konuşmuyor ile cümle

konuşmuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İki grup birbirleriyle konuşmuyor.שתי הקבוצות לא מדברות אחת עם השנייה.
İki grup birbirleriyle konuşmuyor.المجموعتان لا تتحدثان لبعضهما البعض.
İki grup birbirleriyle konuşmuyor.生物学とビジネス界の交流は 全くありません
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Als hij gaat werken, stopt hij bij niemand voor een praatje. Hij belt niet.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Amikor munkába megy, nem áll meg senkivel beszélgetni egyet, nem is telefonál.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Când se duce la serviciu, nu se opreşte să vorbească cu nimeni, nu sună pe nimeni.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Cuando va a su oficina, no se detiene a hablar con nadie, no llama.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Han stannar inte till för att prata med någon, han ringer inte.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Když přijde do práce, nezastavuje se u nikoho na kus řeči, k nikomu nechodí.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Keď ide do práce, nikomu sa neprihovorí, nezavolá.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Khi ông ta đi làm, ông ta không dừng lại để nói chuyện với bất cứ ai ông ấy không gọi điện.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.그분은 직장에가서 누군가에게 말하려고 멈추거나, 전화하지 않는다고 합니다.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Kun hän menee töihin, hän ei jää juttelemaan kenenkään kanssa, hän ei soita.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Quand il va travailler, il ne s'arrête pas pour parler à qui que ce soit, il n'appelle pas.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Quando va al lavoro, non si ferma a parlare con nessuno, non chiama.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Quando vai para o trabalho, não para, para falar com ninguém, não telefona.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Wenn er zur Arbeit geht, schaut er bei niemanden kurz vorbei, um zu reden, und er ruft nicht an.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Όταν πηγαίνει στη δουλειά, δε σταματάει να μιλήσει σε κανέναν, δεν τους τηλεφωνεί.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Когато отива на работа, той не се спира да говори с никого, не се обажда на никого.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Когда он идёт на работу, он не останавливается, чтобы поговорить с кем-нибудь, он не звонит.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.Коли він іде на роботу, він не зупиняється по дорозі перемовитися з кимось словом, не телефонує.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.כשהוא הולך לעבודה הוא לא עוצר לדבר עם אף אחד, הוא לא מתקשר.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.عندما يذهب للعمل، لا يتوقف للتحدث مع أي كان، لا يتصل بأحد.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.誰も彼に声をかけない 彼は同僚の仕事の邪魔を したくないからだといいます
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Bueno, no estoy hablando de Winnie el maldito Pooh, ?no?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Goed, ik praat niet over Winnie de fucking Pooh, niet waar?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?No, nemluvím snad o zatraceným Winniem, medvídkovi Pú, ne?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Nu era vorba de Winnie Ursuleţul însângerat, nu-i aşa?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Saj ne govorim o Winniu medvedku, ne?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Vâng, tôi không nói về Winnie the Pooh chảy máu, tôi?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Σίγουρα πάντως δεν μιλάω για τον Γουίνι το Αρκουδάκι.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Ich spreche nicht über James Cameron, obwohl ich könnte, aber das werde ich nicht.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Ik bedoel niet James Cameron, zou kunnen, maar ik doe het niet.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Je ne parle pas de James Cameron, bien que je pourrais, mais je ne veux pas.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.전 제임스 카메론에 대해 얘기하려는 건 아닙니다. 할 순 있지만, 하진 않을게요.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Nie mówię o Jamesie Cameronie, choć mógłbym, ale nie będę.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.No estoy hablando de James Cameron, podría, pero no.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Non parlo di James Cameron, anche se potrei, ma non lo farò.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Nu vorbesc despre James Cameron, deși aș putea, dar n-o voi face.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Saya tidak membicarakan James Cameron, walaupun saya bisa, namun saya tidak mau.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Tôi không nói về James Cameron -- tôi có thể, nhưng tôi sẽ không đâu.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Не говоря за Джеймс Камерън, макар и да бих могъл, но няма.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Я не говорю про Джеймса Камерона..., хотя мог бы, но не буду.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.אני לא מדבר על ג'יימס קמרון, למרות שיכולתי, אבל לא אעשה את זה.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.أنا لا أتحدث عن جيمس كاميرون، مع أني أستطيع، ولكني لن أفعل.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.彼の話は今日はいいですが 彼の最新作はぜひ見て下さい
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Hal lain yang Anda lihat dan bicarakan -- orang Amerika tidak berbicara tentang ini, tetapi Anda bicarakan.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Még valami, amiről beszélnek -- az amerikaiak nem beszélnek erről, de te igen.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Något annat som ni ser och som ni talar om - amerikanerna talar inte om detta men ni gör det.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Und da ist noch was, worüber Sie reden -- die Amerikaner reden darüber nicht, aber Sie tun das.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Αυτό είναι κάτι άλλο, για το οποίο μιλάτε - οι Αμερικανοί δε μιλούν γι αυτό, εσείς όμως μιλάτε.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Виждате и нещо друго, за което говорите, американците не говорят за това, но вие говорите.
Konuştuğunuz başka şeyleri de görüyorsunuz -- Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Вы знаете ещё кое-что, о чем часто говорите - американцы не любят говорить об этом, но не вы.
Niall Ferguson: Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Baik, saya tidak hanya bicara tentang bangkitnya Timur;
Niall Ferguson: Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Bueno, en realidad no estoy hablando solamente del surgimiento de Oriente;
Niall Ferguson: Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Naprawdę nie mówię tylko o rozwoju Wschodu;
O benle evde bile konuşmuyor.Dia bahkan tidak bicara padaku di rumah.
O benle evde bile konuşmuyor.Er redete noch micht mal zu Hause mit mir.
O benle evde bile konuşmuyor.Han pratar inte ens med mig hemma.
O benle evde bile konuşmuyor.Hij praat thuis niet eens tegen mij .

İlgili Sayfalar