar.A bolgárok nyelve a bolgár nyelv, mely a déli szláv nyelvek keleti ágához tartozik.
Genelde asosyaldir ve çok nadir konuşur.Csendes, ritkán és keveset beszél.
Kürtçe'nin Kurmanci lehcesini konuşur.Berekné hálából megoperáltatja Katalin szemét.
Bizim için de onların dilini konuşurken durum aynıdır.Ugyanez a félteke foglalkozik a nyelvvel is.
Fransızcayı ve Esperanto dilini mükemmel konuşur.Angol és eszperantó nyelven tud.
Jeanne inanılmaz hareketli bir varlıktı, dünya kadar konuşurdu." dedi.Goldman „túl döbbent volt, hogy bármit is szóljon.”
İsrail'deki Romanlar bu dili konuşur.Ezt a nyelvet Zimbabwéban beszélik.
Erkek gibi konuşur fakat huyları ergen, dedikoducu bir genç kızı andırır.Kertelen ismét beszélni tanult, úgy gagyogott, mint egy kisgyermek.
Konuklarla muhabbet eder, bazı anlarda seyircilerle de konuşur.Ezután következnek az üzenetek, amelyek között néha vendégekkel beszélgatnek.
Ekserisi birkaç Avrupa dili konuşurdu.Szinte valamennyi európai nyelven olvasott.
Hemen o dolabın ait olduğu öğrenciyi bulur ve onunla konuşur.Megtalálja a szekrényben az összekötözött rendőrtisztet és kiszabadítja.
O utangaçtır ve az konuşur.Ő félénk és keveset beszél.
Annem yavaş konuşur.Anyám lassan beszél.
Bu bakış açısına göre o dili kimse konuşmaz, herkes o dilin bir lehçesini konuşur.Tästä näkökulmasta katsoen kieltä ei puhu kukaan, vaan kaikki puhuvat kielen murretta.
Çok az konuşur ama iyi fikirleri vardır.Hänellä on suuria ajatuksia, vain todella hyviä ideoita.
Kuzey Kurmancisi konuşurlar.Pohjoinen puhuu.
Çok az konuşurlar, sürekli dua ederler.Hän pitää rukousta voimakkaana ja rukoilee aina ennen kuvauksia.
Çok güzel konuşurdu.Erittäin hyvin sanottu.
Bir süre konuşurlar.He seurustelivatkin hetken aikaa.
"Axl Rose Konuşur".Kappale kertoo Axl Rosesta.
Her biri kendi dillerini konuşur.He puhuvat omaa kieltään.
Bob her zaman konuşur.Brawl on aina puhumassa.
Bu nedenle kişi konuşurken başka şeylere pek dikkat edememektedir.Antakaa toisen pitää etupäässä huolta puhumisesta.
Halkı Zazaca konuşur.Anteeksi, puhutteko osseettia?
Çok fazla konuşur.Olemme puhuneet paljon .
Arapların tamamına yakını Arapça konuşur ve çoğunluğu da İslam'a inanır.Suurin osa arabeista on muslimeja, ja islam on monessa arabimaassa virallinen uskonto.

İlgili Sayfalar