konuştuk ile cümle
konuştuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Benimle konuştuklarında aklım başımda olmuyor ki...Quand on me parle, je suis ailleurs
Benimle konuştuklarında aklım başımda olmuyor ki...Wanneer zij tegen mij spreken is mijn gedachte niet bij me
Benimle konuştuklarında aklım başımda olmuyor ki...مخّي مش معي لما يكلّمو فيَّ
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Čo sa mňa pýtaš? Opýtaj sa tých, ktorí počuli, čo som im hovoril. Vidz, tí vedia, čo som ja povedal.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Cớ sao ngươi gạn hỏi ta? Hãy hỏi những kẻ đã nghe ta nói điều chi với họ; những kẻ đó biết điều ta đã nói.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Cớ_sao ngươi gạn_hỏi ta ? Hãy hỏi những kẻ đã nghe ta nói điều chi với họ ; những kẻ đó biết_điều ta đã nói .
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Co se mne ptáš? Ptej se těch, kteříž mne slýchali, co jsem jim mluvil. Aj, tiť vědí, co jsem já mluvil.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Cóż mię pytasz? Pytaj tych, którzy słuchali, com im mówił; cić to wiedzą, com ja mówił.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Hvorfor spør du mig? Spør dem som har hørt mig, om hvad jeg har talt til dem! se, de vet hvad jeg har sagt.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Hvorfor spørger du mig? Spørg dem, som have hørt, hvad jeg talte til dem; se, de vide, hvad jeg har sagt."
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Kaj vprašuješ mene? Vprašaj tiste, ki so me slišali, kaj sem jim govoril; glej, oni vedo, kaj sem pravil jaz.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››어찌하여 내게 묻느냐 내가 무슨 말을 하였는지 들은 자들에게 물어 보라 저희가 나의 하던 말을 아느니라
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Mit kérdesz engem? Kérdezd azokat, a kik hallották, mit szóltam nékik: ímé õk tudják, a miket nékik szólottam.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Τι με ερωτας; ερωτησον τους ακουσαντας, τι ελαλησα προς αυτους ιδου, ουτοι εξευρουσιν οσα ειπον εγω.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Чого мене питаєш? Спитай тих, Що слухали, що я глаголав їм; ось вони знають, що я казав
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››Что спрашиваешь Меня? спроси слышавших, что Я говорил им; вот, они знают, что Я говорил.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››ומה תשאל אתי שאל נא את השמעים מה שדברתי אליהם הנם יודעים את אשר אמרתי׃
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››لماذا تسألني انا. اسأل الذين قد سمعوا ماذا كلمتهم. هوذا هؤلاء يعرفون ماذا قلت انا.
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››你 為 甚 麼 問 我 呢 . 可 以 問 那 聽 見 的 人 、 我 對 他 們 說 的 是 甚 麼 . 我 所 說 的 、 他 們 都 知 道
Beni neden sorguya çekiyorsun? Konuştuklarımı işitenlerden sor. Onlar ne söylediğimi biliyorlar.››你 為甚麼問 我 呢 . 可以 問 那 聽見 的 人 、 我對 他 們說 的 是 甚麼 . 我 所 說 的 、 他 們都 知道
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Als ik was uitgesproken, zeiden zij niets meer, want mijn woorden bevredigden hen.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Après mes discours, nul ne répliquait, Et ma parole était pour tous une bienfaisante rosée;
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Depois de eu falar, nada replicavam, e minha palavra destilava sobre eles;
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Después de mi palabra no volvían a hablar, y mi discurso destilaba sobre ellos
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Dopo le mie parole non replicavano e su di loro scendevano goccia a goccia i miei detti
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.După cuvîntările mele, niciunul nu răspundea, şi cuvîntul meu era pentru toţi o rouă binefăcătoare.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.én szavaim után nem szóltak többet, [s harmatként] hullt []rájok beszédem.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.ingen tog Ordet, når jeg havde talt, mine Ord faldt kvægende på dem;
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.내가 말한 후에 그들이 말을 내지 못하였었나니 나의 말이 그들에게 이슬같이 됨이니라
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Nach meinen Worten redete niemand mehr, und meine Rede troff auf sie.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Når jeg hadde talt, tok de ikke til orde igjen, og min tale dryppet ned over dem.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Po mojih besedah ni nihče govoril, in govorjenje moje je nanje kapljalo.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Po mojom slove viacej nehovorili, a moja reč príjemne pršala na nich;
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Po slovu mém nic neměnili, tak na ně dštila řeč má.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Po słowie mojem nie powtarzano, tak na nich kropiła mowa moja.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Puhuttuani eivät he enää sanaa sanoneet, vihmana vuoti puheeni heihin.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Sau khi tôi nói , chúng không còn đáp lại ; Lời tôi nói gội nhuần trên chúng ( như sương ) .
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Sau khi tôi nói, chúng không còn đáp lại; Lời tôi nói gội nhuần trên chúng (như sương).
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Sedan jag hade talat, talade ingen annan; såsom ett vederkvickande flöde kommo mina ord över dem.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Sehabis aku bicara, tak ada lagi yang perlu ditambahkan; perkataan meresap seperti tetesan air hujan
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Μετα τους λογους μου δεν προσεθετον ουδεν, και η ομιλια μου εσταλαζεν επ' αυτους.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.Подир моите думи те не притуряха нищо; Словото ми капеше върху тях;
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.После слов моих уже не рассуждали; речь моя капала на них.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.אחרי דברי לא ישנו ועלימו תטף מלתי׃
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.بعد كلامي لم يثنّوا وقولي قطر عليهم.
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.我 說 話 之 後 、 他 們 就 不 再 說 . 我 的 言 語 像 雨 露 滴 在 他 們 身 上
Ben konuştuktan sonra onlar konuşmazdı, Sözlerim üzerlerine damlardı.我 說話 之後 、 他 們 就 不 再 說 . 我 的 言語像 雨露 滴 在 他 們 身上
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Am vorbit larg Yorkshire din nou ca
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Én már beszéltem széles Yorkshire újra, mint a
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Eu falei Yorkshire larga novamente como
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"He hablado con amplia Yorkshire de nuevo como
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Ho parlato con largo dello Yorkshire ancora una volta come
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Hovoril som s širokým Yorkshire opäť ako
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Ich habe breite Yorkshire wieder wie gesprochen
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Ik heb gesproken brede Yorkshire weer als
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Jag har pratat bred Yorkshire igen som
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"J'ai parlé larges Yorkshire nouveau comme
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Jeg har talt brede Yorkshire igen som
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Mluvil jsem s širokým Yorkshire opět jako
"Ben yine geniş Yorkshire konuştuk"Olen puhunut laaja Yorkshire uudelleen kuten