konuşmuş ile cümle

konuşmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.마이클 모스췐은 눈으로 느끼는 방법과 손으로 보는 것을 가르치고 배워야만 한다고 말한 바 있습니다.
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.Michael Moschen a parlé d'enseigner et apprendre à toucher avec les yeux, et à voir avec les mains.
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.Michael Moschen đã nói về việc phải dạy và học cách để cảm nhận với con mắt, để thấy với bàn tay của mình.
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.Michael Moschen habló de tener que enseñar y aprender cómo sentir con los ojos y ver con las manos.
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.Michael Moschen mówił o tym, jak nauczać i uczyć się odczuwania oczami i patrzenia rękami.
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.Michael Moschen sprak over "leren voelen met mijn ogen, en kijken met mijn handen".
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.Майкл Moшен говорил о необходимости научить и научиться чувствовать глазами, и видеть руками.
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.Майкъл Мошен говори за обучаване и учене как да чувстваш с очите, да виждаш с ръцете.
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.מייקל מושן דיבר על הצורך "ללמד וללמוד כיצד להרגיש עם העיניים שלי, ולראות בעזרת הידיים שלי."
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.تحدث مايكل موسشن بضرورة تدريس وتعلم كيفية الاحساس عبر العيون والنظر عبر اليدين
Michael Moschen gözler ile hissedip eller ile görmeyi öğrenme ve öğretme ile ilgili konuşmuştu.目で触れて手で見ることを教え 学ばなければならないと語りました 私達の感覚の活用については
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius SchulmanArchitektonische Photographie -
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius SchulmanBijvoorbeeld architectuurfotografie.
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius SchulmanFotografia architektoniczna -
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius SchulmanFotografia architetturale -
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius Schulman건축 사진입니다. 변형에 대해서 언급해온 줄리어스 슐먼은 이 멋지고
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius SchulmanLa fotografía arquitectónica...
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius SchulmanLa photographie architecturale --
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius SchulmanАрхитектурна фотография
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius SchulmanВозьмём, например, фотографию архитектуры.
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius Schulmanצילום אדריכלות -- יוליוס שולמן, שדיבר על שינוי צורה,
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius Schulmanالتصوير المعماري خوليوس سكالمان، الذي تكلم عن تغيير المظهر
Mimari fotoğrafçılık -- başkalaşım hakkında konuşmuş olan Julius Schulman変容の技術を語っていた ジュリアス・シュルマンには カウフマン邸を撮った 有名な作品があります
Ne demek istiyorsunuz? Bu konuyu daha önce konuşmuştuk!ماذا تعنين؟ تحدّثنا عن هذا من قبل
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Co?" Powiedział ten, który mówił pierwszy.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."De ce?", A spus cel care a vorbit primul.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi.Để làm gì? "Đã nói chuyện đầu tiên.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Hvad for?" Sagde den ene, som havde talt først.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Kaj za?" Je dejal tisti, ki se je najprej govoril.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi.'왜?'첫번째 하셨는데 하나라고 말했다.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Miért?" Mondta az, aki beszélt először.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Miksi?" Sanoi se, joka oli puhunut ensin.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."¿Para qué?", ​​Dijo el que había hablado primero.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Para quê?", Disse aquele que tinha falado primeiro.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi.'Per che cosa?' Disse quello che aveva parlato per primo.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Pour quoi faire?" Dit celui qui avait parlé le premier.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Prečo?" Povedal ten, ktorý prehovoril ako prvý.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Proč?" Řekl ten, který promluvil jako první.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi.'Untuk apa? "Kata orang yang berbicara pertama kali.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Varför?" Sa en som hade talat först.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi.'Wat voor?' Zei degene die het eerst gesproken had.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Wofür?", Sagte derjenige, der zuerst gesprochen hatte.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Για ποιο λόγο;", είπε αυτός που είχε μιλήσει πρώτος.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Зачем?" Сказал тот, кто говорил первым.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Какво?", Каза една, които е говорил за първи път.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."Навіщо?" Сказав той, хто говорив першим.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi."בשביל מה?" אמר זה שדיבר ראשון.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi.'لماذا؟" وقال واحد الذي كان قد تحدث أولا.
'Ne için?' Ilk konuşmuştu biri olduğunu söyledi.'は、あなたのビジネスには関係ない、二!'七は言った。
Öyle mi? Ailelerimiz evliliğimiz hakkında her şeyi konuşmuş olmalı.Kau tahu? sepertinya orang tua kita sudah membicarakan soal pernikahan!
Öyle mi? Ailelerimiz evliliğimiz hakkında her şeyi konuşmuş olmalı.!أتعرف؟ يبدو أن عائلتنا بدئوا يتحدثون بالفعل عن زواجنا
Pekala... Cambridge hakkında konuşmuşken teknik ilerlemeler konusuyla yola devam edelim.케임브리지 대학에 대한 얘기를 잠시 했는데 이제 기술적 발전에 대한
Pekala... Cambridge hakkında konuşmuşken teknik ilerlemeler konusuyla yola devam edelim.We hadden het over Cambridge.
Pekala... Cambridge hakkında konuşmuşken teknik ilerlemeler konusuyla yola devam edelim.טוב. אם אנו מדברים על קיימברידג',
Pekala... Cambridge hakkında konuşmuşken teknik ilerlemeler konusuyla yola devam edelim.حسناً. إذاً ، بما أننا نتحدث عن كامبريدج ،
Pekala... Cambridge hakkında konuşmuşken teknik ilerlemeler konusuyla yola devam edelim.技術的な素晴らしさについて お話しましょう
Sonra Paul'la konuşmuştum.Beszéltem utána Paullal.
Sonra Paul'la konuşmuştum.Eh bien j'ai parlé à Paul après.
Sonra Paul'la konuşmuştum.Eu depois falei com o Paul.
Sonra Paul'la konuşmuştum.In seguito parlai con Paul.

İlgili Sayfalar