konuştum ile cümle
konuştum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,Porozprával som sa s ňou a po chvíli mi povedala:
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,Tôi nói chuyện cho cô ấy hiểu và sau một lúc, cô ấy nói với tôi
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,Wir fingen an zu reden, und nach einer Weile sagte sie zu mir:
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,Y me puse a hablar con ella y, luego de un tiempo, me dijo:
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,Zaczęliśmy rozmawiać i po chwili powiedziała:
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,Ξεκίνησα να της μιλάω, και μετά από λίγο, μου είπε,
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,Ми розговорились, і за якусь хвилю вона сказала мені:
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,Мы разговорились, и немного позже она сказала мне:
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,והמשכתי לשוחח איתה, ואחרי זמן-מה היא אמרה לי:
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,و بدأت أكلمها، وبعد مدة، قالت لي،
Onunla konuştum ve bir süre sonra bana şöyle söyledi,「まだ先のことだと思ってた」
Onunla, senin yasağını konuştum.Beszéltem vele az eltiltásodról.
Onunla, senin yasağını konuştum.Ik sprak met hem over je beroepsverbod.
Onunla, senin yasağını konuştum.Je lui ai parlé à propos de ton interdiction.
Onunla, senin yasağını konuştum.Le hablé de lo de la lista negra.
Onunla, senin yasağını konuştum.M-a ameninţat că-mi interzice piesele.
Onunla, senin yasağını konuştum.Я говорил с ним о твоем запрете на профессию.
Onunla, senin yasağını konuştum..דיברתי איתו על החרם נגדך
Onunla, senin yasağını konuştum.لقد هدد بحظر عرض مسرحياتي
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.허프 초등학교의 4학년 짜리 아이들입니다.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Hablé allí, hace dos semanas, más o menos.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Ho parlato lì, tipo 2 settimane fa.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Ich sprach dort vor ungefähr zwei Wochen.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Ik sprak daar zo'n twee weken geleden.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.J'y ai fait une présentation, il y a quoi, 2 semaines, quelque chose comme ça.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Kb. két hete beszéltem ott, vagy valami ilyesmi.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Le-am vorbit acum două săptămâni.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Prednášal som tam zhruba pred dvomi týždňami.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Przemawiałem tam jakieś dwa tygodnie temu.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Saya berbicara di sana sekitar 2 minggu yang lalu.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Μίλησα εκεί, πριν από δύο εβδομάδες, κάτι τέτοιο.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Говорих там, май че преди две седмици.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.Я читал им лекцию пару недель тому назад.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.הרציתי שם לפני שבועיים, או משהו כזה.
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.كنت هناك منذ قرابة إسبوعين .
Orada konuştum. 2 hafta önce, ya da öyle birşey.もし 科学に対する興味を持たせ
Orada konuştum.Jeg holdt et foredrag der for to ugers tid siden.
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:Bylo opravdu užásné, že když jsme tam přijeli, mluvil jsme s různými lidmi a říkali mi:
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:E' stato veramente incredibile atterrare li, ho parlato con svariate persone, e mi dicevano,
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:Fue algo realmente increíble que cuando aterrizamos allí hablando con varias personas, me decían:
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:Het was echt ongelooflijk. Verschillende mensen zeiden me:
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:우리가 그 곳에 간 사실은 정말 놀라운 일이었습니다. 저는 다양한 사람들과 대화를 나눴고 그들은 저에게 이런 말을 했죠,
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:Realmente foi incrível quando aterrámos, falei com várias pessoas, e elas diziam
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:To było naprawdę wspaniałe, gdy po wylądowaniu rozmawiałem z różnymi ludźmi i oni mówili:
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:Ήταν πραγματικά απίστευτο όταν προσγειωθήκαμε εκεί. Μιλούσα σε διάφορους ανθρώπους, και μου έλεγαν,
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:Невероятно беше да пристигнем там, да говоря с много различни хора, и всички ми казваха:
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:Я був вражений, що коли ми прибули на місце і я розмовляв з різними людьми, вони всі казали:
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:זה היה דבר נפלא שכשנחתנו שם, דיברתי עם אנשים שונים, והם אמרו לי,
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:كان شيئا لا يصدق عندما هبطنا هناك كنت أخاطب عدة اشخاص
Oraya vardığımızda inanılmaz bir şekilde bir çok insanla konuştum ve bana dedikleri şuydu:多くの人々と話し こう言われました 「皆を巻き込まなくてはいけない
Seni küçük Chae Rin. Dolaylı olarak konuştum diye, beni anlamadın mı?Oh Chae Rin kecil. aku sedikit bertele-tele, kau tidak mengerti aku?
Seni küçük Chae Rin. Dolaylı olarak konuştum diye, beni anlamadın mı?Моята малка Че Рин, не можеш да разбереш какво казвам, нали?
Seol'la konuştum. Basın konferansını uzatmak istediğini söyledi.Épp most beszéltem Seollal.
Seol'la konuştum. Basın konferansını uzatmak istediğini söyledi.Μόλις μίλησα με την Σολ Θέλει η συνέντευξη τύπου να πάρει παράταση.
Seol'la konuştum. Basın konferansını uzatmak istediğini söyledi.لقد اتصلت بسول, وطلبت ان يتم تمديد اللقاء
Seol'la konuştum.Je viens de parler avec Seol.
Şimdiye kadar, cennet hakkında konuştum, şimdi size cehennemden bahsetmek istiyorum.Et puisque je vous ai parlé du paradis, je vais vous parler de l'enfer maintenant.
Şimdiye kadar, cennet hakkında konuştum, şimdi size cehennemden bahsetmek istiyorum.지금까진 천국에 대해 말씀드렸느니 지옥에 대해서도 말씀드리겠습니다.
Şimdiye kadar, cennet hakkında konuştum, şimdi size cehennemden bahsetmek istiyorum.Omdat ik al over het paradijs sprak, zal ik het nu over de hel hebben.
Şimdiye kadar, cennet hakkında konuştum, şimdi size cehennemden bahsetmek istiyorum.Puesto que les hablé del paraíso, ahora les voy a hablar del infierno.