konuştuk ile cümle

konuştuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.De plus, nous ne savons même pas quelle langue ils parlaient.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Dessutom vet vi inte ens vilket språk de talade.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.E, além disso, nem sequer sabemos que língua é que eles falavam.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Ei edes tiedetä, mitä kieltä induslaiset puhuivat.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.뿐만 아니라, 우리는 그들이 어떤 언어를 사용했는지도 모릅니다.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Navíc ani nevíme, jakou řečí tito lidé hovořili.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Non sappiamo neanche quale lingua parlassero.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Og vi ved ikke engang hvilket sprog de talte.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Și mai ales, nici măcar nu știm ce limbă vorbeau.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Sőt mi több, még csak azt sem tudjuk, hogy milyen nyelvet beszéltek.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Terlebih lagi, kita bahkan tidak tahu bahasa apa yang mereka gunakan.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Và hơn nữa, chúng tôi thậm chí không biết họ nói ngôn ngữ gì.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Wir wissen nicht mal, welche Sprache sie nutzten.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Y además, ni siquiera sabemos que lengua hablaban.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Επιπλέον, δε ξέρουμε καν τι γλώσσα μιλούσαν.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Більш того, ми не знаємо, якою мовою вони говорили.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Более того, мы даже не знаем, на каком языке они говорили.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.Дори не знаем, какъв език е бил говорен.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.ובנוסך לכך, אנו אפילו לא מכירים את השפה שהם דיברו.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.وعلاوة على ذلك، ونحن لا نعرف حتى ما هي اللغة التي يتحدثون.
Üstelik hangi dili konuştukları hakkında da bir fikrimiz yok.さらに厄介なのは
Üs yerine kesirli ifadeler yazılabilir. Bunun hakkında konuştuk zaten.Mówiliśmy już o tym.
Ve aslında, bu konuştuk bunu nasıl ele tork ile ilgili.A tak jsme to řešili u točivého momentu.
Ve aslında, bu konuştuk bunu nasıl ele tork ile ilgili.I właściwie, w ten sposób rozwiązaliśmy to, kiedy mówiliśmy o momencie obrotowym.
Ve aslında, bu konuştuk bunu nasıl ele tork ile ilgili.그리고 사실 이것이 우리가 토크를 표현하는 방법입니다
Ve aslında, bu konuştuk bunu nasıl ele tork ile ilgili.זה, בעצם, מה שקיבלנו כשדיברנו על מומנט סיבוב.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.A čím více upřímně jsem mluvila, tím více jsem byla žádána mluvit.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Bolj odkrito sem govorila, bolj so me vabili, naj govorim.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Čím viac som otvorene hovorila, tým viac ma žiadali, aby som pokračovala.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Dan semakin saya berbicara terus terang, semakin sering saya diminta untuk berbicara.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.E più candidamente parlavo, più mi chiedevano di parlare.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.E quanto mais sincera era, mais me convidaram a falar.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Et plus j'ai parlé franchement, plus on m'a demandé de parler.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Hoe openhartiger ik sprak, des te meer ik gevraagd werd.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Im szczerzej mówiłam, tym więcej prosili, bym przemawiała.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.솔직하게 말할수록 이야기를 해달라는 요청이 더 많아졌습니다.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Minél őszintébben beszéltem, annál inkább kértek, hogy beszéljek.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Şi cu cât vorbeam mai onest, cu atât mai mult mi se cerea să vorbesc.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Und je offener ich sprach, desto mehr sollte ich erzählen.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Và tôi càng nói thật lòng, tôi càng được mời nói nhiều.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Y cuanto más francamente hablaba, más era solicitada para hablar.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Και όσο πιο ειλικρινά μιλούσα, τόσο μου ζητούσαν να μιλώ.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.И колкото по-откровено говорех, толкова повече ме молеха да говоря.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Чем откровеннее я была, тем больше меня просили высказываться.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.Чим відвертіше я говорила, тим частіше мене запрошували виступати.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.וככל שדיברתי גלויות, כך הירבו לפנות אלי בבקשות להרצות.
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.وكلما تحدثت بصراحة اكثر كلما طُلب مني ان اتحدث اكثر
Ve ben daha içten konuştukça, daha çok konuşma yapmam istendi.講演の依頼はますます増えました あらゆる地位の人々と出会いました
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,Ik ben echt bang, want als mensen over auto's praten
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,I naprawdę się martwię, ponieważ kiedy ludzie mówią o samochodach
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,Je suis inquiète, car quand les gens parlent de voitures
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,그리고 저는 사람들이 자동차에 대해서 얘기할 때에 매우 걱정되는 부분이 있습니다.
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,Nagyon aggódom, hiszen amikor az emberek az autókról beszélnek,
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,Şi sunt foarte îngrijorată, pentru că oamenii vorbesc despre maşini
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,Und ich bin sehr besorgt, denn wenn die Menschen über Autos sprechen
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,Y estoy realmente preocupada, porque cuando la gente habla de los automóviles
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,Και είμαι στ' αλήθεια ανήσυχη, γιατί όταν οι άνθρωποι μιλούν για αυτοκίνητα
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,И я действительно обеспокоена, потому что, когда люди говорят о машинах,
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,Притеснявам се, понеже когато хората говорят за коли
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,ואני באמת מודאגת, כי כשאנשים מדברים על מכוניות,

İlgili Sayfalar