konuşmuyor ile cümle

konuşmuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Gli Americani non ne parlano, ma voi sì.
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.미국인들은 말하지 않지만 여러분은 얘기하는 것,
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Les américains ne parlent pas de ça, mais vous oui.
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Los estadounidenses no hablan de eso, pero usted sí.
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Người Mỹ không nói đâu, nhưng bạn nói.
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Os americanos não falam disso, mas vocês falam.
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.אמריקאים לא מדברים על זה, אבל אתם כן.
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.الأميركيين لا يتحدثون عن هذا ، ولكن أنتم تتحدثون .
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.軍備についての話
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?André, de ce nu mergi inauntru sa vorbesti cu Guvernatorul?
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?André, dlaczego nie wyjdziesz na zewnątrz i nie porozmawiasz z Gubernatorem?
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?André, miért nem mész be és beszélsz a Kormányzóval?
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?André, proč nejdeš dovnitř a nepromluvíš s hlavním správcem?
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?Andre, γιατί δεν πηγαίνετε μέσα να μιλήσετε στον Κυβερνήτη;
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?Entriamo e tu parli al Governatore.
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?Je te propose une chose: entrons - et tu vas parler au Gouverneur.
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?Và nói với Uỷ Viên Hội Đồng. Và ông ấy sẽ tiếp tôi sao?
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?Wir gehen hinein, und du sprichst mit dem Gouverneur.
Andre, neden içeri girmiyorsunuz ve Başkan ile konuşmuyorsunuz?Андре, почему бы тебе не зайти внутрь и не поговорить с Губернатором?
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Ani nikdo v jejich generaci nemluví anglicky.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Generációjukban senki sem beszéli az angolt.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Keiner aus ihrer Generation hat je Englisch gesprochen
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.그들의 세대에서도 영어를 쓰는 사람이 없었다고 말입니다.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Nadie de su generación ha hablado inglés.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Nessuno della loro generazione parla inglese.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Niemand van hun generatie heeft ooit Engels gesproken.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Nikt z ich pokolenia nie mówi po angielsku.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Nimeni din generaţia lor nu vorbea engleza.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Personne de leur génération ne parle l'anglais.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Tak seorang pun generasi mereka dapat berbicara Bahasa Inggris.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Trong ai trong thế hệ các em từng nói tiếng Anh.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Κανείς στη γενιά τους δεν έχει μιλήσει αγγλικά.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Никой от тяхното поколение не е говорил английски.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.Никто в их поколении никогда не говорил по-английски.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.אף אחד מהדור שלהם לא דיבר אנגלית.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.لا أحد من جيلهم يتحدث الأجنبية
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.大きな間違いです
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.A bringáról mi nem csak beszélünk.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Ako napríklad tie bicykle - nerozprávame o tom.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Así que, como con las bicis,
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Astfel, ca și în cazul bicicletei, nu vorbim despre asta.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz. Deneyebilirsiniz.Durch die Fahrrädern reden wir nicht darüber, sondern bieten an es auszuprobieren.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Então, tal como com a bicicleta, não falamos disso.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Et tout comme les vélos, on n'en parle pas.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.결국 자전거처럼 우리는 아무것도 말하지 않았습니다.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Nên với một chiếc xe đạp, các bạn chẳng phải bàn tán về nó.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Net als bij de fiets praten we er niet over.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Perciò proprio come con la bici, noi non ne parliamo.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Tym właśnie jest rower, o nim się nie mówi.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Έτσι λοιπόν, όπως και με το ποδήλατο, δεν μιλάμε γι' αυτό.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Помните вариант с велосипедом? Мы не рассуждаем абстрактно.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.Така, както с колелото, не говорим за това.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.אז בדיוק כמו עם האופניים, אנחנו לא מדברים על זה.
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.فمع الدراجة ، لم نتحدث عنها
Aynı bisiklette olduğu gibi, hakkında konuşmuyoruz.試してもらうのです
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.Ella me cuidó de niño, así que no estoy hablando de estadística -- ahora es la historia de mi familia.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.제가 어릴때 절 돌보아 주셨는데- 그러니까- 지금 저는 통계를 말씀드리는 것이 아니고 제 가족의 역사를 풀어내는 것인데요.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.Opiekowała się mną gdy byłem mały. Więc to nie są już statystyki - to historie opowiadane w mojej rodzinie.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.Starala sa o mňa, keď som bol malý, teraz nerozprávam o štatistike -- teraz je to história mojej rodiny.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.Вона доглядала за мною у дитинстві, тож зараз я не балакаю про статистику - йдеться про історію моєї родини.

İlgili Sayfalar